Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1122 E. 2026/1222 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1122
Karar No
2026/1222
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1122

KARAR NO:2026/1222

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:14/04/2026 tarihli ara karar.

NUMARASI:2025/736 E.

DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

Taraflar arasında görülen genel kurul kararının butlanı ve iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 14.04.2026 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacılar vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ve ...'ın davalı şirketin B grubu imtiyazlı paylarının çoğunluğunu temsil ettiğini, kuruluş aşamasında davalı şirketin pay sahipleri yapısının, % 50'si yabancı ortağa, diğer % 50'si ise (her biri yaklaşık % 16 oranında payı elinde bulunduran) davacılar ile kardeşleri ...'a ait olmak üzere yerli ve yabancı ortaklar arasında oluşturulan bir denge üzerine bina edildiğini, kuruluş ana sözleşmesi gereğince davalı şirketin payları (A) ve (B) olarak iki gruba ayrıldığını ve birinin yabancı ortağa, diğerinin yerli ortaklara ait olan bu paylara yönetim kuruluna aday önerme imtiyazı tanınarak şirket yönetiminde ortakların eşit derecede söz sahibi kılındığını, bir süre sonra ... ile müvekkilleri arasında şahsi birtakım uyuşmazlıklar ortaya çıktığını müvekkillerinin şirket yönetiminden uzaklaştırmak da dahil olmak üzere haklarının ihlal edildiğini, davalının 08.07.2025 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, gündeminin 3. maddesi gereğince toplantı tutanağının 3. maddesi ile ''Ana Sözleşmenin Sermaye Hisse Senetleri ve Hisse Devri başlıklı 6. Maddesinin'' güncellenerek değiştirilmesine, gündeminin 4. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verildiğini, davacıların kararlara muhalif kaldıklarını, alınan kararların yoklukla malul olduğunu, davacıların şirketin (B) grubu imtiyazlı paylarının çoğunluğuna, şirketin toplam sermayesinin yaklaşık %33,3''ünü (%16,6 ..., % 16,6 ...) temsil eden paylara malik olduğunu, bir varsayım olarak sermaye artırımı işleminin tamamlanması için TTK m. 454 hükmünün uygulanmasına ihtiyaç duyulmaması ancak yeni çıkartılan payların imtiyaz içermeyen farklı bir grup pay olarak ihraç edilmesi olasılığında gündeme gelebilir ki bu olasılık kapsamında da hâlihazırda müvekkillerinin (B) grubu hisselerinin çoğunluğuna sahip olduğunun kuşkusuz olduğunu, hal böyle olmasına rağmen hazirun cetvelinde davacıların imtiyazlı payları gösterilmediği gibi sermaye artırım kararının infaz imkânı olmamasına ve bu nedenle sermaye artırımının geçersiz olduğu dikkate alınmadan hazirun cetveli hazırlandığını,mahkeme kararı dikkate alınmadan payların belirlenmesi ve bu sebeple müvekkillerinin paylarının hem eksik gösterilmesi hem de imtiyazlı payları belirtilmeden hazırlanan hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığını, bu hatalı hazirun cetveline göre genel kurul toplantısı yapılmasının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu,hazirun cetvelinin kasti olarak hatalı düzenlenmesi ile oy nisaplarının değiştiğini, bu nedenle alınan tüm kararlar yoklukla malul olduğunu, bu kararların aynı zamanda iptali de gerektiğini, gündeminin 3.maddesinde, ana sözleşmesinde (A) ve ( B ) gruplarına tanınan imtiyazların devam ettiğini içtihat eden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2020/11-722 E, 2022/4 K. sayılı ve 29.08.2012 tarihli sermaye artırımı kararını onayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2021/8051 Esas, 2023/2134 K. sayılı kararı neticesinde ana sözleşmenin 6. maddesinin gerçek ve hukuki duruma uygun hale getirilmesi ile 6. madde, 7. madde ve 10. madde arasındaki bütünlüğün sağlanması amacıyla ana sözleşmenin 6.maddesinin güncellenerek değiştirilmesinin müzakere edilmesi ve onaya sunulması konusunda alınan karara davacıların olumsuz oy kullandığını, muhalefetlerini