Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1566 E. 2026/23 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1566
Karar No
2026/23
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1566 - 2026/23 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1566 KARAR NO : 2026/23

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/475 E., 2026/61 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 22/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: taraflar arasında 01.02.2016 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalının ...Hastanesi'nde radyoloji uzmanının yapacağı belirli işlemler için aylık periyotlar halinde hesaplanacak hakediş bedellerini davacıya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, aylık hakedişin nasıl hesaplanacağının ise Sözleşmenin 6.1.maddesinde belirlendiğini, Sözleşmenin 6.2.maddesine göre müvekkili şirket tarafından fatura düzenleneceğini, taraflar arasındaki uygulamada; hak ediş hesaplamalarının davalı şirket tarafından yapıldığını, yapılan hesaplamada hakedişin ait olduğu ayı takip eden ayın ortasında müvekkili şirkete elektronik posta yoluyla bildirildiğini, müvekkili şirketin ise hakedişin ait olduğu ayın son gününe fatura düzenleyerek davalı şirkete verdiğini, müvekkilinin, davalı şirkete duyduğu güven nedeniyle uzun bir süre hesaplamaların doğruluğunu kontrol etmediğini, nitekim davalının 2016 yılı Kasım ayına kadar hakediş hesaplamalarını doğru bir şekilde yaparak müvekkili şirkete bildirdiğini, ancak müvekkili şirket tarafından yapılan kontrolde "2016 yılı Kasım ve Aralık ayları" ile "2017 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları" hak edişlerinin davalı şirket tarafından eksik hesaplandığını, söz konusu aylara ait 34.283,20 TL (31.743,70 TL Hakediş +2.539,50 KDV) hak ediş farkı alacağı bulunduğunu, bu fark için müvekkili tarafından üç adet fatura düzenlendiğini, faturaların da noter kanalıyla davalı şirkete tebliğ edildiğini, faturalara itiraz edildiğini, 52.486,60 TL toplam alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız itirazı üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, gerek hastane gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu'nca düzenlenen MEDULA sistemi kayıtları celp edilip incelendiğinde hakediş alacaklarının eksik olduğunun açık olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,2016 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2017 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin faturaların alacaklı tarafından daha önce düzenlendiğini ve bu kapsamda ödemelerin yapıldığını, eksik alacak olduğu iddiasının haksız olduğunu, 2017 yılı temmuz ve ağustos aylarına ilişkin bedelin ise fazla hesaplandığını, faturaların yeniden düzenlenerek gönderilmesinden sonra ödeme yapılabileceğinin davacıya bildirildiğini, yeniden düzenlenmediği için ödeme yapılamadığını, davacının davayı açmakta kötüniyetli davrandığını, faturaların iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince ".......İlk kaldırma sebebi yönünden yapılan incelemede: 6102 sayılı TTK’nın 18.maddesi uyarınca tacirin, tüm tasarruflarında, ticari iştigalinde basiretli davranması gerektiği ve fakat somut uyuşmazlıkta faturalar kesinleşinceye kadar hukuksal herhangi bir aksiyon almayan davacı tacirin basiretli davranmadığı izahtan varestedir. Diğer kaldırma sebebi yönünden:Mahkememizce kaldırma kararında belirtildiği üzere mali müşavirin de yer aldığı üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi ek raporu ışığında 2017 yılı Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin davacı asıl alacağının 13.851,00 TL olduğu görülmüştür. İcra takibinde istem konusu asıl alacaktır. Takip öncesi işlemiş faiz istemi bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne....." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının Kasım-Aralık 2016 dönemine ait alacağının bulunmadığı, bu hususun BAM kararı ile de sabit hale geldiği, keza 2017 Temmuz-Ağustos dönemine ilişkin alacağının da bulunmadığı, faturaya ve fatura içeriğine itiraz edilmediği, davacının TTK kapsamında tacir olduğu, mahkeme kararının hatalı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında eksik ödendiği iddia edilen bedellerin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 946,16 TL istinaf harcından peşin alınan 732 TL'nın mahsubu ile bakiye 214,16 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1566, K. 2026/23, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1566-e-2026-23-k-20895936d0a1