Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1558 E. 2026/20 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1558
- Karar No
- 2026/20
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1558 KARAR NO : 2026/20 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/243 E., 2025/618 K. DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ...-(e-tebligat) DAVALI : ... TASFİYE MEMURLARI : 1 -... -...-(e-tebligat) : 2 -... -... : 3 -... -... DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) KARAR TARİHİ : 16/09/2026 YAZIM TARİHİ : 16/09/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin Tasfiye halinde ...Kooperatifinde ...No'lu ...'dan hissesini devraldığını, davalı Kooperatifin 27.07.1987 tarihinde Eskişehir Ticaret Siciline tescil edildiğini, son olağan genel kurul toplantısının 2017 yılında yapıldığını, 8 yıldan bu yana olağan genel kurul toplantısı yapılmayan davalı kooperatifin yönetim kurulu ve denetim kurulu görev süreleri sona ermiş olup imza ve temsil yetkilerinin kalmadığını ileri sürerek davalı ... Kooperatifinde 8 yıldır genel kurul toplantısı yapılmamış olup davalı kooperatife kayyum atanmasının koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin kendisi dışında neredeyse tüm üyeler, ferdileşme sonucu tapularını alarak bir konut sahibi olmasına rağmen müvekkilinin halen tapusunu alamadığını, davalı Kooperatifin hem organ eksikliği konusunda hem de amaçlarını gerçekleştirme konusunda bir hayli başarısız olup bunun önüne geçmek açısından davalı kooperatife kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kooperatif tasfiye memurları özetle: Davalı kooperatife atanan tasfiye memuru ... 10.09.2025 tarihli duruşmadaki beyanında; tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini, pandemi nedeniyle tasfiye işlemlerinin tamamlanamadığını, kooperatif elinde kalan tek taşınmazın üzerinde de icra hacizleri bulunduğunu, toplantı için üyelerin bir araya getirilemediğini, gelinen aşamada tasfiyenin devam ettiğini belirtmişlerdir. İlk derece mahkemesince "...Davalı kooperatifin genel kurulunun yapılamadığı ve organsız kaldığını için kayyım atanması istemi ile huzurdaki dava açılmış ise de 16/07/2017 tarihli genel kurulda 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi ve süresiz olarak tasfiye kurulu üyesi süresi olarak görev verilen ve halen görev süresi dolmamış olan tasfiye kurulu üyelerinin 1163 sayılı kanunun 81 mad hükmü gereği tasfiye kurulu üyelerinin tasfiye işlerinin biran önce bitirilmesi için çalışmakla yükümlü oldukları, yine TBK 513/2.maddesi gereğince yönetim ve tasfiye kurulunun kooperatife yeniden yönetim ve tasfiye kurulu üyeleri seçilinceye kadar görevlerini ifa ile yükümlü oldukları, tasfiye kurulu üyelerinin duruşmadaki beyanlarında da görevlerini yerine getirmeye devam ettiklerini beyan ettikleri anlaşıldığından; kanunun istisnai bir çözüm olarak belirlediği yönetim kayyımı atanmasından önce; yönetim kurulu asil veya yedek üyelerinin genel kurulu toplantıya çağırması gerekirken, davalı kooperatifin hali hazırda organ boşluğunun bulunduğuna dair ispata yeterli delil ve belgelerin olmadığı, dolayısıyla davalı kooperatife yönetim kayyımı atanması gerektiğine ve yasal koşulların oluştuğuna dair davacının iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılarak davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece delillerin eksik incelendiği, kooperatifi temsilde organ boşluğu bulunduğu, tebligatın dahi zorlukla yapılabildiği, kooperatifin amacını gerçekleştiremediği, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatife kayyım atanması istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.16/09/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...