Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2074 E. 2026/2538 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2074
- Karar No
- 2026/2538
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2074 - 2026/2538 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2074 KARAR NO : 2026/2538 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2026 NUMARASI : 2026/320 ESAS 2026/778 KARAR DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/320 esas 2026/778 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirkete ... no'lu 02.10.2016-2017 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 02.08.2017 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, dava dışı sürücü ... idaresindeki plakasız motosikletiyle ... istikametinden ... istikametine seyri sırasında ... mevkii km 104200”'e geldiğinde plakası tespit edilemeyen başka bir aracın çarpması neticesi ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ikinci araç kaza yerinden ayrılarak kaçtığını, bu kazanın oluşumunda plakasız motosiklet sürücüsü ...'ın kusuru olmadığını, araç üzerinde yapılan inceleme sonucunda kamyonun ön panjurunun kırık olduğu, aracın ön kısmında motosiklet stop lambasının bulunduğu ve alt kısmında kaza izleri olduğu anlaşıldığını, 14.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda takograf çözümü ile kazada ... plakalı dava dışı kamyon sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, motosiklet sürücüsü ...'”ın ise kural ihlali ve kusuru olmadığı tespit edildiğini, müteveffa motosiklet sürücüsü ...'ın ve müteveffa yolcu ...'un vefatı nedeniyle dava dışı hak sahibi mirasçıları tarafından müvekkil şirket aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/5 E sayılı dosyası nezdinde destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava ikame edildiğini, davanın devamı sırasında karşı taraf ile müvekkil şirketin sorumluluğu dahilinde sulh olunduğunu, müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle hak sahiplerine 10.11.2020 tarihinde 247.938,00.TL ve müteveffa ...'un vefatı nedeniyle hak sahiplerine 27.10.2020 tarihinde 247.360,00.TL tutarında olmak üzere toplam 495.298,00.TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirkete Karayollari Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması dolayısıyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinin f fikrası uyarınca ödenen tazminatın sigortalımızdan rücuen tahsilini talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davanın kabulü ile toplam 495.298,00.TL tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, müvekkilinin davalı araç sürücüsünün olay yerini terk etme, kaçma, delilleri ortadan kaldırma yükümlülüğüne aykırı davranma saikleriyle hareket etmediğini, davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " kazaya ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/361 esas 2017/351 karar numaralı ilamı ile yürütülen kovuşturma ile verilen karar sonucu davalı sigortalıya ait aracı kullanan sürücünün kazayı fark etmediğine ilişkin maddi olayın kabul ediliş şekline ilişkin kesinleşmiş bu tespitin, Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre hukuk hâkimini bağlayacağı, ceza mahkemesinin bu yöne ilişkin maddi olayın varlığı konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması da artık olanaklı olmadığından kazayı fark etmeyen sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden de bahsedilemeyeceğinden davacı tarafından rücu sebebi ispatlanamamış olup davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı kamyonun sürücüsü ... 02/08/2017 tarihinde asil ve tam kusurlu olarak ölümlü trafik kazasına sebebiyet vermiş ve kazanın ardından olay yerinden ayrıldığını, olay yerini terk nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu, ispat yükünün davalıya ait olduğunu, davanın reddi halinde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aleyhlerine maktu vekalet ücreti yerine fahiş miktarda nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, ZMMS Poliçesinden kaynaklı alacağın rücuen tazmini talebine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı sigortalıya ait aracın, 02/08/2017 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeyken, plakasız motosiklete çarpması sonucu meydana gelen ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, sigortalı araç sürücüsünün kusurundan dolayı hak sahiplerine destekten yoksun kalma tazminatı olarak ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin, sürücünün kaza yerini terk etmesi nedeniyle, davalı sigortalıya rücu şartlarının oluştuğu iddia edilmiş, davalı ise, cevap dilekçesi sunmamış, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının B.4/f maddesine göre, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Olay yerini terk ile rücu sebebi gerçekleşmiş olup, olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır (Yargıtay 4. HD'nin 30/11/2023 tarih ve 2023/11866 E., 2023/12935 K. sayılı ilamı). İlk derece mahkemesince, kazaya sebep olan sigortalı araç sürücüsü ...'ın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesinin, karar gerekçesinde, yol durumunun sanık üzerindeki fiziksel etkisi dikkate alındığında, sanığın kazayı fark etmediği yönündeki savunmasına itibar edilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece, ceza mahkemesinin bu yöne ilişkin maddi olayın varlığı konusundaki kesinleşmiş kabulünün, hukuk hakimini bağlayacağı ve konunun yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı, bu durumda, kazayı fark etmeyen sürücünün, olay yerini terk ettiğinden de bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu aşamada ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, başka deyişle ceza mahkemesinin hangi kararlarının hukuk mahkemelerini bağlayacağı konusu üzerinde durulmalıdır Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, 6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi) düzenlenmiş olup hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 74. Maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz” şeklindedir. Somut olayda, davalı sigortalıya ait aracın, 02/08/2017 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeyken, plakasız motosiklete çarpması sonucu meydana gelen ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sürücünün kaza yerini terk ettiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün davalı sigortalıda olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesinin, karar gerekçesinde, yol durumunun sanık üzerindeki fiziksel etkisi dikkate alındığında, sanığın kazayı fark etmediği yönündeki savunmasına itibar edilmesi gerektiğinin belirtildiği, TBK'nun 74. Maddesi dikkate alındığında, ceza mahkemesinin bu yöne ilişkin maddi olayın varlığı konusundaki kesinleşmiş kabulünün, hukuk hakimini bağlayacağı ve konunun yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı, kesin delil teşkil etttiği, bu durumda, kazayı fark etmeyen sürücünün, olay yerini bilerek isteyerek terk ettiğinden de bahsedilemeyeceği, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harcının peşin yatırılmış olduğu anlaşıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 12/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır