Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1825 E. 2026/1314 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1825
Karar No
2026/1314
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2026/1825

KARAR NO: 2026/1314

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 28/04/2026 tarihli ara karar

NUMARASI: 2026/352

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 10/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi ile davalı adına kayıtlı taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişi ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararının verilmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince 28/04/2026 tarihli ara kararla, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvuran davacılar vekili; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, kazada müvekkillerinin desteği olan kızlarının vefat ettiğini, bu durumda ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, mahkemece tedbir talebinin taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, talebin ihtiyati haciz yönünden değerlendirilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, mahkemece verilen ara kararın kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.

HMK'nin 389'uncu maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Ancak, davacı vekili istinaf dilekçesiyle ayrıca ihtiyati haciz talep ettiğini de beyan ettiği anlaşılmıştır.

İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacıların tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil tarihi itibarıyla davacıların maddi manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; bu aşamada davacıların destekten yoksun kalma tazminat miktarı belli değildir. Bu itibarla maddi zararın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Ancak, dosyada bulunan İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/327 E. 2025/387 K. sayılı ceza yargılaması içeriğinde yer alan kusur tespiti ilişkin rapor manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu gözetilerek davacıların manevi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu itibarla, tarafların menfaat dengelerinin korunması ve ölçülülük ilkesi bakımından, davalı ...'in adına kayıtlı Sakarya ili Karasu İlçesi Aşağıincilli mahallesi 1751 ada 11 parselde bulunan zemin kat 4 nolu bağımsız bölüm nitelikli taşınmaz kayıydına teminatsız olarak 500.000 TL değerle ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

A-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,

Yukarıda esas numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin ara kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,

Buna göre:

1-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile, davalı ...'in adına kayıtlı olduğu anlaşılan ... ili ... İlçesi ... mahallesi ... ada ... parselde bulunan zemin kat ... nolu bağımsız bölüm nitelikli taşınmaz kayıdı üzerine 500.000 TL bedelle sınırlı olmak üzere teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına,

2-Müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

B-İstinaf İncelemesi Bakımından:

1-Davacıların adli yardım talebi kabul edildiğinden harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,

2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına,

3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1825, K. 2026/1314, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1825-e-2026-1314-k-9a31e322538f