Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/157 E. 2026/1172 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/157
Karar No
2026/1172
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/157 Esas 2026/1172 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/157 KARAR NO : 2026/1172

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2022/683 Esas 2023/631 Karar DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 03/10/2022 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2026

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı bankada bulunan hesabına ilişkin internet bankacılığı şifresinin ele geçirildiğini, hesabından bilgisi, rızası ve talimatı olmaksızın internet üzerinden kredi kullanıldığını, bu kredilerin kendisi tarafından çekilmediğini, kredilerin çekildiği tarihte tedavi amaçlı ve zorla hastanede yatırılmış durumda bulunduğunu, telefonunun yanında bulunmadığını, telefonu kullanmasının mümkün olmadığını, telefonunun o tarihlerde krediyi kullanan şahısta olduğunu, hesabının bulunduğu bankadaki maaşının bloke edilecek kadar kredi kullanıldığının hastane çıkışı kendisine telefon ile bildirildiğini, şubeye çağrılarak kendisiyle görüşme talep edildiğini, bankaya gidip görüştüğünde kendisine kredileri birleştirip zamana yayıp daha uzun sürede ödeyebileceğini, çok az da olsa kendisine geçinmeye çalışacağı bir para artırılacağının söylendiğini, bu doğrultuda kendisine 29/07/2020 tarihli kredinin kullandırıldığını, davalı bankanın zararını gidermediğini, internet bankacılığı üzerinden herhangi bir ıslak imza olmaksızın emekli maaşına tamamen bloke konulacak şekilde ve miktarda kredi kullandırılmasının kabulünün mümkün olmadığını, kişisel bilgilerini özenle sakladığını, davalının ise gerekli tedbirleri almadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın 26/11/20218 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 12/06/2020 - 08/07/2020 tarihleri arasında davacının, müvekkili banka sistemine tanımlı duruma getirdiği telefonu üzerinden ... kanalı ile kendisine ait dijital bankacılık şifresi ve mobil onay kodunun kullanılması suretiyle 6 tane kredi çekim işlemi yapıldığı, davacının işlemlerin kendi bilgisi dışında olduğunu, 19/06/2020 - 10/07/2020 tarihleri arasında hastanede yatılı olarak kaldığından işlemleri yapmasının mümkün olmadığını, davacının kredilerin kendisi tarafından kullanılmadığını ileri sürdüğünü, bu kredileri şubeye başvurarak yapılandırdığını, davacının dava konusu kredileri kabul ettiğini, müvekkilinin Banka Şubesine giderek yapılandırma talebinde bulunduğunu, ... kanalıyla kullanılan kredilerin davacının kabul ve ikrarında olduğunu, davacı yanca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürdüğünü, davacı ile müvekkili banka arasında yapılan görüşmelere ilişkin kredinin davacı tarafça kabul edildiğini, ... kanalı ile davacının hastanede bulunduğunu ifade ettiği tarih aralığı haricinde de 12/06/2020 tarihinde 5.000,00 TL tutarında kredi kullanıldığını, davacının beyanlarının doğru olmadığını, banka müşterilerinin de kişisel bilgilerin korunması ve saklanmasında üzerine düşen yükümlülükler bulunduğu, bankanın herhangi bir sorumluluğu ve alabileceği başkaca güvenlik önlemi bulunmadığını, olayda davacının ağır kusuru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının davalı bankada hesabının bulunduğu, 12/06/2020 tarihinde 5.000,00 TL tutarında, 25/06/2020 tarihinde 3.000,00 TL tutarında, 28/06/2020 tarihinde 3.000,00 TL tutarında, 01/07/2020 tarihinde 1.250,00 TL tutarında, 06/07/2020 tarihinde 3.000,00 TL tutarında ve 08/07/2020 tarihinde 3.000,00 TL tutarında kredi kullanımları yapılarak davacının hesabına aktarıldığı, davacı 27/12/2022 tarihli duruşmada, bahse konu kredilerin internet üzerinden bilgisi ve rızası olmaksızın, kendisi hastanede tedavi görmekte iken oğlu tarafından çekildiğini, dava dilekçesinde de cep telefonunun oğlunda olduğunu, kredi kullanımlarında şahsının aranarak onayının alınmadığını, bu kadar yüksek meblağlı kredi kullanımlarına izin verilmesinin davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını gösterdiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de dava konusu kredi kullanımlarının davacının 17.09.2018 tarihinden itibaren mobil bankacılık için kullanagelmekte olduğu, davalı banka sistemlerinde güvenli cihaz olarak kayıtlı bulunan davacının ... marka cep telefonuna yüklü mobil bankacılık uygulaması üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu, bankacılık sektöründe güvenli cihaz üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde belirli oranlarda risk olmadığı sürece işlemlerin güvenli olarak değerlendirildiği, davalı bankanın işlemlerin yapıldığı telefonun fiziken davacı haricinde bir kişinin elinde bulunduğunu ve internet/mobil bankacılığı parolasının davacı haricinde bir kişi tarafından bilinerek, mobil bankacılığa giriş yapıldığını tespit imkanının bulunmadığı, işlemlerin mobil bankacılığa giriş yapılarak gerçekleştirildiği, dava konusu işlemleri gerçekleştirdiği belirtilen davacının oğlunun davacının banka sisteminde kayıtlı güvenli cihazını elinde bulundurduğu gibi davacının mobil bankacılık parolasını da bildiği, söz konusu işlemlerin anılan cihaz üzerinden ve dijital bankacılık şifresi kullanılarak gerçekleştirildiği, çekilen tutarlar da göz önüne alındığında davalı banka yönünden ilave güvenlik süreci işletilmesine gerek görülmediği, davaya konu işlemlerde davalı bankanın bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının kendisinden kaynaklanan nedenlerle yapılan dava konusu işlemlerden dolayı davalı bankadan maddi ve manevi zarar talebinde bulunmasının haklı olmadığı, davaya konu somut olayda; davalı bankanın kusur ve sorumluluğunu doğurucu hukuka aykırı bir eyleminin veya ihmalinin olmayıp, davacının kendi sorumluluğunda bulunan cep telefonunu ve bankacılık şifrelerini koruma yükümlülüğünü ihmal etmiş olmasından dolayı davaya konu işlemlerin yapılabildiği, bu nedenlerle davacının davalı bankaya karşı ileri sürebileceği ve talep edebileceği haklı bir maddi ve manevi tazminat alacağının doğmadığı hususlarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kendisinin internet bankacılığından asla kredi kullanmadığını, bankacılık hizmetlerinden özellikle kredi kullanırken bankaya gidip ıslak imza karşılığında çektiğini, 26/11/2018 tarihinde çekilmiş olan kredinin başvuru aşamasında büyük meblağda bankaya imza atmak için çağrılsa idi diğer çekilen 6 kredinin çekilmemiş olacağını, dosyada da görüldüğü gibi 19/06/2020 - 10/07/2020 tarihleri arasında ... hastanesi psikiyatri bölümünde yattığını, telefonun kendisinde olmadığını, hastaneye telefon alınmadığını, kredileri çekmesinin imkansız olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; internet bankacılığı yoluyla banka hesabından izni ve rızası dışında tüketici kredisi çekilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı yan davalı bankada bulunan hesabından internet bankacılığı yoluyla bilgisi ve rızası dışında 6 ayrı günde 6 tüketici kredisi çekilmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesi ile, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı kanunun 49. maddesine göre; "Finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir." Kanunun 83/2. maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Somut olayda, davacının bankada bulunan mevduat hesabından internet bankacılığı yoluyla bilgisi ve rızası dışında 6 ayrı tüketici kredisi çekildiğini ileri sürmesi karşısında yapılan işlem bankacılık işlemi niteliğindedir. Davacı ise tacir sıfatına haiz değildir. Bu durumda davacı tüketici, yapılan bankacılık işlemi ise tüketici işlemi niteliğindedir. Hal böyle olunca mahkemece, dava konusu bankacılık işlemlerinin tüketici işlemi olduğu, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gözetilerek göreve ilişkin dava şartı gerçekleşmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/10/2023 tarih 2022/683 Esas 2023/631 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf karar harcının davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/157, K. 2026/1172, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-157-e-2026-1172-k-20083df772b3