Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/202 E. 2026/1180 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/202
- Karar No
- 2026/1180
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/202
KARAR NO: 2026/1180
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: .../11/2025
NUMARASI: 2024/... Esas, 2025/... Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, eser sözleşmesi sebebiyle bakiye alacağın (bakiye iş bedeli ile teminat kesintisinin) tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemi olup,
Davacı vekili; Müvekkili şirketin alacağına ilişkin olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin 11.02.2014 tarihinde davalı şirket çalışanına tebliğ edildiğini, davalı - borçlu şirketin 14.02.2014 tarihi itibari ile borca itiraz etmek sureti ile takibin durduğunu, davalı şirketin, ... Toplu Konut Alanı ...,... Etaplar Genel Alt Yapı İnşaatı işini almış olan .... A.Ş ve...ortaklığının alt taşeronu olarak almış olduğu işi, yine alt taşeron olarak müvekkili şirkete vermiş olduğunu, davalı ... ile işverenleri olan .... A.Ş ile...ortaklığına bağlı şirketler temelinde grup şirketler olduğunu, kendi aralarında üçüncü şahısların hak ve alacaklarını bertaraf edebilmek amacı ile gerçekte var olmayan bir taşeron sistemi oluşturmuş olduklarını, temelinde bu şirketlerin tamamının aynı şirket olduğunu ve borçtan sorumluluklarının da müteselsil olduğunu, taraflar arasında tanzim edilmiş olan 09.08.2011 tarihli sözleşme bulunduğunu, müvekkili şirketin sözleşme gereğince almış olduğu işi süresinde ve eksiksiz olarak teslim etmiş olduğunu, bu hususun davalı ve davalı şirketin işvereni şirketlerin imzalı beyanları ile de sabitlenmiş olduğunu, 09.08.2011 tarihli sözleşmenin 11. maddesi gereğince davalı şirketin, müvekkili şirketin tahakkuk etmiş olan alacağının %5'ini teminat olarak kesmek sureti ile uhdesinde tutup ve ödememiş olduğunu, buna ilişkin müvekkilin davalı şirketten alacaklı olduğunun açık olduğunu, itiraz haksız olduğunu, tüm projeler ... ve ...'ye sunulmuş ve gerekli onaylar ile işli davalı şirketin müvekkili şirkete bakiye alacağına ilişkin faturalarını işlememiş ve müvekkilinin alacağını inkâr etmiş olduğunu, taraflar tacir olup, ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, davalı - borçlunun faize ilişkin itiraz ettiğini, davalı - borçlunun itirazı tamamı ile kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin alacaklarını ödemediğini, müvekkili şirketin borçlarını ödeyememesi nedeni ile icra takibine uğramasına sebebiyet verilmiş olduğunu, icra dosyasına ilişkin itirazın iptali ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeğe aykırı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, 09.08.2011 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi gereğince davacı ... Toplu Konut Alanı ...,.... Etaplar genel altyapı inşaatı işindeki elektrik orta gerilim dağıtım, yol aydınlatma, ... yer altı sistem planı işlerinin yapımını üstlenmiş olduğunu, davacının yaptığı işlere ilişkin ücretlerin kendisine ödenmiş olduğunu, davacı tarafa herhangi bir borcun bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında 4 kez hak ediş yapılmış ve bu hak edişler ile belirlenen ücret davacıya ödenmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından hazırlanan 13.08.2012 tarihli 5. Hakediş (kesin hakediş) raporuna göre davacının müvekkili şirketten teminat vs. alacağı olmadığı gibi kendisine fazla ödeme yapılmış olduğunu, dolayısıyla kesin hakediş raporu, ticari defter ve cari hesap kayıtlarına göre davacı şirketin müvekkili şirkette herhangi bir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, yapılan fazla ödemelere ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan ve müvekkili şirket