Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1158 E. 2026/1137 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1158
Karar No
2026/1137
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1158

KARAR NO : 2026/1137

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/06/2026 (Ara Karar)

NUMARASI : 2026/500 Esas

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil

KARAR TARİHİ: 16/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile ; müvekkili lehine verilmiş Yargıtay bozma ilamı ve mahkeme kararlarına rağmen kooperatife ait ...'de bulunan ... Blok ... numaralı bağımsız bölümlerin hukuka ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı şekilde üçüncü kişilere devredildiğini, genel kurulun bu devirlere dayanak yapılan kararının mahkemece butlanla hükümsüz sayıldığını, yüklenici şirketin taşınmazlar üzerinde hak kazanamadığının tahkim ve yargı kararlarıyla tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların yeniden üçüncü kişilere devredilmesi halinde telafisi güç zararlar doğacağını belirterek öncelikle taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, akabinde davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Sınırlı Sorumlu ...Kooperatifi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 12/06/2026 tarihli ara kararı ile; " ...Dava; tapu iptal tescil davası olup taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık olduğu, iddiaların ispatı için davacı vekilinin dava dilekçesinde açıklayıcı beyanlar ve iddianın ispatına ilişkin delillerin nerelerden toplanacağına ilişkin beyanlar sunduğu, uyuşmazlığın neticesi dinlenecek taraf tanıkları, toplanacak taraf delilleri , bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağı, davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacağından, ancak dava tapu iptali ve tescil istemli taşınmazın aynına ilişkin olup dava konusu taşınmazın devredilmesi ve elden çıkarılması durumunda ileride telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkabileceği, verilebilecek hükmün infaz kabiliyetinin de ortadan kalkabileceği ve davacının hak kaybına uğrayabileceği ihtimal dahilinde olduğundan, davanın niteliği somut olayda HMK'nun 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin şartları oluşmuş olup, HMK’nın 392. maddesinde tedbire karar verilirken talepte bulunandan teminat alınması gerektiğinden, dava dilekçesinde belirtilen dava değeri miktarı teminat karşılığında (yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde dava konusu taşınmazın dava tarihindeki harca esas gerçek değeri tespit edildiğinde teminatının arttırılması hususu değerlendirilebileceğinden) gerekçesiyle" davacı vekilinin tedbir talebinin takdiren dava değerinin tamamı (60.000,00 TL) teminat karşılığında KABULÜ ile, teminat yatırıldığında ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak; İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 3 parselde bulunan ... Blok ... no.lu bağımsız bölümlerin davalılar adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir şerhinin işlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Davalılar ...vekili ile İhbar olunan ...Kooperatifi vekilinin sunmuş olduğu istinaf dilekçelerinde; yerel mahkemece dava değeri ve harç dengesi gözetilmeksizin tesis edilen ölçüsüz tedbir kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, . tapu kayıtları celp edilmeden ve yaklaşık ispat koşulu oluşmadan verilen tedbir kararı hukuki güvenliği zedelediğini, davacının seri dava açma alışkanlığı ve hakkın kötüye kullanılması (tmk m. 2) yerel mahkemece dikkate alınmadığını, maddi vakıalar bakımından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, TMK m. 1023 uyarınca tapu siciline güven ilkesi istinaf denetiminde esas alınması gerektiğini, sözleşmelerin nispiliği ve yüklenici ile olan iç ilişkinin davalılara yansıtılamayacağını ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Dava; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil istemine ilişkin olup uyuşmazlık; davaya konu taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlemesine yönelik verilen ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

6100 Sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341'inci maddesine göre, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” Söz konusu maddenin gerekçesinde de değinildiği üzere, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin geçici hukukî koruma taleplerinin kabulü hâlinde itiraz imkânı bulunduğundan, önce bu yola (itiraz) başvurulması gerekli olup, ancak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür.

Nitekim HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde de ihtiyati tedbir konusu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 394/1. maddesinde "karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir" denilmek suretiyle, bu durumda öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz yolu öngörülmüştür.

HMK'nın 394/4.maddesinde, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlığı altında "İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir." 394/5 maddesinde de, "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." düzenlemesi mevcuttur.

Dava konusu somut olayda bir kısım davalılar ile ihbar olunan kooperatif tarafından gıyabında verilen ihtiyati tedbir kararı doğrudan doğruya istinaf edilmiştir. İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu mümkün olup, ihtiyati tedbirin kabulü halinde aleyhine ihtiyati tedbir verilen tarafın itiraz hakkını kullanmadan doğrudan doğruya tedbir kararını istinaf konusu etmesi hukuken mümkün olmayıp bu karara karşı istinaf yolu kapalı bulunmaktadır. Davalı taraf ihtiyati tedbire itiraz üzerine bu itirazın reddi halinde kanun yoluna müracaat edebilecekken dava konusu somut olayda doğrudan doğruya ihtiyati tedbir kararının aleyhine ihtiyati tedbire hükmolunan davalı tarafça kanun yoluna müracaat hakkı bulunmamaktadır. Diğer yandan ihbar olunan Kooperatif dosyanın tarafı olmadığı gibi söz konusu taşınmazlara davalılar adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin engellenmesi hususunda tedbir konulduğundan ihbar olunan kooperatifin istinaf hakkı bulunmamaktadır

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 394/1 maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu tüketilmeden istinaf yoluna başvurulamayacağından, bir kısım davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352/1.ç bendi, ihbar olunan kooperatifi vekilinin istinaf hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK 352/1.b bendi uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-İhbar olunan kooperatifi vekilinin istinaf hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK 352/1.b bendi uyarınca USULDEN REDDİNE,

3-Davalı ve ihbar olunan kooperatif tarafından eksik olarak yatırılan 2.002,00 şer TL istinaf başvuru harcının davalı ve ihbar olunandan tahsili ile Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının istem halinde davalı ve ihbar olunana iadesine,

4-İstinaf yargılaması için davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1158, K. 2026/1137, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1158-e-2026-1137-k-d83d69b0525a