Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1777 E. 2026/1755 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1777
Karar No
2026/1755
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1777

KARAR NO : 2026/1755

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 15/04/2026

NUMARASI : 2026/951 Esas - (Derdest)

DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... ...Anonim Şirketi ile müvekkili Banka ... Şubesi arasında 10/04/2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlular ... ise Genel Kredi Sözleşmesinde borçlu firma ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu ve borçlu bulunduğunu, borçlu firma ve kefili, kullandırılmış olan kredi yükümlülüklerini, anılan sözleşmenin ve mevzuatın ilgili hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, bu sebeple Bakırköy 19. Noterliği'nin 03.05.2025 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabı kat edilmiştir.(Ek) Kendisine yapılan ihtar ve çağrılara rağmen borcunu ödememekte direnen borçlular aleyhinde İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu sebeple fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile borçlu tarafların İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yönelik İTirazlarının iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama öncesinde 2004 Sayılı İİK.m.257 vd. gereğince borçlu tarafların malvarlığı üzerinde uygulanmak üzere ihtiyatî hacze karar verilmesi talep etmiştir.

CEVAP:

İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılar konkordato sürecinde bulunan dava dışı müvekkil ... ... Anonim Şirketi ve ... Limited şirketi'nin ortağı olduklarını, Bakırköy 2. Ticaret Mahkemesi tarafından müvekkil şirketler ve ortaklarına ilişkin devam etmekte olan ... Esas sayılı konkordato dosyasında 25.09.2024 tarihinde kesin mühlet verildiğini, akabinde 17/03/2025 tarihli ara karar ile davacılar ... yönünden tefrik kararı verilmiş ve ardından Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/267 Esasına kaydedildiğini, Söz konu yargılama devam ederken 25.09.2024 tarihinde kesin mühlet kararı verilmiş ve konkordato süreci devam ederken, davacılar yönünden tefrik kararı verilmesinin ardından konkordato talebi reddedildiğini, İhtiyati haciz talep eden tarafın iddia ettiği şekilde muaccel ve gerçek bir alacağı söz konusu olmadığını, karşı tarafın sunduğu belgeler, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yasal koşulları karşılamamakla birlikte kıymetli evrak vasfında dahi olmayıp ihtiyati haciz kararı alabilmek için yeterli niteliğe sahip belgeler olmadığını, İlaveten iddia edilen alacağın varlığı yaklaşık ispat kurallarına göre ispat edilememiş, ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek deliller dosyaya eklenmediğini, Bu sebeple müvekkiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi için yasal koşullar iş bu yönden de oluşmadığını, ihtiyati haciz kararın verilmesi durumunda taraflar arası menfaat dengesi büyük oranda bozulacaktır. Talep edilen alacağın büyüklüğü de göz önüne alındığında ihtiyati haciz sonucu oluşacak zarar, karşı tarafın göstereceği teminatla karşılanamayacağını, bu durum müvekkil için telafisi imkansız zararların oluşmasına yol açacağını, bu sebeple ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İncelenen tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati haciz talebi için yasal koşulların oluştuğu görülmekle davalının gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyati haczine karar verilmiş olup, konkordato kararı ve sürecinin ihtiyati haciz kararı vermeye engel olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararına itirazların reddine," karar verilmiştir.

Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Somut olayda muacceliyet iddiasının dayanağı olan hesap kat ihtarnamesinin konkordato mühleti içerisinde düzenlendiğinin sabit olduğunu, bu durumda alacağın muacceliyetinin yaklaşık ispat edildiğinden söz edilmeyeceğini, dosyadaki maddi vakıalar ve Yargıtay'ın güncel içtihadının, ihtiyati haczin zorunlu şartı olan muacceliyetin gerçekleşmediğini gösterdiğini, Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının zorunlu olduğunu, mahkeme kararının gerekçeli sayılabilmesi için yalnızca genel ve soyut ifadelerin tekrarlanmasının yeterli olmadığını, tarafların uyuşmazlığın çözümü bakımından belirleyici nitelikteki iddia ve itirazlarının neden kabul veya reddedildiğinin denetlenebilir biçimde ortaya konulması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin hangi delile dayanarak alacağın muaccel olduğunu, konkordato mühleti içerisinde yapılan hesap kat işleminin neden hukuki sonuç doğurduğunu, asıl borçlu yönünden doğmayan muacceliyetin kefiller yönünden hangi hukuki gerekçeyle gerçekleştiğini ve davalı taraflarca ileri sürülen somut itirazların neden yerinde görülmediğini açıklamadığını, ihtiyati haczin zorunlu şartı olan muacceliyetin gerçekleşmediğini, davacı tarafın muaccel ve müvekkillerden talep edilebilir bir alacağının varlığını yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koyamadığını, buna karşın ilk derece mahkemesince ileri sürülen itirazlar karşılanmaksızın ihtiyati haczin devamına kararı verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Talep, genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, asıl borçlu şirket hakkında konkordato mühleti verilmesi nedeniyle borcun muaccel olup olmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.

