Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1335 E. 2026/1335 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1335
- Karar No
- 2026/1335
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1335 KARAR NO : 2026/1335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/509 TALEP TARİHİ : 14/05/2026 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 İHTİYATİ HACİZ TALEBİNDE BULUNAN TALEP : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 29.09.2026 KARARIN YAZ. TARİH: 29.09.2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/509 Esas sayılı dosyasından verilen 01.07.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; "Davacının demir, metal korkuluk, kapı ve benzeri imalat işleri alanında faaliyet gösteren tacir olduğunu, davalı şirket tarafından ihale kapsamında üstlenilen Hatay...ve .. Binası restorasyon projesi kapsamında projeye ilişkin metal ve demir imalat , onarım, boya ve montaj işleri müvekkili davacı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkil davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasında proje kapsamında çok sayıda proje çizimi, teknik detay ve Whatsapp yazışması paylaşıldığını, yapılacak iş kalemleri ayrıntılı şeklide gösterildiğini, işlerin miktarı ve yapılacak işler karşılığı açık hesap usulüyle ödemelerin yapılacağının kararlaştırıldığını, davalı firma tarafından daha önce yaptırılamayan ve eksik yaptırılan metal işlerinin Sayın Cumhurbaşkan'ın Hatay ziyareti öncesinde yetiştirilebilmesi için müvekkili davacı ile anlaşma yapıldığını, müvekkili davacı tarafından tüm iş ve işlemlerin tamamlandığını, işlemler öncesinde müvekkili davacı tarafından işle ilgili kapsamlı yazılı sözleşme düzenleneceği ve ödeme yapılacağı vaadiyle müvekkili davacıyı oyaladıklarını ve işin hızlıca tamamlanması konusunda müvekkiline baskı yapıldığını, müvekkili tarafından projenin restorasyon olması ve tarihi eser niteliği ve müvekkili işi almadan önce yapılan işçilerin düzeltilmesi zorunluluğu sebebiyle aynı işlemlerin tekrar tekrar yapıldığını, bu durumun müvekkili davacıdan kaynaklı olmayıp tamamen önceki işçilik ve malzeme hatalarından kaynaklandığını, müvekkili davacının davalının talep ettiği tüm imalat montaj, boya ve ek işçilikleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, yapılan iş ve ek imalatlara ilişkin olarak 1.082.196,00 TL bedelli e-fatura davalı şirkete düzenlenmiş ve gönderildiğini, davalı şirket tarafından söz konusu faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2026/2588 E sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının kötü niyetli olarak mal varlığını üçüncü kişilere devretme şirket içi boşaltma, banka hesaplarını azaltma veya tahsil kabiliyetini ortadan kaldıracak işlemler gerçekleştirme ihtimalini somut ve ciddi hale getirdiğini, yargılama sürecinin uzunluğu dikkate alındığında dava sonunda hüküm alınsa dahi davalının mal varlığını kaçırması halinde kararın fiilen uygulanama hale gelmesi kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin haklı alacağına ulaşmasının imkansız hale geleceğini iddia ederek davanın kabulü ile , davanın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalı tarafından icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline" karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2026/509 Esas sayılı dosyasından verilen 01.07.2026 tarihli ara kararı ile özetle; "İİK md 257 vd hükümlerinde ihtiyati haciz isteminin koşullarının açıklandığı, davaya dayanak olarak sunulan kayıtların içeriği, gerekse dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir şekilde yaklaşık ispat kurallarına uygun delillerin bu aşamada dosyada tespit edilemediği, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu hali ile ihtiyati haciz isteminin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; "Yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu" ifade ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. DEĞERLENDİRME: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz taleplerinin reddi ara kararının istinafı bakımından yapılan incemede; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. ” hükümleri yer almaktadır. Somut olayda davacının talep ettiği alacağın yargılamayı gerektirdiği, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" verilerinin, dolayısıyla ihtiyati haciz yasal koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/509 Esas sayılı dosyasından verilen 01.07.2026 tarihli ara kararının,kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden, alınması gereken 1.206,00 TL ihtiyati hacze ilişkin istinaf karar harcından peşin alınan 732,00 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 474 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 29.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.