tutanağa geçirttiklerini, davacıların (B) grubu imtiyazlı payların çoğunluğuna (toplam % 66,7’sine), bu arada şirketin de kuruluş sermayesinin yaklaşık % 33,3'ünü temsil eden paylarına malik olduklarını, 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararda şirket sermayesinin 17.500.000 TL'den 58.500.000 TL'ye yükseltilmesine, artırılan 41.000.000 TL tutarındaki sermayenin ortaklar tarafından karşılanmasına karar verildiğini, şirket sermayesinin ortaklar arasındaki dağılımına payların itibari değeri ve pay adedi itibariyle yer verildiğini, artırılan sermaye karşılığında yeni çıkarılacak payların da imtiyazlı olduğuna, A veya B grubu ya da bazılarının A grubu bazılarının B grubu olarak çıkarıldığına ilişkin bir karara ise yer verilmediğini, bu durum ve TTK m. 339/2-d ve 478 hükümlerine göre payın imtiyazlı pay olabilmesinin ancak esas sözleşmede yazılı olması şartıyla mümkün olması karşısında, sermaye artırımı ile çıkarılan ve sonrasında da ... ve ...’ın ıskat edildiği payların imtiyazlı paylar olmadığını, TTK m. 339/2-d ve 478 hükümlerine göre imtiyazlı paydan bahsedilebilmesi için esas sözleşmede payın imtiyazlı olduğunun belirtilmesinin şart olduğunu, dolayısıyla sermaye artırımı ile çıkarılacak payların imtiyazlı olduğunun kabul edilebilmesi için, artırılan sermaye karşılığında çıkarılan yeni payların da imtiyazlı olduğunun esas sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararında karara bağlanması gerektiğini, artırılan sermayenin tamamının mevcut ortaklar tarafından taahhüt ediliyor olmasının, daha önceki paylar gibi yeni çıkarılacak payların da imtiyazlı olmasını sağlamayacağını, şirkette imtiyazlı pay bulunması, şirkete sonradan yapacağı sermaye artırımlarında yeni çıkaracağı payları imtiyazlı çıkarması yükümlülüğünü yüklemediğini, sermaye artırımı ile çıkarılacak yeni payların, şirketin mevcut sermayesi karşılığında daha önce çıkarılmış olan paylardan bağımsız olup, aralarındaki tek bağlantı pay sahibinin rüçhan hakkını kullanarak üçüncü kişilere nazaran öncelikle yeni payları alma hakkının bulunması olduğunu, bu durumun ise yeni çıkarılacak payların da imtiyazlı olmasını sağlamadığını, davacıların davalı şirkete açtıkları bir çok dava bulunduğunu, bu davalarda davacıların B grubu payların çoğunluğunu oluşturduğunun ve sermaye artırımı kararları ile çıkarılan yeni payların imtiyazlı pay (A ve B grubu) olmadığının hüküm altına alındığını, bu mahkeme kararları dikkate alındığında şirket sermayesinin imtiyazlı A ve B grubu ile artırılan sermayeyle çıkarılan payların ise diğer bir pay grubu olarak üçe ayrılması ve buna göre ''Sermaye Hisse Senetleri ve Hisse Devri'' başlıklı 6.maddesinin düzenlenmesi gerekirken şirket hisselerinin iki grup (A ve B ) olarak düzenlenmesi ve 6.maddenin bu şekilde düzenlenerek tadil edilmesinin kanuna, bahsedilen mahkeme kararlarına, anasözleşmeye, dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin seçiminin TTK m 360'a ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu,davalının, 2019 yılı genel kuruluna kadar şirkette imtiyazlı paylar olmadığını varsayarak genel kurullarını gerçekleştirirken bugün itibarıyla artırılan sermayenin (B) grubu hissesi olduğununun söylenemeyeceğini, durumun bu şekilde açık olmasına rağmen divan başkanlığınca müvekkillerinin (B) grubu hissedarlarının çoğunluğunu oluşturmadığı gerekçesi ile müvekkillerinin önergesini yok saydığını,(B) grubu hissedar olmayan ortakları (B) grubu hissedarı sayarak onların belirttiği adayları (B) grubu hissedarlarının adayıymış gibi oylatarak, müvekkillerinin olumsuz oylarına karşılık diğer ortakların olumlu oyları ile seçtirdiğini, davacıların yönetimden uzaklaştırılmasından sonra yapılan imtiyazlı paylar yok sayılarak yapılan genel kurullardaki diğer kararlar yanında yönetim kurulu üye seçim kararların yargıya taşıdıklarını, davanın müvekkilleri lehine sonuçlandığını, şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıkla 6.maddesinin, müvekkillerinin hakları yok sayılarak değiştirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bu değişikliğe dayalı olarak yönetici seçimi yapılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere B grubu hissedarların çoğunluğunu müvekkillerine ait olduğundan aday önerme hakkının da davacılara ait olduğunu, TTK.nun 360.maddesinin ''"(1) Esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur. Bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz. Bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler saklıdır.