tarafından hazırlandığı iddia edilen hakediş raporunun müvekkili şirket tarafından hazırlanmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketle herhangi bir müzakere yapılmaksızın tek taraflı ve usulsüz olarak hazırlanmış olan bu hakediş raporu olduğunu ve kabul etmediğini, davacı ile müvekkili şirket arasındaki anlaşmazlık tuvanen kablo kanalı için kazı yapılması ve bu işe ait ücretin ödenmesi noktasında olduğunu, proje dahilindeki orta gerilim hatlarının döşenmesi işinde tuvanen kablo kanal kazıları davacı tarafından yapılmış ve bu işlere ilişkin olarak hesaplanan ücret davacıya eksiksiz olarak ödenmiş olduğunu, ancak proje dahilindeki ... ve aydınlatma hattı tuvanen kazı ve dolguları davacı tarafından yapılmamış olduğunu, bu kazı ve dolgular da dâhil olmak üzere yolun terasman kotuna getirilmesi için yapılan tüm hafriyat işleri kısmen müvekkili şirketin makineleri ile yapılmış kısmen de anter inşaat firmasına ve diğer firmalara yaptırılmış olduğunu, 12.04.2012 tarihli tutanak ile ispatlanmakta olduğunu, davacının işin bu kısmında sadece ... boş boru döşeme işçiliği ve aydınlatma hattı kablo çekimi işçiliğini yapmış olduğunu, boru ve kablo döşeme ücretinin eksiksiz olarak hesaplanarak davacıya ödenmiş olduğunu, yolun her kısmında kazı yapılmamış, bazı noktalarda dolgu yapılarak yol terasman kotu seviyesine yükseltilmiş olduğunu, bazı yerlerde kazık çakılarak yolun yan kısımlarına dolgu yapılmış ve istinat duvarları inşa edilmiş olduğunu, istinat duvarlarının temel derinliği tespit edildiğinde davacının bu noktalarda kazı yapmadığını, tüm kazı ve dolgu işlerinin müvekkili şirket ve diğer taşeronlar tarafından yapıldığını, ... boş boru ve yol aydınlatma kablolarının döşendiği kısımlarda yolun terasman kotuna getirilmesi için yapılması gereken kazı ve tesviye işleri hafriyat taşeronlarına, kum dolgu ve taş döşeme işçiliği tretuvar taşeronlarına, istinat duvarları ise duvar işlerini yapan taşeronlara yaptırılmış olup bu işe ait üçüncü firmalara yaptırılan işlere ilişkin Faturalar dilekçe ekinde ek3 olarak sunulmuş olduğunu, davacı işin ... boş boru ve yol aydınlatma kablosu döşeme kısmında tuvanen kablo kanalı için herhangi bir kazı yapmaksızın boş boru ve kabloları müvekkili şirket tarafından hazırlanan zemin üzerine (terasman kotu seviyesinde) döşemiş olduğunu, dolayısıyla işin bu kısmında yapılmayan kazı için davacının ücret talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından ...'ne yazılmış olan 26.07.2012 tarihli yazıyı tüm işleri tamamlayarak teslim ettikleri hususunun kabulü olarak yorumlamakta olduğunu, bunun doğru olmadığını, davacının icra takibine konu ettiği işler davacı tarafından değil müvekkili şirket ve 3. firmalar tarafından yapılmış olup bu işlerden dolayı davacıya borc bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket aleyhine başlatılmış icra takibine yapılmış olan itirazın haklı olduğunu, davacının iddia ettiği alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle inkâr tazminatı talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, Müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, herhangi bir belgeye dayanmayan afakî alacak talebi ile başlatılmış olan ilamsız icra takibinde ticari temerrüt faizi talebi de yasal olmadığını, belirterek, davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 27/11/2019 tarihli karar ile özetle; uyuşmazlığın ilk 4 hakedişten sonra davacının çalışmaya devam ederek ücrete hak kazanıp kazanmadığı, davalının ne kadarlık işin parasını ödemekle yükümlü olduğu noktalarında toplandığı, davacı tarafın dilekçelerinde geçen ara hakedişlere itibar edilemeyeceği, alt yüklenici sözleşmesinin 9. maddesi, ek 1 özel şartlar başlıklı 2. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesine göre belli olduğu, davalının, idareden alınan iş bedelinden fazlasını davacıya veremeyeceği gibi, idarenin tespit ettiği m3'ten fazla kablo kanalı işinin de parasını vermeyeceği, ister ana yüklenici isterse alt taşeronlar için kabul ve onay makamının ... olacağının kararlaştırıldığı, ek-1 Özel Şartlar madde 2.5'te yapılan işlerin alt yüklenici hakedişine girmesi için işveren (...) ile yüklenici tarafından kabulünün zorunlu olduğu, işveren veya yüklenici tarafından kabul edilmeyen işler için alt yükleniciye her hangi bir bedel ödenmeyeceğinin düzenlendiği, ...’den getirtilen ve bilirkişi raporlarında işaret edilen evraklardan davalının yaptığı işin 31.105,419 m3 olduğunun anlaşıldığına göre davacının bundan daha fazla iş yaptığına ilişkin beyan ve itirazlarının dinlenmesinin mümkün görülmediği, davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine, davalı yararına kötüniyet tazimnatı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin 15/11/2023 Tarihli ve 2020/2033 E ve 2023/1268 K. sayılı kararı ile özetle; Mahkemece iki bilirkişi heyetinden alınan asıl ve ek raporların birbiriyle uyuşmadığı, bu durumda dava konusu işe ilişkin düzenlenen asbuilt projeler ve ...'den asıl yüklenici ile birlikte düzenlediği hak ediş ve belgeler getirtilip, sözleşmenin 2.5 maddesi de göz önüne alınarak, bu kapsamda iş sahibi ve ... ile ... firması tarafından onaylanan davacı imalatlarının miktarının keşif yapılmak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespit edilip, yine %5 teminat kesintisi tutarı olan 84.256,95-TL.'nin iadesi gerekip gerekmediği de değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; Bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle, toplamda 48.494,919 m3lük kablo işi yapıldığı, bunun 33.626,33 m3'lük kısmının tarafların mutabık oldukları ilk 4 hakedişte kabul edildiği ve bedelinin ödendiği; 4. hakedişten sonra işin devam ettiği ve kalan 14.865,089 m3'lük kısmın da davacı tarafından tamamlandığı, aksine davalının kendisinin yaptığını veya üçüncü firmalara yaptırdığını ortaya koyan hiçbir yazılı bilgi ve belge olmadığı, kalan 14.865,089 m3 için birim fiyat olan 22,00 TL den 327.031,96 TL alacağın olduğu, KDV'nin eklenmesi ile davacı alacağının 385.897,71 TL olduğu, ayrıca iş bedelinin %5 inin (84.256,95 TL) teminat olarak kesildiği, bu iki kalemin toplamı(385,897,71 TL + 84,256,95) olan 470.154,66 TL kadar davacının alacaklı olduğunun belirtildiği, bilirkişilerin bu tespitlerinin ...’den gelen kesin hakediş kayıtları ile, taraflar arasındaki sözleşmelerle uyumlu olduğu, davalının itirazları soyut olup itibar edilmediği, davacının kablo çekim ve ek muf işçiliği talebine ilişkin bilirkişilerin ek raporunun 7. sayfasında 120 adet muf için tarafların hiç bir yazılı belgelerinin olmadığına dair vardığı kanaatin mahkemece de benimsendiği, sözleşme ve özel şartlar da; ...'nin yaptığı metraj kalemlerinde buna dair ilave bir kaleme ve davacının da önceki aşamalardaki raporlara beyan dilekçeleri dahil beyanlarında benzer bir açıklamaya rastlanmadığı; raporda tespit edilen tutarın üstündeki alacak isteminin ispatlanamadığının kabul edildiği, bu sebeplerle kök ve ek raporun benimsenerek davanın kısmen kabulüne, takipte istenen alacağın tek kalem olup 517.197,92 TL olduğu, bunun içinde yer alan 84.256,95 TL lik kısmın davalı tarafın sözleşme bedelinden yaptığı %5 nakit kesintisi olarak likit olduğu ve kendi defter ve kayıtları ile davalının bunu bilebilecek durumda olduğu, iş 26/07/2012 tarihinde bitirildiği ve nakit kesintinin irat kaydını gerektiren bir durum olmadığı sabit olmakla, bu tutarın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına davacıya verilmesine karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Alacak tutarının tamamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği; bilirkişi raporunun hatalı olduğu, zira bilirkişi kök ve ek raporunda sadece tuvanen kablo kanalı kazı işi miktarı ve yapılan teminat kesintisi miktarına ilişkin değerlendirme yapılmış olması itibari ile eksik hesaplama yapıldığı, sözleşme gereğince sadece kanal kazısı değil, buna ilişkin kablo çekilmesi işinin de müvekkil şirkete yaptırıldığı ve buna ilişkin birim fiyatların da sözleşmede belirli olduğu hususunun sabit olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin ...'den dava konusu işe ilişkin kesin ve mukayeseli hesapları dosyaya celp etmediği, haliyle de bilirkişi heyetinin salt hakediş raporları üzerinden eksik bir inceleme ile rapor tanzim ettiği, oysa kesin hesap ödemelerinin avans niteliğinde olduğu ve kesin alacak-borç durumunun kesin hesapta ortaya çıkacağını, bazı işlerin üçüncü kişiler tarafından ve kısmen de müvekkilin kendi ekipmanları ile yapıldığının sabit olduğu, uzmanlık alanı olmadığı halde elektrik mühendisine hafriyat hesabı yaptırılarak esasa direkt etki eden bir raporun dosyaya sunulduğu; 07.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının 48.491,919 m3'lük bir imalat yaptığı tespit edilmiş olsa da bu tespitin yanlış olduğu, ... tarafından müvekkile yapılan ödemelerin mukayeseli hesap sonucu ortaya çıkan ve müvekkilin ifa ettiği artan-azalan işlere karşılık gelen 33.626,33 m3'lük imalat üzerinden yapıldığı; 58.600.000,00 TL tutarındaki sözleşme bedelinin içindeki elektrik iş kalemlerinin toplam tutarı 6.041.177,68 TL olup, bu tutar 1. Mukayeseli keşifte 4.897.858,07 TL’ye düşmüş, 2. Mukayeseli keşifte ise 5.384.617,53 TL’ye yükselmiştir. 5.384.617,53 TL’lik bu tutar ...’nin onayladığı 16-Ek4 numaralı kesin hakediş ile yükleniciye ödenen elektrik iş kalemlerinin toplam tutarı olduğu; Sözleşmenin uygulanması sırasında ortaya çıkan ölçüm farklılıklarının taraflarca mutabık kalınmadan ödeme esasına dönüştürülmesinin sözleşmenin açık hükümlerine ve sözleşmeye bağlılık ilkesine aykırı olduğu; gerekçeli kararda mukayeseli hesabın hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.
Davacı özetle, işi eksiksiz teslim ettiğini ancak davalının %5 oranında 84.256,95-TL kesinti yaptığını, davalının ödemeleri düşüldükten sonra 433.195,92-TL alacağının kaldığını, toplam 517.197,92-TL alacaklı olduğunu, ... A.Ş'nin 26.7.2012 tarihinde ...'ya yazdığı yazı ile davacının işi bitirdiğini bildirdiğini belirterek, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...e. Sayılı dosyasındaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı özetle, davacının yol aydınlatma ve ... yer altı işlerini yaptığını, davacının yaptığı işlerin ücretlerinin davacıya ödendiğini, 4 adet hakedişin sorunsuz ödendiğini, 5. hakedişin ödenmediğini, çünkü davacının alacağı olmadığını, fazla ödeme yapıldığını, davacının davalıya borçlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece özetle; bilirkişi raporlarında 470.154,66 TL kadar davacının alacaklı olduğunun belirtildiği, bilirkişilerin bu tespitlerinin ...’den gelen kesin hakediş kayıtları ile, taraflar arasındaki sözleşmelerle uyumlu olduğu,Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında; Doyadaki belgelere ve tarafların kabumüne göre, ... Toplu Konut Alanı 11,12,13,14,15,16,.... etaplar Genel Alt Yapı İnşaat işleri dava dışı .... ... AŞ ile...ortaklığına verilmiştir. Bu iş ortaklığı davalı Kervan şirketine taşeron olarak olarak işi vermiş, davalı da alt taşeron olarak işi davacıya gördürmüştür.
Davacı, davalı ile 09/08/2011 tarihli sözleşme kapsamında, alt taşeron olarak edimini yerine getirdiğini ancak haksız kesintiler nedeniyle ödenmeyen bakiye alacağı kaldığını ileri sürmektedir.
