İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/752 E. 2026/752 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/752
Karar No
2026/752
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/752 Esas - 2026/576 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2026/752 Esas KARAR NO : 2026/576

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın müteveffa eşi ... tarafından .... Esasında açılmış olan davada; "... şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle yöneticinin şirket ortağı ile birlikte hareket ederek şirketi zarara uğratması nedeniyle şirketin uğramış olduğu zarar ve belirsiz olan zararlar nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL tazminatın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesi, davalı ... ile davacı arasında yapılan 22.03.2001 tarihli protokol nedeniyle davalı ...ın protokole aykırı davranması nedeniyle şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak 50.000 TL tazminatın davalı ...dan tahsili ile davacıya ödenmesine" dair dava açıldığını, söz konusu dava dosyasında yargılama devam ederken ilgili dosya davacısı ... vefat ettiğini, kanuni varislerinin davaya dahil edilmesi aşamasında davalı ... ile anlaşmalı olarak boşandıkları ve adına olan tüm malvarlığının iş bu dosya davalısı olan eşi ... adına intikal ettirilmiş olduğunun saptandığını belirterek davalı adına kayıtlı olan tüm mal varlığının söz konusu dava dosyasında davacı olan müteveffa eski eşi ...'ın davacı şirketten elde etmiş olduğu ortaklı kâr payı ve diğer gelirlerden elde edilen mal varlığı olduğunun tespiti ile taraflar arasında imza altına alınmış olan 22.03.2001 tarihli protokol kapsamında elde edilen mallar olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tespiti istenen konu hakkında müteveffa ...'ın geçmişe dönük olarak aktif ve pasif tapu kayıtlarının sorulması neticesinde tespiti istenilen konular hakkında tespit yapılabilecekken dava ve protokol dışı boşanmadan kaynaklı davalıya devredilen taşınmazların tespiti için davalı üzerinden tespit yapılmasının istenilmesi HMK 106 maddesine göre aykırılık teşkil ettiğini, bu durumlar değerlendirildiğinde davalıya husumet yöneltildiğinden hukuka aykırı ve davacının davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığını, boşanma protokolünde belirtilen ve boşanma ile davalıya devredilen taşınmazlardan ....parselde bulunan ve .... parselde bulunan taşınmazlar ...'ın kardeşi ...'a ...San ve Tic. Ltd. Şti.'den ortaklığı ve hisse devri nedeniyle alındığını, taşınmazların ... tarafından edinme tarihlerine bakıldığında 22.03.2001 tarihinden önce olduğunu ve protokol kapsamında alınmadığının anlaşılacağını, dava dilekçesinde davacı tarafından belirtilmiş olan ... plakalı araç davalı üzerine hiçbir zaman ... tarafından devir edilmediğini, ... plakalı araç ise davalının kendi adına kayıtlı olup kendi imkanları ile aldığı araç olduğunu, bu nedenle de yine iddia edildiği gibi bu araçlarda 22.03.2001 tarihli protokol kapsamında alınan araçlar olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yargılama safahatında davacı şirketin ortaklarından vefat eden ...'ın boşandığı eşi davalı ... adına kayıtlı olan malvarlığının ...'ın şirketten elde etmiş olduğu kâr payı ve diğer gelirlerden elde edildiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmiş olup somut uyuşmazlığın TTK 4. maddesinde sayılan ticari davalardan olmadığı, davalının davacı şirkette ortaklığı bulunmadığından mutlak ticari dava niteliği taşımadığı öte yandan davalının tacir vasfının bulunmadığı anlaşılmakla genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanında bulunan iş bu dava yönünden TTK 4-5/3 ve HMK 2 maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş, .... sayılı görevsizlik kararı nedeniyle dosyanın gönderildiği .... sayılı ilamında uyuşmazlığın esasının şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklandığı gerekçesi ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir. HMK 106. maddesinde düzenlenen tespit davaları bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır ve eda davasının öncüsü durumundadır. Henüz koşulları tamam olmadığı için açılamayan eda davası için ilerideki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması bakımından kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası güncel bir yarar var ise açılabilir. Tespit davasının konusu maddi vakıalar değil, yalnız hukuki ilişkiler olabilir ve hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespitinde davacının güncel bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yararın varlığı, dava koşulu niteliğinde olup mahkemece kendiliğinden gözününde tutulur. Dava, hakkın ihlali nedeniyle mahkemeden hukuki korunma talebi olup dava hakkı da, hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacı, ihlal edildiği ileri sürdüğü hakkını elde edebilmek için mahkeme kararına muhtaç bulunmalıdır. Bu bağlamda hukuki korunmada zorunluluk olmalıdır. Tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse o zaman davacının ayrı bir tespit davası açmasındaki hukuki yarar yoktur. İdeal veya geleceğe dönük bir yarar yeterli değildir. Kural olarak, eda davalarında hukuki yararın varlığı asıldır ve ayrıca bu yönde bir ispat yükümlülüğü yoktur. Eda davası ile aynı zamanda davanın dayandığı hakkın veya hukuki ilişkinin var olduğunun tespiti de hüküm altına alınır ve buna bağlı olarak eda emrini kapsar. O halde eda davası açmak mümkün ise tespit davası açılamaz. Somut uyuşmazlıkta, davacı şirketin ortağı/yetkilisi olan müteveffa ...'ın boşandığı eşi davalı ... adına kayıtlı olan mal varlığının ... tarafından şirketten edinilen kar payı ve diğer gelirlerden elde edildiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmiş olup, davacının böyle bir tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesine göre hukuki yarar dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu nedenle dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcının mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli karar tebliği sayılmamak ve yasal süreleri etkilememek kaydıyla HMK 27/2-a maddesi kapsamında hüküm özünün derhal taraflara tebliğine, Dair gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 23.09.2026

Başkan ....

Üye ....

Üye ....

Katip ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/752, K. 2026/752, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-752-e-2026-752-k-21773851b759