(2) Bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır." hükmünü, ana sözleşmenin 7 a) maddesinin ise ''Yönetim Kurulu üyeleri şirketin işleri ve idaresi Türk Ticaret Kanunu , işbu sözleşme hükümleri ve şirket esas mukavelesi uyarınca hissedarlar tarafından seçilen üç (3) kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından icra edilir. Yönetim Kurulu üyelerinin ikisi (2) B grubu hisselerinin çoğunluğunun gösterdiği adaylar arasından ve biri (1) ise A grubu hisselerinin çoğunluğunun gösterdiği adaylar arasından seçilecektir. '' şeklinde olmasına rağmen (B) grubu hissedarlarının çoğunluğunu oluşturan müvekkillerimizin kendilerine tanınmış olan yönetim kuruluna iki aday önerme hakkının kullanılmasının genel kurulca reddedilmesi ve müvekkillerinin önerdiği yönetim kurulu üyelerinin genel kurul tarafından seçilmemesinin açıkça TTK m 360, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturduğundan gündemin 4.maddesi ile yapılan yönetim kurulu üye seçimine ilişkin kararın iptaline karar verilmesinin gerektiğini, gündeminin 3. maddesi gereğince ana sözleşmenin 6. maddesinin tadili ve gündemin 4. maddesi gereğince toplantı tutanağının 4. maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararların açıkça hukuka, ana sözleşmeye, mahkeme kararları ile iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan, kararların uygulanması halinde davacıların kararların icrasının ertelenmesine de karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının 08.07.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan tüm kararların butlanla malul olduğunun tespitine, bu talep yerinde görülmez ise davalı şirketin 08.07.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunun 3.maddesi ile 4.maddesinde alınan kararların icrasının ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince 14.04.2026 tarihli ara kararda özetle; "...Mahkememizce 17/11/2025 tarihli karar ile yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı belirtilerek tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.Red kararına karşı ihtiyati tedbir isteyenler vekilince istinaf yoluna gidilmiş, İstanbul BAM 14 H.D.'nin 27/01/2026 tarih 2026/77 esas 2026/106 karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı istinaf talebinin kabulü ile, istinafa konu ara kararımızın kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf ilamında;"Dava, davalı şirketin 08.07.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti, bu talep yerinde görülmezse TTK'nın 445. maddesi gereğince gündemin 3 ve 4 maddelerinin iptali istemine; istinaf, genel kurulun 3 ve 4. maddelerinin yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 17.11.2025 tarihli ara karara ilişkindirİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 17.11.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekili, davalı şirketin 08.07.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bu mümkün görülmezse 3 ve 4 no'lu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca, davalı şirket genel kurulunda alınan 3 ve 4 no'lu kararların yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece, 17.11.2025 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.İlk derece mahkemesince, TTK'nın 449. maddesi gereğince yönetim kurulu başkanına görüşlerini bildirmek üzere tebligat çıkarıldığı, yönetim kurulu başkanının beyanda bulunmadığı görülmüştür.Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.08.07.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 no'lu ''Ana Sözleşmenin Sermaye Hisse Senetleri ve Hisse Devri başlıklı 6. Maddesinin'' güncellenerek değiştirilmesine, gündeminin 4. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verildiği, davacıların anılan karara karşı olumsuz oy kullandığı, muhalefet şerhinin bulunduğu görülmektedir.Dava dilekçesinde, 08.07.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarının butlanı ve 3 ile 4.maddelerinin iptaline ve bu kararların icrasının geri bırakılması talep edilmiş, bu taleplere ilişkin iddialar ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesi tarafından somut olayda, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.Şirket ana sözleşmesinin 20.09.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen 7. maddesinde B grubu hissedarlara yönetim kurulu üye seçiminde imtiyaz hakkı tanındığı, iki yönetim kurulu üyesinin B grubu hissedarlardan seçileceğini belirtildiği, 14.10.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yer alan ana sözleşme tadil metninde bu imtiyaza yer verilmediği, nisap konusunda TTK'ya atıf yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından bu konuda mahkeme kararları bulunduğu ileri sürülmektedir. İlk derece mahkemesince Ticaret Sicil Gazete örneklerinin celbi ile aydınlatma yükümlülüğü kapsamında genel kurul kararları hakkında iptal hükmü olup olmadığı açıklığa kavuşturularak B grubu hissedarların yönetim kurulu üyesi seçiminde imtiyazlarının devam edip etmediğinin, yürütmesinin durdurulması talep edilen ilgili maddeler yönünden talebin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." denildiği görülmüştür.İstinaf ilamı doğrultusunda 10/03/2026 tarihli ara karar kapsamında davacılar vekiline, davalı şirketin 20/09/2007 tarihli ve 14/10/2011 tarihli ticaret sicil gazetesi suretlerini ayrıca istinaf dilekçesinde bahsi geçen mahkeme kararlarını ibraz etmesi için süre verilmiştir. Davacılar vekili söz konusu ara kararı üzerine 30/03/2026 tarihli dilekçe ve ekine ticaret sicil gazeteleri ile birlikte mahkeme kararlarını sunmuş, dilekçesinde, dilekçe ekinde sunmuş olduğu mahkeme kararları ile ilgili özet yapıldığı ve ;"Müvekkiller, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ... sicil no.su ile 12.09.2007 tarihinde kurulan davalı şirketin kuruluş aşamasında toplam sermayesinin birlikte % 33,3’ü oranında payına sahip olan kurucu pay sahiplerinden olduğunu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi dilekçemizin ekinde sunulmuştur. ( EK-1 Davalı Şirketin Kuruluş Ana Sözleşmesi)06.10.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, müvekkillerin muhalefetine rağmen, şirket ana sözleşmesi müvekkiller dışındaki ortakların birlikte hareket etmesi suretiyle hukuka aykırı şekilde değiştirilip müvekkillerin imtiyaz hakları ihlâl edildiği 10.10.2011 tarihinde tescil edilen batıl nitelikteki ana sözleşme değişikliğine ilişkin ticaret sicil gazetesi ve tescil işleminin iptali için müvekkillerimiz tarafından açılan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/486 E, tarih ve 2019/993 K. sayılı ve 12.12.2019 tarihli ilamı (esas sözleşmenin 7 ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu tarafından onaylanmadığı nedeniyle, infazının olanaklı olmaması” gerekçesiyle davamızın kabulüne karar vererek 06.10.2011 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu madde altında ana sözleşmenin 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 10.10.2011 tarihli tescil işleminin iptaline karar verilmiştir.) ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/11-722 E. Ve 2022/4 K. Sayılı, 18.01.2022 tarihli ilamı dilekçemizin ekinde sunulmuştur. (EK-2 14.10.2011 Yayım Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ve İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararları)29.08.2012 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısı ile 29.08.2012 tarihinde genel kurulun toplanması için karar alındığını, genel kurul çağrısının posta yoluyla yapılmadığını, toplantıdan sonra rüçhan haklarını kullanıp kullanmayacaklarına dair gönderilen ihtarname ile haberdar olduklarını, genel kurulda sermayenin 17.500.000 TL'den 58.500.