Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1397 E. 2026/1473 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1397
Karar No
2026/1473
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1397 Esas

KARAR NO : 2026/1473 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2026/537 (Derdest Dava Dosyası)

ARA KARAR TARİHİ : 22/05/2026

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 13/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemli dava dilekçesinde özetle; davalı ile yapılan haricen görüşmeler neticesinde davalı şirketin hiçbir suret ile ödeme yapmayacağı anlaşıldığını, bu durumda işbu davalarının kabulü halinde, dava sonunda müvekkilin, davalıdan alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunmakta olup, müvekkil nezdinde geri dönülemez ve telafi edilemez bir zararın doğmaması adına davalı adına kayıtlı bulunan banka hesaplarının, taşınır ve taşınmazların üzerine ihtiyati haciz konulmasını mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 22/05/2026 tarih ve 2026/537 esas sayılı ara kararında;

Talep eden tarafın fatura alacağına dayandığı dikkate alınarak yaklaşık ispat sağlandığı yönünde mahkememizde yeterli kanaat oluşmadığından ve ihtiyati haciz talep edilen hususlar ve alacak iddiası tutarı, borcun muaccel olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden, İİK'nun 257.maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin reddine, ihtiyati tedbir ise yalnızca dava konusu hakkında verilebileceği, ihtiyati tedbir talep edilen şeylerin dava konusu olmadığı, davacının talebinin özünün para alacağına dayandığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının, hukuki nitelendirme hatası ve yaklaşık ispat koşulunun hatalı değerlendirilmesine dayandığını, alacağın fatura ile yaklaşık olarak ispat edildiğini, Mahkemece, ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu hakkında verilebileceğini, davacının talebinin özünün para alacağına dayandığını belirterek tedbir talebini reddettiğini, para alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda ana geçici koruma yolunun ihtiyati haciz olduğunu, ancak yerel mahkemece, bu tespiti yaparken ihtiyati haciz talebinin reddi gerekçesini de aynı mantıkla kurduğunu, yapılması gereken, öncelikle para alacağına ilişkin talebin ihtiyati haciz yönünden değerlendirilmesi, akabinde ihtiyati tedbir talebinin ise haciz kapsamında mümkün olan koruma araçları çerçevesinde, özellikle muhafaza ve üçüncü kişilere devrin önlenmesi bakımından ayrıca değerlendirmesi gerektiğini, geçici hukuki koruma araçlarını birbirinden ayrıştırırken somut olayın niteliğine uygun bir değerlendirme yapmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talepli davada alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İİK'nın 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.

HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı yasanın 390/3 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacı tarafından takibin dayanağı faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ve bedelinin ödenmediğini ileri sürerek alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesini talep etmiş ve talep ekinde fatura ve whatsapp yazışmaları sunmuş ise de, sunulan belgeler ve davalı savunması dikkate alındığında bu aşamada muaccel alacak ve miktarının yaklaşık olarak ispatlanmadığı, ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği ve davalının malvarlığının uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece koşulları oluşmayan ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1397, K. 2026/1473, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1397-e-2026-1473-k-e75c9f1c225f