İhtiyati haciz isteyen tarafça, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağını ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kısmen kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden kefiller tarafından, asıl borçlu hakkında konkordato başvurusunda bulunulduğu, konkordato mühleti içinde gönderilen kat ihtarının borcu muaccel hale getirmediği dolayısıyla muaccel bir alacak bulunmadığı gibi davalıların mal kaçırmaya yönelik bir eylemlerinin bulunmadığı, işletmenin terk edildiği iddiasının soyut iddialardan ibaret olduğu ileri sürülerek ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince duruşma açılarak verilen 15/04/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).

İhtiyati haciz isteyen banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşmeye aleyhine ihtiyati haciz istenen ...müteselsil kefil olmuştur.

İhtiyati haciz isteyen banka tarafından, muhataplarına çekilen Bakırköy 19. Noterliğinin 03/05/2024 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesinde kredi hesabının kat edildiği ve borcun ödenmesi gerektiği ihtar edilmiştir.

Dava dışı ... A.Ş. 'nin konkordato başvurusu üzerine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 02/05/2024 tarihinde geçici mühlet, 25/09/2024 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45 Hukuk Dairesinin 2025/1025 E. 2026/336 K. Ve aynı dairenin 2024/981 e. 2024/903 K. Sayılı ilamları ve bu dairece incelenen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/391e. 2025/788 k ve aynı mahkemenin 2025/267 e.2025/320 K. Sayılı karar içeriklerinden anlaşılmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 296/1. Maddesi, "Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Konkordato (geçici veya kesin) mühletinin sonuçları, yalnızca alacaklı ve borçlu bakımından geçerli olup, borçtan birlikte sorumlu olan kefiller bakımından geçerli değildir. (Dilek Aydemir, ‘Konkordatonun Kefalet Sözleşmesine Etkisi’ (2019) 15 (43) Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Dergisi 547). Ancak konkordato alacaklısının, borçluya konkordato mühletinin verilmesi ile birlikte kefile karşı takip yapabilmesi için ayrıca bu borcun da muaccel olması gerekir; zira iflâstaki kuralın (İİK m 195) aksine borçluya konkordato mühleti verilmesi ile borç kendiliğinden muaccel hale gelmez ve sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa alacak asıl borçluya karşı muaccel olmadan da kefile karşı muaccel olamaz.

İİK'nın 296/1. maddesine göre konkordato başvurusu nedeniyle sözleşmenin feshi ve borcun muaccel hale gelmesi mümkün olmadığından ve kefillere başvuru için asıl borcun muaccel olması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 03/03/2025 tarih ve 2024/2903 E. - 2025/1424 K. Sayılı kararı) Somut olayda, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan talebe konu kredi alacağı geçici mühlet kararından sonra 03/05/2024 tarihi itibariyle kat edilmiş olup, buna göre geçici mühlet kararından önce ihtiyati haciz talep eden bankanın muaccel olmuş bir alacağı bulunduğu sunulan belgeler ile ispatlanmış olmadığından ve mühlet kararı süresince bu alacağın muaccel olması mümkün olmadığından, bu haliyle asıl borçluya karşı muaccel olmayan dolayısıyla da kefile karşı da muaccel olmayan alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince eldeki ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin yerinde olmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

İhtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-İhtiyati hacze vaki itirazın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/865 E. Dosyasından 25/02/2026 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati haczin tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA,

2-İhtiyati hacze itiraz edenler vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarını yapılacak yargılama sonunda ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1777, K. 2026/1755, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1777-e-2026-1755-k-9f8cbf96aec5