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğine ilişkin ticaret sicil gazetesi ile bu kararın iptali istemiyle açılan davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/288 Esas, 2021/286 Karar sayılı, 29.11.2012 tarihli kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/8051 E. Ve 2023/2134 K. Sayılı, 06.04.2023 tarihli ilamı ile düzeltme talebine ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5443 E. Ve 2023/7691 K. Sayılı, 26.12.2023 tarihli ilamı dilekçemizin ekinde sunulmuştur. (Ek-3 13.09.2012 Yayım Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ve İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi İlamları) Davalı şirket yönetim kurulunun 09/05/2013 tarih ve 2013/3 sayılı müvekkillerinin bir kısım paylardan dolayı ıskat edilmelerine ilişkin kararın geçersizliğine ve anılan paylara yönelik hak sahipliklerinin devam ettiğinin tespiti istemiyle müvekkillerimiz tarafından açılan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1111 Esas ve 2026/53 Karar sayılı, 22/01/2026 tarihli kararı dilekçemizin ekinde sunulmuş olup dosya istinaf aşamasındadır. (Ek-4, 20.06.2013 Yayım Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1111 Esas Ve 2026/53 Karar Sayılı, 22/01/2026 Tarihli Kararı)... ve ... ile ... Şirketi arasında görülen yönetim kurulunun seçimine ilişkin genel kurul kararlarının iptaline yönelik davalarda;İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (Eski 2012/85 E. Yeni 2015/242 E, 2022/790 K sayılı ve 06.10.2022 tarihli kararı ile ... Şirketin 30.12.2011 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan; Yönetim Kurulu Üyeleri'nin Seçimine İlişkin Kararı, "İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/486 E. 2019/993 K sayılı kesinleşmiş kararı ile tespit edildiği üzere davalı şirketin 02.12.2010 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 6. maddesinin tadili ile grup ayrımı ve imtiyazların kaldırılmadığı bu sebeple 06.10.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan ana sözleşmenin 7.( YK seçimine ilişkin) ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin alınan kararların, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun onayı olmadığı için infaz edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu genel kurul toplantısında da yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar alındığı, alınan karara imtiyazlı pay sahibi davacıların muhalif kaldıkları, dava konusu 30/12/2011 tarihli genel kurul kararının imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunca onaylanmadığı anlaşılmakla ana sözleşmenin 7.maddesine aykırı şekilde alınan kararın iptaline" karar vermiştir. Karar, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olup işbu dilekçemizin ekinde sunulmuştur. (Ek-5, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (Eski 2012/85 E. Yeni 2015/242 E, 2022/790 K Sayılı Ve 06.10.2022 Tarihli Kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1077 E. Ve 2024/6683 K. Sayılı, 23.09.2024 tarihli ilamı ile 17.12.2011 Yayım Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi) İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/345 E. 2024/920 K sayılı ve 05.12.2024 tarihli kararı ile ... Şirketinin 12.08.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 no.lu 2012 yılı bilançosunun onaylanması, 6 no.lu yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 8 no.lu yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ye 10 no.lu şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesi, 12 no.lu müvekkiller hakkında verilen ıskat kararının onaylanması ve 14 no.lu yönetim kurulu üyelerine TK m. 395 ve 396. maddeleri gereği izin verilmesi konusunda alınan kararların iptali isteminden ibarettir. Yargılama neticesinde "Davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 12.08.2013 tarihli olağan genel kuruluna konu 6, 8 ve 14 numaralı kararların iptaline, 5, 10 ve 12 numaralı kararların iptali isteminin reddine" karar verilerek sözleşmeye göre üç kişilik yönetim kurulu üyesinin ikisinin B grubu pay sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçilmesi zorunlu olup, B grubu payların çoğunluğunu temsil edenler tarafından önerilen ...'ın adaylığının reddedilmesi nedeniyle anılan gündem maddesinin iptaline karar verilmiştir. Dosya istinaf aşmasındadır. (Ek-6, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/345 E. 2024/920 K Sayılı ve 05.12.2024 Tarihli Kararı, 03.09.2013 Yayım Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi) İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/566 E, 2022/666 K sayılı ve 17.11.2022 tarihli kararı ile ... Şirketinin 25.02.2016 tarihli 2015 yılına ilişkin Genel Kurulunda alınan; Yönetim Kurulu Üyeleri'nin Seçimine İlişkin Kararı İstanbul 13. ATM'nin 2019/486 esas 2019/993 karar sayılı davada,06.10.2011 tarihli genel kurul toplantısında 3 no.lu madde altında ana sözleşmenin 7 ve 10 maddelerinin değiştirilmesine ilişkin tescil işleminin iptaline karar verildiği , verilen kararın 21.06.2022 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kararda; ortak imtiyazlarının ancak açık bir esas sözleşme değişikliği ile kaldırılabileceği, esas sözleşmenin sermayeyi düzenleyen 6. Maddesinin 01.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile değiştirilmiş ise de, 7 ve 10. Maddelerdeki imtiyaz haklarına ilişkin düzenlemenin korunduğu, daha sonra 06.10.2011 tarihli genel kurulda imtiyaza uygun yönetime katılma haklarını düzenleyen 7. ve 10. Maddelerinin değiştirilmesi kararı sonrasında TTK 389. Madde gereğince imtiyazlı pay sahipleri kurulunun toplanıp kararı onamasının yasal zorunluluk olduğu, böyle bir toplantı ve onama söz konusu olmadığından ana sözleşme değişikliği işleminin kabulünün olanaklı olmadığı gerekçeleri ile 06.10.2011 tarihli genel kurul toplantısının 3 nolu madde altında ana sözleşmenin 7 ve 10 nolu maddelerinin değiştirilmesine ilişkin tescilin iptaline karar verilmiştir. Dosya istinaf aşamasında olup ilgili evraklar, işbu dilekçemizin ekinde sunulmuştur. (Ek-7, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/566 E, 2022/666 K sayılı ve 17.11.2022 Tarihli Kararı )Yine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2022/896 E. Ve 2025/437 K. Sayılı, 29.05.2025 tarihli kararı ile Davalı ... Şirketi'nin 11.10.2022 tarihli 2019 yılı genel kurul toplantı gündeminin 7. maddesi gereğince toplantı tutanağının 5. maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının iptaline,TTK m. 449 uyarınca söz konusu kararın icrasının ertelenmesine,bu çerçevede şirketin yönetiminin bir kayyıma tevdi edilmesi talep edilen davada yapılan yargılama neticesinde "Davalı ... Şirketi'nin 11.10.2022 tarihli 2019 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin 7. maddesi gereğince yapılan 11.10.2022 tarihli Genel Kurul'da toplantı tutanağının 5. maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının İPTALİNE" karar verilmiştir. Dosya istinaf aşamasında olup ilgili evraklar, işbu dilekçemizin ekinde sunulmuştur. (Ek-8, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/896 E. ve 2025/437 K. Sayılı, 29.05.2025 Tarihli Kararı, 09.12.2022 Yayım Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi) İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/287 E. Ve 2022/542 K. Sayılı, 29.09.2022 tarihli kararı ile davalı şirketin 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin yıllık olağan genel kurul toplantısı 03.02.2020 tarihinde gerçekleştirildiğini, toplantıda alınan 3, 4, 5, 7 ve 8 numaralı kararlar kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptali talep edilen davada yapılan yargılama ile "Açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Davalı şirketin 03/02/2020 tarihinde yapılan 2016-2017 ve 2018 yıllarına ait Olağan Genel Kurul toplantısında alınan; 3 nolu yıllık faaliyet raporlarına ilişkin karar olduğu iddiasında, iptali gereken bir karar bulunmamakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 4 nolu 2016 -2017-2018 yıllara ilişkin finansal tablolara ilişkin kararın iptaline, 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararının iptaline, 7 nolu kar dağıtımına ilişkin kararın iptali talebinin reddine, 8 nolu TTK 395 ve 396 gereğince yetki verilmesine ilişkin kararın iptali talebinin reddine" karar verilmiştir. Dosya istinaf aşamasında olup ilgili evraklar, işbu dilekçemizin ekinde sunulmuştur. (Ek-9 İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/287 E. Ve 2022/542 K. Sayılı, 29.09.2022 Tarihli İlamı )" şeklinde açıklama yaptığı görülmüştür. Davacı tarafa ait dilekçenin bir sureti karşı tarafa tebliğ edilmiş, karşı tarafta yazılı olarak beyan dilekçesi sunmuştur. Davacıların talebi , 08/07/2025 tarihinde yapılan , davalı şirketin olağan üstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların butlan ile malul olduğunun tespiti olmadığı takdirde genel kurulun 3.maddesi ile 4.maddelerinin iptali ve bu maddelerin tedbiren yürürlüğünün durdurulmasına yöneliktir. Söz konusu genel kurulun 3.maddesi ile şirket ana sözleşmesinin 6.maddesinin güncellenerek değiştirilmesinin müzakere edilmesi ve oylamaya sunulmasına ilişkin olduğu, 4.maddesinin ise yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin ana sözleşmesi, ana sözleşmedeki payların niteliği, davacı tarafça dosyaya sunulan İstanbul 13 ATM ye ait 2019/486 esas 2019/993 karar sayılı ilam ve diğer mahkeme ilamları, davaya konu 08/07/2025 tarihli genel kurul toplantısındaki 3 ve 4 nolu gündem maddeleri ile alınan kararlar, 3.madde ile davalı şirketin değiştirilen 6.maddesinde nama yazılı paylardan bahsedildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde HMK 389.maddesi kapsamında yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili 4.maddenin yürürlüğünün tedbiren durdurulması konusunda yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu dikkate alınarak takdiren davacılar tarafından 400.000,00TL teminat yatırılması koşulu ile, tedbiren bu maddenin yürürlüğünün durdurulmasına, aynı genel kurul toplantısında alınan 3 nolu gündem maddesinin yürürlüğünün durdurulması açısından HMK 389.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir verilmediği taktirde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlleri söz konusu olmadığından bu maddenin yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin talebin reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. "gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirketin 08/07/2025 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yürürlüğünün durdurulmasına ilikşkin tedbir talebinin reddine, davalı şirketin 08/07/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu "yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin" gündem maddesi ile alınan kararın yürürlüğünün tedbiren mahkememizce takdir edilen 400.000,00 TL nakdi teminatın depo edilmesi veya kesin ve süresiz teminat mektubunun ibrazı halinde durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; önceki beyanlarını tekrarla, 3 numaralı gündem maddesi ile alınan kararın, 4 numaralı gündem maddesine doğrudan sirayet etmesi ve her iki kararın birbirini etkiler nitelikte olması nedeniyle, tedbir talebinin yalnızca 4 numaralı karar yönünden kabulünün, beklenen hukuki korumayı sağlamayacağını, 3 numaralı karar yönünden yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddedilmesinin 4 numaralı karar hakkında verilecek bir tedbir kararını işlevsiz bıraktığını, hukuki amaca hizmet etmeyeceğini, dolayısıyla, kararlar arasındaki bu ayrılmaz bütünlük göz önüne alındığında, HMK’nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin amacına ulaşabilmesi için her iki madde yönünden de yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesinin zorunluluk arz ettiğini, genel kurul toplantısının 3 ve 4 numaralı gündem maddeleri uyarınca alınan kararların davacıların kanundan ve esas sözleşmeden doğan haklarını açıkça ihlal ettiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde; bir hakkın kullandırılmaması veya haksız şekilde engellenmesi hallerinde, mevcut hakkın korunması amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararlarında 'takdiren teminat alınmasına yer olmadığına' dair istikrarlı bir görüş benimsendiğini, bu kapsamda ret kararının kaldırılarak teminatsız olarak kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, tedbir talebinin reddine dair 14.04.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 08.07.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti, bu talep yerinde görülmezse TTK'nın 445. maddesi gereğince gündemin 3 ve 4 maddelerinin iptali istemine; istinaf, genel kurulun 3 ve 4. maddelerinin yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair verilen 14.04.2026 tarihli ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddine dair 14.04.2026 tarihli ara karar verilmiş; bu ara kararın redde ilişkin kısmına karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekili, davalı şirketin 08.07.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bu mümkün görülmezse 3 ve 4 no'lu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca, davalı şirket genel kurulunda alınan 3 ve 4 no'lu kararların yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece, 14.04.2026 tarihli ara kararı ile talebin genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesi yönünden reddine, 4 numaralı gündem maddesi bakımından kabulüne karar verilmiş, davacılar vekilince ara kararın ihtiyati tedbirin reddine yönelik kısma ilişkin istinaf isteminde bulunulmuştur. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.İlk derece mahkemesince, TTK'nın 449. maddesi gereğince yönetim kurulu başkanına görüşlerini bildirmek üzere tebligat çıkarıldığı, yönetim kurulu başkanının beyanda bulunmadığı görülmüştür. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.08.07.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 no'lu ''Ana Sözleşmenin Sermaye Hisse Senetleri ve Hisse Devri başlıklı 6.maddesinin'' güncellenerek değiştirilmesine, gündeminin 4. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verildiği, davacıların anılan karara karşı olumsuz oy kullandığı, muhalefet şerhinin bulunduğu görülmektedir.Dava dilekçesinde, 08.07.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarının butlanı ve 3 ile 4.maddelerinin iptalini ve bu kararların icrasının geri bırakılması talep edilmiştir. Her ne kadar davacılar vekilince 08.07.2025 tarihli genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesi ile kabul edilen; 'Sermaye, Hisse Senetleri ve Hisse Devri' başlıklı Esas Sözleşme’nin 6. maddesinin tadiline ilişkin kararın, muhteviyatı itibarıyla esaslı değişiklik niteliğinde olduğu, davacıların şirketteki mevcut haklarını ortadan kaldırmayı amaçladığı ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamı, sunulan kararlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu aşamada, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından mahkemece, 3 numaralı gündem maddesi bakımından tedbir isteminin reddi yerinde olmuştur. Yargılamanın ilerleyen aşamasında, oluşacak yeni delil durumuna göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulması mümkün olup, ara karar tarihinde ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Ayrıca, ilk derece mahkemesince teminat karşılığında karar verilmesi ve takdiren belirlenen teminat tutarı yerinde olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.25.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1122, K. 2026/1222, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1122-e-2026-1222-k-628cc955881d