Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1564 E. 2026/2353 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1564
- Karar No
- 2026/2353
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1564 KARAR NO : 2026/2353 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2026 NUMARASI : 2025/333 Esas, 2026/135 Karar
DAVACI : ... -TCK NO:..., ... VEKİLİ : Av. ..., [16341-43681-70691] UETS DAVALI : ... -... DAVANIN KONUSU : Kooperatife Kayyım Atanması/Olağanüstü Genel Kurula Çağrı İzni
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/09/2026 YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/333 esas ve 2026/135 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, kooperatife kayyım atanması, olmadığı takdirde olağanüstü genel kurula çağrı için izin verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı kooperatifin kurucu ortaklarından olduğunu, kooperatifin kurulduğu 2012 yılından bu yana ilk genel kurul dahil hiçbir genel kurulu yapamadığını, halen kurucu ortakların bir kısmına ulaşılamadığını, geçici yönetim kurulunun görev yapamadığını, bu sebeple kooperatifin fiilen faaliyetine başlayamadığını ve organlarının oluşmadığını, aynı bölgede başka bir sulama kooperatifi kurulmasına da izin verilmediğini, bu sebeple bölge halkının mağdur olduğunu belirterek organsız kalan kooperatife 4721 sayılı TMK'nın 427. maddesi uyarınca kayyım atanmasına, bunun mümkün olmaması halinde ise 6102 sayılı TTK'nın 410/2 maddesi uyarınca genel kurula çağrı için yetki ve izin verilmesine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı kooperatifin geçici yönetim kurulu üyesi ... davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca genel kurul toplantısına çağırma izni verilmesi istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 44. maddesinde, kooperatiflerde ortakların genel kurulu toplantıya çağırabilme koşulları ve çağırma usulü düzenlenmiştir. Yine davalı kooperatif anasözleşmesinin çağrıya yetkili organlar başlıklı 27. maddesi, genel kurul, yönetim kurulunca toplantıya çağrılır. Gerekli hallerde denetim kurulu, kooperatifin ortağı bulunduğu üst birlik ve tasfiye memurları genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Genel kurul yukarıdaki şekilde toplanamadığı takdirde Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca toplantıya çağrılabilir. Ayrıca, 4 ortaktan az olmamak kaydıyla toplam ortak sayısının 1/10'unun isteği halinde, genel kurul 10 gün içinde yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılır. Bu başvurunun, müştereken ve noter tebligatı ile yapılması gerekir. Yönetim kurulunca bu isteğin zamanında yerine getirilmemesi ve sırasıyla denetim kurulu, kooperatifin ortağı bulunduğu üst birlik ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na aynı şekilde yapılan başvurulardan da bir sonuç alınamaması durumunda, istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak genel kurulu bizzat toplantıya çağırma izni alabilirler, hükmüne haizdir.(bkz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2012/6965 Esas, 2013/3954 Karar sayılı kararı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı kooperatifin kurucu ortaklarından altısının ve geçici yönetim kurulu üyelerinin de ikisinin halen sağ olduğu, geçici yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin halen devam ettiği, kooperatife kayyım atanamayacağı, ayrıca ana sözleşmenin 59. maddesinde genel kurula çağrı usulünün belirlendiği, davacı ve diğer ortaklar tarafından öncelikle mezkur maddeye göre çağrı usulünün denenmesi, sonuç alınamadığı takdirde dava açılması gerektiği, bu sebeple davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2--492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı ve 2.002,00.TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.734,00.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.21/09/2026
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır