Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1893 E. 2026/1340 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1893
Karar No
2026/1340
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

18. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1893

KARAR NO : 2026/1340

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/07/2026 (Ara Karar)

NUMARASI: 2026/568 Esas

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı ... tarafından incelendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... işletmesi davacı müvekkil şirket tarafından yürütülmekte olduğunu, davalı borçluya ait ...plakalı araçlar ile 29.09.2025 - 08.12.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkanı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla tarihinde icra takibi başlatılmış olup, davalı borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini ancak davalı borçlu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle davalının tüm mal varlığı üzerinden borca yetecek kadar olan kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince 02/07/2026 tarihli ara kararla; "...1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "...... ve ... işletmesi Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütülmektedir. Davalı borçluya ait ... ve ... işletmesi Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütülmektedir. Davalı borçluya ait ... plakalı araçlar ile 29.09.2025-08.12.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapılmıştır. Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde, geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkanı verilmekte ise de, anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edilmiştir.

Geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine Müvekkil Şirket tarafından Davalı-Borçlu aleyhine .... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olup, davalı borçluya ödeme emri tebliğ edilmiştir.

Ancak Davalı-Borçlu dosyaya itiraz etmiş ve ilgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı ile duran icra takibine karşı icra takibinin devamı için ihtiyati haciz talepli İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2026/568 E.sayılı itirazın iptali dava yoluna başvurulmuştur. İİK'nın m. 257/1. fıkrasın kapsamında, ihtiyati haciz şartlarından ilki olarak söz konusu alacağın para borcu olması gereklidir. Bu borcun rehinle teminat altına alınmamış olması aranan ikinci şarttır.

Son olarak borcun muaccel yani vadesinin gelmiş olması aranmaktadır. Bu halde müvekkil şirket ihtiyati haciz talebi için, yalnız para alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmesi yeterlidir. Bunun dışında başka hususların ispat edilmesine gerek yoktur. İİK m.257 ve devamındaki metni incelendiğinde, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ''alacağın yargılamayı gerektirmesi '' şeklinde kanunda açıkça bir koşul öngörülmemiştir.Bu anlamda ilgili belgeler incelendiğinde, müvekkil şirketin işletiminde olan özel otoyolun davalı tarafından geçiş ücreti ödemeden kullanıldığı ve giriş çıkış yapılan mesafeye ait geçiş ücreti miktarı açıkça görülecektir. Bu suretle müvekkil şirket tarafından sunulan delil olarak sunulan belgelerin para borcunun varlığını da ispatlayacaktır.

Görülmektedir ki, yerel mahkeme tarafından yapılan denetimin, kanıtlar yönünden değerlendirme içeren adil yargılanma yönünden elverişli olarak incelenmediği tespit edilecektir. Müvekkil şirket 6001 sayılı kanun 30.maddesi gereğince, özel otoyolların ihlalli geçiş ile ilgili bilgilendirme zorunluluğuna sahip değildir. Bu nedenle ihlalli geçiş yapılmasının akabinde, geçiş tarihinden sonraki 15 gün içerisinde geçişlerin ödenip ödenmediği ya da ihlalli olarak yapılan geçişlerin takibi araç sürücüleri tarafından yapılmalıdır. İhlal tarihinden 15 gün sonra ise , ödenmesi gereken ihlali geçiş ücretinin muayyen süre içerisinde ödenmediği takdirde; bir bildirim, ihtar veya tebligata gerek olmaksızın TBK m.117/2 hükmü neticesinde vadesi gelmiş ve ödenmesi gereken borç muaccel olacaktır.

Bu nedenle ihtiyati haciz talebi şartlarından olan borcun muaccel olduğu da ortaya konulmuştur. Yukarıda ayrıntılarıyla yer verildiği üzere, yerel mahkemenin kararı usul ve yasayla bağdaşmamaktadır. Öncelikle ara kararın yasal koşullarının mevcut durumda bulunması nedeniyle kaldırılması gerekmektedir. Kamu düzenini bozacak şekilde, yapılan salt teknik bir değerlendirme ile talebin reddedilmesi hukuk düzeni tarafından korunmayacağı evrensel bir hukuk kuralıdır.

Tüm bu anlatımlar ışığında, ihtiyati haciz talebi için gerekli olan yasal koşulların İİK madde hükmü gereğince var olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan bilgiler ve sunulan belgeler doğrultusunda hukuka uygun mahiyette talep edilmiş ve şartları gerçekleşmiş olan ihtiyati haciz talebin kabulünün gerektiği kuşkusuzdur. İş bu nedenle müvekkil şirket, borçlunun uhdesinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Hukuki ve maddi olgular nedeniyle, talep konusu ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi yerinde olmayıp kararın istinaf incelemesi ile kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. ..." gerekçeleriyle ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılarak talep edilen ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.

Dava,... ve ... işletmesi davacı şirket tarafından yürütülmekte olduğu, davalı borçluya ait ...plakalı araçlar ile 29.09.2025 - 08.12.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığı iddiası nedeniyle ödenmeyen geçiş ücreti için ihtiyati haciz talebine ilişkindir.

2004 s.İİK.nun 257.m.sinde ihtiyati haciz şartları;" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlenmiştir.

2004 s.İİK.nun 257.m.sinde sayılan İhtiyati haciz şartları muacceliyet şartı yönünden bulunmadığından,ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı istinaf talebi yerinde değildir

Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,

2.Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından alınmasına yer olmadığına,

3.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,

4.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 01.10.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1893, K. 2026/1340, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1893-e-2026-1340-k-4a2f9d5e8797