İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/313 E. 2026/610 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/313
Karar No
2026/610
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/313 Esas KARAR NO : 2026/610

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/07/2020 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 04.07.2000 tarihinde davalı şirkete ait ... plakalı otobüs ile İstanbul'dan Ankara'ya seyahat ettiğini; şoförün uyuyakalması sonucunda kazanın meydana geldiğini; davacının da hayati şekilde yaralandığını; 08.03.2005 tarihli ATK raporunda şoförün 7/8 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini; davacı tarafından maddi ve manevi zararların tazmini için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/.... sayılı dosyası üzerinden 07.03.2001 tarihinde dava açtığını; dosyaya sunulan 11.09.2007 tarihli raporda davacının 12 ay süreyle iş göremez halde kaldığının ve de 920,86 oranında vücut çalışma gücünü kaybettiğinin belirtildiğini; 12.03.2012 tarihinde alınan bilirkişi raporunda ise davacının iş göremezlik zararının 208.024,43TL. Olduğunun beyan edildiğini; bunun üzerine davacının 10.05.2012 tarihinde kısmen davayı ıslah ettiğini ve fakat davalının zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünü; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/...., 2012/409, 26.09.2012T. sayılı kararında davacı lehine olay tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte 30.000TL. maddi, 15.000TL. manevi tazminata hükmedildiğini; bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD. 05.06.2014T., 2013/3786E., 2014/10576K. sayılı karar ile bozma kararının verildiğini; bunun üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..., 16.04.2018T. sayılı kararında 208.024,43TL.nin davalıdan alınmasına, 10.000TL.sinin kaza tarihi olan 04.07.2000 tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiziyle, 198.024,43TL.sinin ise ıslah tarihi olan 10.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ödenmesine karar verildiğini; bu kararın da temyizi üzerine Yargıtay 11. HD. 17.06.2019 T., 2018/3320 E., 2019/4485 K. Sayılı karar ile bozma kararının verildiğini; karar düzeltme talebinde bulunulduğunu; sürekli iş gücü kaybına yönelik tazminat için açılan davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verilen 2018/656 E., 2019/1119 K., 10.12.2019 T. karar ile davanın kabulüne ve 12.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 208.024,43-TL. ile 27.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 247.342,55-TL arasındaki farkın ödenmesine yönelik talebin kabulü ile 39.318,12-TL.nin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verildiğini; davacının maluliyeti oranında ve geçici işgörmezlik süresinde artış yeni bir olgu olup bu artışlar bakımından manevi tazminatın talep edilebileceğini ve manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini; ileride yapılması zorunlu tedavi giderlerinin önceden talep edilebileceğini (BK m. 46/1) ve buna ilişkin olarak da olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini; ekonomik geleceğin sarsılması yönünden de maddi tazminatın istenebileceğini ve buna ilişkin olarak da olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyan etmiş ve 200.000-TL.lik manevi tazminatın olay tar olan 04.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte ödenmesine, ileride yapılması zorunlu tedavi giderleri bakımından şimdilik 25.000TL.lik maddi tazminatın olay tarihi olan 04.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte ödenmesine, ekonomik geleceğin sarsılması bakımından şimdilik 25.000-TL.lik maddi tazminatın olay tarihi olan 04.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte ödenmesine, teminatsız İhtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kamu düzeninden ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Davacı, davalı şirkete ait otobüste biletli yolcu konumunda olup, aradaki ilişki taşıma sözleşmesine vücut vermektedir. Taşıma hukuku ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden, bu ilişkiden doğan davalar mutlak ticari dava mahiyetindedir. Aynı Kanunun 5/1 fıkrası uyarınca, asliye ticaret mahkemeleri, aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Bununla beraber; dava tarihinde ve halen yürürlükte olan 6502 sayılı Kanun'un 3/l bendi uyarınca; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder. Aynı Kanunun 73/1 fıkrası uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Yine aynı Kanunun 83/2 fıkrası, "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmünü havidir. Eldeki davaya konu hukuki ilişki, mutlak ticari davaya vücut vermesinin yanı sıra tüketici işlemi niteliğinde de olduğundan ve bu durumda tüketici mahkemeleri görevli olduğundan 6502 sayılı Kanun'un 73/1 ve 83/2 fıkraları çerçevesinde, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (aynı doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1952-4199 E.K sayılı kararı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/5636-11567 E.K sayılı kararı). HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,

3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca; verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/313, K. 2026/610, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-313-e-2026-610-k-81e8c41ffb5f