Davalı ise toplamda 4 hakediş yapıldığını, borcu olmadığını, aksine fazla bile ödeme yaptığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davaya konu İst. .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra dosyası incelendiğinde, 10/02/2014 tarihli takip talebi ile 517.197,92 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiği görülmüştür. Davaya konu icra dosyasında, ödeme emrinin davalıya/borçluya 11/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14/02/2014 tarihinde, süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içinde, .../03/2014 tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Dava ilk olarak anadolu 15 ATM’nin 2014/105 E. sayılı dosyasında görülmeye başlanmışsa da, Anadolu 15 ATM.nin kapatılması üzerine, yargılamaya mahkememizin iş bu 2014/760 E sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Mahkememizin 2014/760 Esas, 2019/1269 Karar sayılı kararı ile iki ayrı heyetten kök ve ek rapor alınmış; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar istinaf edilmiş, İstanbul BAM 15. HD'nin 2020/2033 Esas, 2023/1268 Karar sayılı kararıyla kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında ...’ye müzekkere yazılarak tekrar ana yüklenici ... ... A.Ş & ... iş ortaklığı ile yapılan, geçici kabulün 12/07/2012 kesin kabulü 23/07/2023 olan "... Toplu Konut Alanı ..., ... Etaplar genel altyapı inşaat" işine ilişkin, yapılmış ödeme belgeleri, tüm hakedişler, tuvanen kablo kazım işinin toplam miktarını ve kim tarafından yapıldığını gösterir tüm bilgi ve belgelerin (taşeronlara ilişkin bilgileri de içeren) ihale dosyasının tamamı celp edilmiş, keşif ara kararı kurulmuş, mahkememiz naip hakimi eşliğinde 05/07/2024 tarihinde keşif icra edilmiştir.
İstinaf konusu hususlar ele alındığında;
Davalı yanca, her ne kadar ...'den gerekli belgeler getirilmeksizin bilirkişi heyeti tarafından rapor hazırlandığı belirtilmiş ise de, dosya kapsamına göre ...'den gerekli belgelerin temin edildiği, zaten bilirkişi heyeti tarafından da ...'den gelen belgeler dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin buna dair istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara teknik açıdan da itiraz etmiş olup, söz konusu raporun incelenmesinde denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor tanzim edildiği, rapordaki tespitler ile dosyadaki bilgi ve belgelerin örtüştüğü görülmüştür. Öte yandan, davalı vekili istinaf dilekçesindeki benzer itirazlarını bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ileri sürmüş olup, bilirkişi heyetinden alınan ek raporda bu itirazlar ele alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak cevaplandırılmıştır.
Bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri ele alındığında ise; Davacı yanca icra takibine konu alacaklar iki farklı kalemde toplanmış olup, hak ediş alacağı ile kesilen nakit teminatın iadesidir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davacı tarafça yapılan kazı işi miktarı ile sözleşmeye göre bu iş karşılığı davacının hak ediş alacağı tespit edilmiştir. Esasen davacı tarafın bu noktada bir itirazı da bulunmamaktadır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, sözleşme kapsamında sadece kazı işi yapmadığını, ayrıca yine sözleşme kapsamında olmak üzere kazılan bu yerlere kablo çekimi ve bağlantılı işlerin de yapıldığını, sözleşmede bunların ücretlerinin de belirtildiğini, ancak bilirkişi raporunda bu işlerden kaynaklı alacağının hesaplanmadığını beyan etmiştir.
Dosya içeriğinden, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında düzenlenen bilirkişi heyet raporuna itiraz dilekçesinde davacının bu hususu belirttiği; bilirkişi heyeti tarafından davacı yanca bu işlerin yapıldığının kabul edildiği ancak ... kayıtlarına göre bu işlerin hak edişlerinin hangi iş kalemi içerisinde değerlendirildiği anlaşılamadığından hesaplama yapılması yoluna gidilmediği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından da davacının kablo çekilmesi ve bağlantılı bir kısım işlerin yapıldığı kabul edildiğinden, ... kayıtlarından bu işlerin miktarı anlaşılmamakta ise de, davacı yanın çalıştığı iş sahası ve yaptığı kazının miktarı belli olduğundan yapılan işlerin miktarı yaklaşık olarak hesaplanarak sözleşmede belirtilen ücretler üzerinden davacının hak ediş alacağının hesaplanması gerekirken, ... kayıtlarından yapılan işin miktarı anlaşılamadığı gerekçesiyle söz konusu alacak kalemi hakkında değerlendirme yapılmaması hatalı olmuştur.
Davacı vekilinin istinaf talebi bu açıdan yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-(KAPATILAN)İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../11/2025 tarih, 2024/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.