İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1808 E. 2026/777 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1808
- Karar No
- 2026/777
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1808 Esas KARAR NO : 2026/777
DAVA : İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2026 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ödediği tutarın tahsili için davalıya karşı .... İcra Müdürlüğünden 2026 / ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı, davacı şirketin mağduriyetini artıracak şekilde ödeme emrine haksız itirazda bulunarak takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davacı şirket, müşterisine takyidatsız devir yapmak için davalı ve dava dışı borçlu şirket yetkilisi arasında muvazaalı şekilde oluşturulan bonolara ilişkin başlatılan icra dosya borcunu kapatmak zorunda kaldığını, istinaf-temyiz sonucunda davalının dava dışı borçlu şirket ile muvazaalı alacak-borç ilişkisi oluşturarak icra takibi başlattığı, davacı şirketin taşınmazı gerçek bir satış işlemi ile edindiği ve davalı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılacağını, davacı şirket tacir olup asgari zararı ise ödediği tutara uygulanacak reeskont avans faizi kadar olduğunu, sair munzam zarar vs hakları saklı tutulduğunu, ihtilafın çözümü hususunda arabulucuya başvurulmuş ancak sonuç alınamadığını, bu sebepten işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptaline ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda uyuşmazlığın özünü muvazaa oluşturmaktadır. Muvazaa iddiasının konusunun bono ile ilişkili olması uyuşmazlığı mutlak ticari dava yapmayacaktır zira uyuşmazlığın konusu bononun kambiyo senedi vasfıyla ilgili değildir. Somut olayda, davalının tacir olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı gibi, arsa malikinin dava dışı şirket olması da davayı nisbi ticari dava yapmaz. Açıklanan nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır