Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1862 E. 2026/2188 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1862
- Karar No
- 2026/2188
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2026/1862 KARAR NO : 2026/2188
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.06.2025 NUMARASI : 2025/558 Esas, 2025/575 Karar MAHKEMESİ : ÖDEMİŞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2025 NUMARASI : 2025/197 Esas, 2025/150 Karar DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 23.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 28.09.2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracın sahibi olduğunu, 04.10.2023 günü Ödemiş İlçesi, ...Mahallesinde davalı şirketin maliki ve ...'ın sürücüsü olduğu .... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse seyir halinde iken aracın ön kısımları ile önünde aynı yön ve istikamette seyir yolcu indirmek için durakta duran müvekkiline ait aracın sol arka kısmına çarptığını, kaza tespit tutanağının ekte sunulduğunu, kaza tespit tutanağında kusura ilişkin de değerlendirme yapıldığını ve davalı sürücü ...'ın tam ve asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin atfı kabil kusuru olmadığının tespit edildiğini, kaza sonucunda müvekkiline ait araçta maddi hasar oluştuğunu, ZMMS poliçesi kapsamında sigortalayan ... A.Ş. tarafından eksper ataması ile 120.382,46 TL hasar tespit edildiğini, ancak bunun gerçek hasar bedelini yansıtmadığını, ayrıca müvekkilinin aracın onarımı için 36.000,00 TL ek ödeme yaptığını, kazaya sebep olan davalının sorumluluğunun gerçek zarar kapsamında orjinal parçanın ikamesi olduğunu, bilirkişi marifeti ile gerçek zarar kapsamında orjinal parça maliyetinin belirlenmesi ve ayrıca KDV hesabı yapılması ve kusura terettüp eden miktarın davalıdan tahsili gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ayrıca araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait aracın yük taşımacılığında kullanıldığını, kazadan sonra aracın onarım için uzun süre serviste kaldığını, bunun sigorta kapsamında olmadığını ve ZMMS sigortasından talep etme imkanı olmadığını beyanla, davanın kabulü ile tüm taleplerin şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL araç değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kayba bedeli olmak üzere toplam 300,00 TL'nin 04.10.2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) tarafından 21.10.2024 tarih, 2024/185 Esas, 2024/295 Karar sayılı ilam ile "Dava; Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararında, 01.09.2021 tarih itibariyle Ticaret Mahkemeleri kurulması ve mevcut Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin karar verilmiştir. HSK kararında, derdest dava dosyalarına hangi mahkemenin bakacağı konusunda açıklık bulunmamaktadır. Ancak anılan kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir. Bu durumda 01.09.2021 tarihinden önce açılan ve derdest olan dava dosyaları hakkında davanın görüldüğü mahkemesince görevsizlik ya da gönderme kararı verilmesi doğru görülmemiştir. (Emsal İçtihat : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2022 tarih, 2022/3971 Esas, 2022/795 Karar sayılı ilamı) Mahkememize konu davanın 18.10.2024 tarihinde yapıldığı, yukarıda belirtilen emsal içtihat uyarınca 01.09.2021 tarihinden sonra açılan davalarda yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiği, HSK Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih, 608 sayılı kararı ile; İzmir ilinde müstakil ticaret mahkemesi kurulmasına, yargı çevresi olarak İzmir ili mülki sınırlarının belirlenmesine karar verildiği, bu haliyle yargı çevremiz içerisinde yer alan İzmir (Nöbetçi) Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu " gerekçesi ile davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevsizlik kararına karşı HMK'nın 20/1 maddesi gereği taraflardan birinin bu karara, süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili İZMİR (NÖBETÇİ) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE " karar verilmiş, karar 18.11.2024 tarihinde kesinleşmiştir. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da 11.12.2024 tarih, 2024/954 Esas, 2024/794 Karar sayılı ilam ile de, " Somut olayda, taraflar arası ilişkinin niteliği göz önüne alındığında uyuşmazlığın 6102 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile belirtilen şekilde mutlak nitelikte ticari bir dava olmadığı gibi davanın haksız fiil temelinde açılan bir dava olduğu da göz önüne alındığında davacı yanın tacir olmadığı, nispi nitelikte ticari bir dava da olmadığı, her ne kadar davacı aracı ticari vasıfta ise de, uyuşmazlık haksız fiil temelinde açıldığından aracın vasfının istem konusu edilecek faiz bakamından değerlendirmeye alınacağı, çünkü isten hususi, ister ticari olsun talep edilen hasar ve değer kaybı istemi yönünden yedek parça ve işçilik bedellerinin hususi/ticari ayrımı yapılmadan tespit edildiği değerlendirilerek aracın vasfı bu anlamda değerlendirmeye alınmayarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacağından " gerekçesi ile "davanın görevsizlik nedeni ile 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ödemiş Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş, bu karar da 24.04.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da Asliye Ticaret sıfatıyla verildiği yazılmak suretiyle 2025/197 Esas, 2025/150 Karar sayılı 30.04.2025 tarihli ilam ile, "Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddelerine göre somut olayda mahkemeler arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığını gidermeye yetkili merciin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi olmasına rağmen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince sehven karşı görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden" gerekçesi ile "Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın gereği için İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine" karar verilmiş, karar 27.05.2025 tarihinde kesinleşmiştir. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da 2025/558 Esas, 2025/575 Karar sayılı 18.06.2025 tarihli ilam ile, mahkemenin 11.12.2024 tarih, 2024/954 Esas, 2024/794 Karar sayılı kararının karşı görevsizlik olmadığı, bununla birlikte Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.2025 tarih, 2025/197 Esas, 2025/150 Karar sayılı görevsizlik kararı ile birlikte görev uyuşmazlığının doğduğu, ancak dosyanın yeniden mahkemelerine gönderildiği gerekçesi ile açılan davanın usulden reddi ile 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi kapsamında Ödemiş Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi atfıyla aynı kanunun 115/2. maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde ise, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin ticaret mahkemelerince bakılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı adına kayıtlı davaya konu aracın trafik tescil kaydının incelenmesinde; kullanım amacının "yolcu nakli-ticari " olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalı ...'ın yönetimindeki, diğer davalı şirketin maliki olduğu araçla yapılan kaza neticesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilerek uğranılan değer kaybı hasar bedeli ve araç mahrumiyeti maddi zararının tazmini istemi ile dava açılmış olup, davacının tacir olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen araç mahrumiyeti, hasar ve değer kaybı zararına ilişkin olarak dava açılmakla birlikte, taraflar arasında araca ilişkin ticari ilişki bulunmadığı gibi, dava davalı şirketin ticari işletmesinden kaynaklanan bir dava da değildir. Olay haksız fiile dayalı tazminat istemidir. Davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için iki tarafın tacir olmasının yanısıra ticari işletmesi ile ilgili olması ya da aracın ticari faaliyette sevk edilen araç olması gerekmekte olup bu durumda, mutlak ya da nispi ticari dava şartları oluştuğndan bahsedilemez. Eldeki davanın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekir. (İzmir BAM 6. HD'nin 2023/3401 E. 2023/2547 K. sayılı kararı) Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23.09.2026