Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1719 E. 2026/24 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1719
Karar No
2026/24
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1719 - 2026/24 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1719 KARAR NO : 2026/24

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/50 D.İş., 2026/50 K. TALEP EDEN : VEKİLİ : Av. KARŞI TARAF : 1 - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 - DAVA : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 22/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Talep eden vekili özetle: Taraflar arasında inşaat malzemelerinin temini ve iş makinelerinin kiralanması konusunda 01.08.2025 tarihli “Malzeme Temin Sözleşmesi” ile 01.08.2025 tarihli “İş Makinesi Hizmet Alım Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkilinin söz konusu sözleşmeler çerçevesinin üstlendiği edinimlerini eksiksiz ve zamanında ifa ettiğini, asıl alacak ve fer’ileri dahil olmak üzere toplam 5.109.232,24-TL alacak yönünden borçlu şirketlere ait olan tutarın menkul ve gayri menkul malları ile üçüncü kişilerin nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Talep dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmemiştir. İlk derece mahkemesince 05.03.2026 günlü karar ile ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulü ile 3.434.107,52 TL'lık alacağın tahsilini teminen borçluların borca yeter miktardaki taşınır- taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Karşı taraf şirketler vekili itiraz dilekçesinde özetle; Talep eden tarafın muaccel veya vadesi gelmemiş herhangi bir alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketlerin alacaklı konumunda olduğunu, tek taraflı ve eksik evrak sunulduğunu, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşmediğini, isteme konu borç-alacak konusunun yargılamayı gerektirdiğini, müvekkilinin mal kaçırma ihtimalinin bulunmadığını belirterek yerel mahkemece alınan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince ".......muteriz borçlular vekilinin ihtiyat hacze itiraz tarihi itibariyle icra takibi başlatılmış olduğundan, borçlular vekilinin itirazı ile ilgili olarak Mahkememizin görevsizliği ve İcra Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek itirazın reddine....." karar verilmiştir. Karşı taraf şirketler vekili istinaf dilekçesinde özetle:, İhtiyati hacze itiraz konusunda görevli mahkemenin kararı veren mahkeme olduğu, esas icra takibine 18.03.2026 tarihinde geçildiği, mahkeme kararının bu yönü ile de hatalı olduğu, müvekkilerinin ihtiyati haciz talep edene borçları olmadığı gibi aksine müvekkillerinin ihtiyati haciz talep edenden alacaklı durumda olduğu, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının da gerçekleşmediği, talebe konu borç-alacak ilişkisinin yargılamayı gerektirdiği, ortada muaccel hale gelmiş bir alacak olmadığı, müvekkilinin mal kaçırma gibi bir ihtimalinin de bulunmadığı, yalnızca ihtiyati haciz kararı alabilmek maksadıyla ileri sürülen bu haksız ve dayanaksız iddialara itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/50 D.iş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararına itiraz taleplerinin reddine dair 16.04.2026 tarihli ek kararın kaldırılması, 05.03.2026 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılması talepleri nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, İİK 257 v.d.m. gereğince ihtiyati haciz karar verilmesi istemlidir. Dosyanın incelenmesinde; ihtiyati haciz kararının 05.03.2026 tarihinde verildiği, ihtiyati haczin uygulanma tarihinin 16.03.2026 olduğu, itiraz tarihinin ise 17.03.2026 olup, esas hakkında icra takibine 18.03.2026 tarihinde geçildiği, bu durumda ihtiyat hacze itiraz tarihi itibariyle başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı anlaşılmıştır. İİK 265/1.madddesi; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." hükmünü haizdir. Yapılan inceleme sonucunda, yerel mahkemece İİK 265/1.maddesi uyarınca, başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından, süresinde verilen itiraz dilekçesi incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle mahkemenin görevsizliği yönünde kararı verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle itiraz eden şirketler vekilinin bir kısım istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)İtiraz eden şirketler vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.a.6 madde gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2026 tarih, 2026/50 D.iş, 2026/50 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-)Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-)İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1719, K. 2026/24, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1719-e-2026-24-k-04cf4d66e13a