İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/958 E. 2026/587 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/958
- Karar No
- 2026/587
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/958 Esas KARAR NO : 2026/587
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazanın, düz yolda "arkadan çarpma" şeklinde gerçekleştiğini "KTK m.84/1-d) Arkadan çarpma" asli kusurlu sayıldığını, mahkeme aksi kanaatte ise rapor alınması mümkündür ancak dosyadaki delil durumu kusur yönünden tartışmasızdır. 24.01.2025 tarihli trafik kazasında müvekkili olduğu şirkete ait 2017 model, ... marka model ... plakalı aracın hasara uğradığını, karşı tarafın davalıya ait ... plakalı araç kazada tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararının tazmini için, davalının ZMSS (trafik) ve İMM (ihtiyari mali mesuliyet) poliçelerini tanzim eden ... SİGORTA AŞ Nezdinde hasar dosyası mevcut olup sigortacıdan değer kaybı taleplerinin devam ettiğini, ancak araç mahrumiyet bedelinin, teminat dışı olması sebebiyle, araç maliki olan davalıdan tazmininin gerektiğini, sigorta şirketi teminatının tükenmesi veya bir başka nedenle sigorta şirketinden zarar tazmin edilemezse, kusurlu aracın maliki olarak davalının hasar ve değer kaybı tazmini sorumluluğu da devam etmekte olup fazlaya ilişkin haklarının her halukarda saklı olduğunu, araç mahrumiyet bedeli, kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın serviste geçireceği makul sürede araçtan mahrum kalınan süre sebebiyle uzman bilirkişinin yapacağı inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, burada hesaplanan tutarın, müvekkil şirketin kaza sebebiyle uğradığı gerçek zarar olup kusurlu aracın işleteni Karayolları Trafik Kanunu gereği kusursuz sorumlu olduğundan Türk Borçlar Kanunu haksız fiil hükümleri gereği müvekkili olduğu şirketin bu aracın kullanılmamasından doğan mahrum kalma zararını karşılamak zorunda olduğunu, müvekkili olduğu şirkete ait aracın ticari araç olması sebebiyle, bu araçtan mahrum kalınan sürede yüksek düzeyde zararları söz konusu olduğunu beyanla dava dilekçesinde arz ve izah edilen nedenlerle; davalının maliki bulunduğu aracın sürücüsünün kazanın oluşunda asli ve tam kusurlu ve hukuka aykırı bir sekilde müvekkili olduğu firmanın aracına çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet vererek araçta maddi hasar oluşmasına, aracın onarım ve tamir için servise çekilerek müvekkil şirketin araçtan mahrum kalmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, tüm bu nedenlerle mahrum kalınan günler için, muadil bir aracın günlük kiralama bedeli esas alınarak hesaplama yapılması ve davalı tarafça olusan zararın karşılanmasının gerektiğini, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle dava asliye ticaret mahkemesinde ikame edilmiş olup dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, anlatılan tüm bu nedenlerle şimdilik öncelikle itirazın 30.000,00 TL yönünden iptalini, haklı davanın kabulünü, .... İcra Dairesi'nin 2025/... sayılı icra dosyasında, davalının itirazının şimdilik 30.000,00 TL yönünden iptaline, icra takibinin devamına, kötü niyetli olarak takibin durmasına neden olan davalının aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ile talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle meydana gelen kazada müvekkilin kusurlu olduğu yönündeki iddiayı kabul etmediklerini, davacının kendisinin kural ihlali yaparak kazaya sebebiyet vermiş olduğunu ve müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, bir an için müvekkilin sorumlu olduğu düşünülse dahi meydana gelen kazanın ve hasarın boyutu değerlendirildiğinde gerçek araç mahrumiyet bedelinin icra takibi ile müvekkilden istenen miktardan ve bu dava ile öne sürülen bedelden çok daha az olduğunu, zira bu kaza nedeniyle davacıya ait aracın olağan tamir süresinin 2 günü aşmasının mümkün olmadığını, bu yüzden dava dilekçesi ekinde sunulan servis faturasının da gerçeği yansıtmadığını, meydana gelen kaza ile orantısız rakamlara tekabül eden tamir masrafları öne sürüldüğünü, davacı tarafından dosyaya eksper raporunun da dosyaya sunulmamış olup, sigortalar arası kabule göre olağan tamir süresinin kaç gün olduğuna yönelik herhangi bir tespiti bulunmadığından bilirkişi görüşüne ihtiyaç duyulduğunu, kabul etmemekle birlikte davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi davacı tarafından istenen faizin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle faize de itiraz ettiklerini ve cevap dilekçesinde anlatılan tüm sebeplerden ötürü öncelikle davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasıdır. Dava konusu ... ve ... plakalı araçların eski-yeni malik bilgilerinin UYAP üzerinden sorgulanarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Otomotiv A.Ş.'den ... plakalı aracın servis kayıtları celp edilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... ve ... plakalı araçlara ilişkin hasar - tramer kayıtları UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu'nden 2025.E... sayılı başvuru dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, hasar dosyasının celp edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan 21/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın olan kazada hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edilebileceği 15 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet bedelinin KDV dahil 37.730,00 TLolduğu tespit edilmiş, davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen KDV dahil 37.730,00 TL mahrumiyet tazminatını, davalı sürücünün tam kusurundan dolayı talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: davacının 24/01/2025 tarihinde kazaya karışan ... plaka sayılı aracının tamirde bulunduğu süre için araç mahrumiyet ile değer kaybı zararının işlemiş faizi ile birlikte karşı araç işleteni ve sürücüsünden tahsili amacıyla başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 160.000,00-TL değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, 57.707,58-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 281.457,58-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, davacı tarafından araç mahrumiyet bedeli yönünden 30.000,00-TL üzerinden ikame edilen itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Araç mahrumiyet bedeli; davacının, tamir süresi boyunca aracından mahrum kaldığı ve en az araç kira parası kadar zarara uğradığı ve bu yöne ilişkin zararının işleten ve sürücü tarafından tazmin edilmesi gerektiği açıktır. Mahkememizce alınan 21/07/2026 tarihli makine mühendisi bilirkişiden alınan ve denetime elverişli görülen bilirkişi raporunda dava dışı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, aracın kaza tarihindeki günlük kazanç kaybının 2.725,00-TL olacağı, araçta meydana gelen hasara göre onarım süresinin 15 gün olacağı, zorunlu giderlerin 3.145,00-TL olarak hesaplandığı, buna göre netice olarak davacı zararının 37.730,00-TL olduğu, bilirkişi raporunun kazanın oluşuna göre kusur tespitine, meydana gelen hasarlara uygun olması karşısında hüküm vermeye yeterli ve elverişli olduğu, bilirkişi raporunda araç mahrumiyet zararı 37.730,00-TL olarak hesaplanmış ise de, davanın 30.000,00-TL üzerinden ikame edildiği, taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu miktar üzerinden hüküm kurulacağı dikkate alınarak, davacının kazanın gerçekleşmesinde kusur olmadığı anlaşıldığından bu zarardan davalı işletenin sorumlu olduğu kanaatine varılarak, davacının davasının kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibe 30.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli üzerinden takip talebindeki faiz oranı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, tarafların kusur durumu, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibe 30.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli üzerinden takip talebindeki faiz oranı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 2.049,30-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.433,90-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça sarf edilen 10.265,00-TL tebligat ve bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince Miktar İtibari İle Kesin Olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır