Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1517 E. 2026/21 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1517
- Karar No
- 2026/21
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1517 KARAR NO : 2026/21
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/1097 E., 2025/1057 K. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... TASFİYE MEMURLARI : 1 -... -... : 2 -... -... : 3 -... -... DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/09/2026 YAZIM TARİHİ : 16/09/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalıya müvekkilinin yapmış olduğu hizmet ve işletme giderleri karşılığı yaptığı harcamalardan hissesine isabet eden bedelin ödenmesi yönündeki tüm girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/64057 Esas sayılı dosya ile ilamsız takip başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu. davalının itirazının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu belirterek borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Alacak iddiasının yanlış hasma yöneltildiğini, müvekkili kooperatifin davacı kooperatifin üyesi olmadığını, davacı tarafından sağlandığı iddia olunan hizmetlerinden tasfiye halindeki kooperatif değil, maliklerinin yararlandığını,... Site İşletme Kooperatifinin bir işletme kooperatifi olduğunu, davacının herhangi bir alacak iddiasının da ancak yararlanma şartına bağlı olduğunu, dolayısıyla davacının alacak iddiasının da muhatabının müvekkili tasfiye halindeki kooperatif değil hizmetlerden yararlananlar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "..... kooperatifin amacını tamamladığı, Davacı işletme kooperatifinin...Yerleşkesinin Onaylı İmar Planına göre; tüm konut ve iş yeri imar adalarının maliki durumunda bulunan ; gerçek kişiler, konut yapı kooperatifleri ile site yönetimlerini oluşturan kat maliklerinin sosyal, sulama suya, kanalizasyon arıtma, taşkından koruma, çevre koruma ve güzelleştirme ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş bir kooperatif olduğu belirtilmiş, tüm bu faaliyet amacının site yönetimlerini oluşturan kat maliklerinin ihtiyacını karşılamak amacına yönelik olduğu, bunların tamamının tasfiye halinde bir konut yapı kooperatifinin değil de Kat Mülkiyeti Kanununa göre kat maliklerinin ihtiyacını karşılayan bir amaca ve faaliyeyete sahip olduğunu göstermekte olup tasfiye halinde bir kooperatifin amaç ve faaliyeti ile bir ilgisinin bulunmadığı, Tasfiye halindeki bir yapı kooperatifinin bu tür ihtiyaçlarının bulunmadığı, Site yönetimine geçilmiş, kat mülkiyeti kurulmuş, yönetim planı yapılmış ve tapuya tescil edilmiş bir yerleşim yerinde site yönetimlerini oluşturan kat maliklerinin sosyal, sulama suya, kanalizasyon arıtma, taşkından koruma, çevre koruma ve güzelleştirme ihtiyaçlarını karşılanması ihtiyaçları için muhatap tasfiye halinde konut yapı kooperatifi değil, Kat Mülkiyeti Kanununa göre oluşturulan site yönetimi ve yöneticisi olduğu, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün yazısında ...nin 17/05/2018 tarihinde tescil edilen 28/04/2018 tarihli genel kurula göre tasfiyeye girdiği, tasfiye kapanışına ilişkin kooperatif dosyasında herhangi bir evraka rastlanmadığı böylece tasfiye sürecinin devam ettiğinin anlaşıldığı, 2018 yılında tasfiyeye giren, 2019 yılında site yönetimine geçen ve o tarihten sonra Kat Mülkiyeti Kanununa göre oluşturulan site yönetim planına göre yönetilen siteye 2022 yılında verilen veya verildiği belirtilen hizmetin bedelinin tasfiye halinde yapı kooperatifinden istenemeyeceği, bu kapsamda Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı gözetilerek (Yargıtay 11. HD. 09.10.2007-8653/12603)Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davalı kooperatifin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tasfiye sürecinin tammlanmadığını, hizmetten faydalananların bu kooperatifin üyeleri olduğunu, site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, yerel mahkeme kararının yasal dayanaktan yoksun olup kaldırılması gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat alacağı nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 16/09/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...