Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1385 E. 2026/1748 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1385
Karar No
2026/1748
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1385 - 2026/1748 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1385 KARAR NO : 2026/1748

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2026 NUMARASI : 2026/450 Esas (DERDEST)

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali TALEP : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 22/05/2026 ARA KARAR TARİHİ : 02/06/2026 İSTİNAF TALEP TARİHİ : 03/06/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 05/10/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ: 05/10/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2026 tarih ve 206/450 Esas sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile ilgili istinaf karar incelemesinde: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı şirket aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2026/9456 Esas sayılı takip dosyasından başlatılan takibe davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında imzalanan ...Sözleşmesi'ne istinaden müvekkilinin iş görme borcunu ifa edilmiş olup dilekçe ekinde sunulan hak ediş raporları ile ifanın kabul edildiğinin davalı tarafça da doğrulandığını, takibe dayanak belge olan 10.10.2025 tarihli 2.756.198,40 TL bedelli, 06.11.2025 tarihli 1.247.083,20 TL bedelli ve 29.12.2025 tarihli 1.247.083,20 TL bedelli faturaların da bu işe ilişkin olarak kesilerek davalıya verildiğini, davalı tarafça faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, fatura bedelleri ile hak ediş raporlarında tahakkuk tutarı olarak yazan rakamlar karşılaştırıldığında müvekkilinin talep miktarında haklı olup teminat olarak verilen tutarın da iade edilmediğini, müvekkiline ödeme yapılmayarak müvekkilinin sürekli oyalandığını, davalı şirketin İran firması olup savaşı ileri sürerek ve haricen öğrendikleri üzere başka firmalara da borçlarını ödemekten imtina ettiğinden hakkında çok sayıda takip başlatıldığını, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle davalı tarafın ekonomik zorluk içerisinde olup mal kaçırma ve iflastan kaynaklanabilecek zararların önüne geçilmesi için mümkünse teminatsız, aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ 24.06.2026 TARİHLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Öncelikle, müvekkil şirketin yerleşim yerinin İstanbul/Sarıyer olması ve sözleşmenin ifa yerinin yetki kurallarını değiştirmemesi nedeniyle Mahkemenizin yetkisizliğine, dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davacının arabuluculuk sürecinde ileri sürmediği kalemler ve usulüne uygun işletilmeyen arabuluculuk süreci nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı tarafça ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ''Talep, İİK'nun 257.maddesi ve devamı maddelerine dayanan ihtiyati haciz talebine ilişkin olduğuna, İ.İ.K.'nın 257. maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yeddinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı sadece borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir." İİK'nın 258. Maddesi ise; "...alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükümlerini içerdiğine, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından talep dilekçesi ekinde Sözleşme Uzatma Mutabakat Protokolü fotokopisi, İş Yeri Teslim Tutanağı fotokopisi, Zeyilname fotokopileri, Hakediş belgeleri fotokopileri ve bir kısım e-Fatura fotokopileri sunulduğuna, dosyaya sunulan belgeler dikkate alınarak, alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği hususunda mahkemece olumlu bir kanaat hasıl olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 03/06/2025 tarihli istinaf dilekçesinde: Mahkemenin sunulan faturalara istinaden ilgili vergi dairesinden karşılaştırmalı alış satış analizlerini talep ettiğini, davalı tarafın 3 adet faturayı kuruşu kuruşuna alınan mal ve hizmet bedeli olarak ticari kayıtlarına işlediğini, 02.06.2026 tarihinde vergi dairesinden gönderilen cevabi yazıların dosyaya sunulduğunu, ihtiyati haciz için bilirkişi incelemesi beklenmemesi gerektiğini, mal hizmet toplam tutarlarının davalı tarafça kabul ve kayıt edildiğini, arabuluculuk aşamasında sürecin uzatılarak müvekkilin zararına hareket edildiğini, davalı tarafın borcu ödediğine dair bir itirazı bulunmadığını, matbu itirazlar ile enflasyon karşısında paranın değer kaybettiğini, alacağın tahsil edilememe ihtimalinin mevcut olduğunu, haklılığın bilirkişi incelemesi olmaksızın açık olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Sonuç itibariyle: İhtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

DELİLLER : İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, ...yapım işinden (Eser Sözleşmesinden) kaynaklanan alacak, talep ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesidir. İİK. 257 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1)Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2)Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafın ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır. İİK. 257.maddesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden ve alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin yerel mahkeme kararı yerindedir. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğine davacı vekili istinaf talebinin kesin olarak esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-Alınması gereken maktu istinaf karar harcı 732,00 TL olmakla, peşin alınan karar ve ilam harcını karşıladığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 ve 362/1-f bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/10/2026

Başkan Üye Üye Katip

*e-imzalıdır.* *e-imzalıdır.* *e-imzalıdır.* *e-imzalıdır.*

" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1385, K. 2026/1748, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1385-e-2026-1748-k-fbde34063f8c