İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1763 E. 2026/653 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1763
Karar No
2026/653
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1763 Esas KARAR NO : 2026/653

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/09/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Kozmetik Tekstil Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin imzaya yetkili müdürü olduğunu, dava konusu 400.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi olarak müvekkilinin gösterildiğini, ancak çek üzerindeki imzanın müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında oluşturulduğunu, müvekkilinin çekin düzenlenmesine veya davalıya teslimine yönelik hiçbir iradesinin bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari, hukuki veya borç ilişkisi mevcut olmadığını, müvekkilinin davalıdan mal veya hizmet almadığını, davalıya karşı herhangi bir borç altına girmediğini, buna rağmen davalı tarafından .... İcra Ceza Mahkemesi 2025/... E. sayılı dosya ile şikayet yoluna gidildiğini, çekin icra ceza dosyasına konu edilmesinin müvekkili üzerinde ciddi bir ceza riski ve mağduriyet yarattığını, davalı faktoring şirketinin çeki hangi hukuki işlem kapsamında devraldığının belirsiz olduğunu, dava tarihi itibarıyla henüz bir icra takibi başlatılmamış olsa dahi müvekkilinin icra ceza mahkemesindeki yargılama neticesinde cezalandırılma tehlikesi altında bulunduğunu, bu nedenle davanın açılmasında güncel ve korunmaya değer hukuki yarar olduğunu, kambiyo sorumluluğunun doğabilmesi için imzanın kişiye ait olması gerektiğini, müvekkilinin çek üzerindeki imzayı açıkça inkâr ettiğini, imza incelemesinin teknik ve uzmanlık gerektirdiğini, çek aslının davalıdan ve ilgili bankadan celbedilmesi gerektiğini, müvekkilinin imza örneklerinin toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğunu, 6361 sayılı Kanun uyarınca faktoring işleminin dayanağını oluşturan belgelerin incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin ekonomik durumunun kötü olması ve birden fazla icra takibi ile karşı karşıya bulunması nedeniyle adli yardım talebinin kabulünün gerektiğini, tüm bu nedenlerle 30.12.2024 tarihli ve ... numaralı çekten dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce incelenen tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının davalıya 400.000,00 TL bedelli, 30.12.2024 tarihli ve ... numaralı çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre : MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Bu haliyle eldeki 28/09/2026 tarihli menfi tespit davasında dava şartı olan arabuluculuk şartı davacı tarafından yerine getirilmediği, dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğu, menfi tespit davasının TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1763, K. 2026/653, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1763-e-2026-653-k-015a918ca51d