Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/812 E. 2026/1150 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/812
- Karar No
- 2026/1150
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/812 Esas
KARAR NO:2026/1150 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:13/05/2026
NUMARASI:2026/105 E.SAYILI ARA KARAR
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:09/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP:İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..."markasının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin "..." markasını, iş yeri tabelası, araçları ve fatura, broşür, katalog gibi belgelerinde kullanmak suretiyle ihlal ettiğini, davalıya ait "..." isimli web sitesinde müvekkiline ait "..." markasının ihlal edildiğini, davacının sosyal medya kullanımlarının da olduğunu, bu şekilde de müvekkiline ait "..." markasının ihlal edildiğini belirterek, bu kullanımların tespitini, öncelikle davalının kullanımlarının tedbiren durdurulmasını ve sonlandırılmasını, bu durumlar dışında davalının, müvekkilinin markasına yönelik tüm ihlallerinin tespiti ile sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 13/05/2026 tarihli 2026/105 E. sayılı ara kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı ve alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı faaliyet alanlarının farklı olduğu, tarafların farklı sektörde yer aldıkları, farklı ihtiyaçları karşıladıkları, farklı alıcı kitlesine sahip oldukları, farklı satış ve dağıtım kanallarına sahip oldukları, birbirlerini ikame olanaklarının bulunmadığı, davacının marka tescilleri kapsamında, davalı faaliyeti (Nice 25.sınıf "ayak giysileri") bulunmadığı, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, sonuç olarak davalı faaliyetlerinin, davacının marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, yaklaşık ispat sağlanamadığı dikkate alınarak tedbir talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat şartının fazlasıyla gerçekleştiğini, müvekkilinin "..." markasının tescilli olduğunu, davalının "..." isimli internet sitesini, "..." alan adını, "..." isimli Instragram hesabını kullandığını,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz incelemeye dayandığını, SMK'nın 7/2-c maddesindeki tanınmış marka korumasıyla ilgili inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, Bilirkişi raporunda markaların yüksek derecede benzer olduklarının kabul edildiğini, farklı sektör gerekçesinin tek başına tedbirin reddine dayanak olamayacağını,Davalının dijital ortamda ve tabela ile işyerlerindeki kullanımlarının müvekkili açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğurduğunu,Davalının müvekkiline ait markayı sosyal medyada ve alan adında kullanmasının SMK kapsamında bağımsız ihlal niteliğinde olduğunu,Tedbir kararı verilmemesinin müvekkilinin marka hakkının etkin korunmasını fiilen imkansız hale getireceğini belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle; İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin 13.05.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, davalı tarafın "...", "...", ".../..." adresleri ile sair dijital mecralarda "..." ibaresini kullanımının ihtiyaten durdurulmasına, "..." ibaresinin internet sitesi, sosyal medya hesapları, dijital reklam ve tanıtım içeriklerinden, iş yeri tabela ve tüm belgelerinden kaldırılmasına, gerekmesi halinde erişimin engellenmesi amacıyla ilgili kurum ve platformlara müzekkere yazılmasına, yargılama sonuna kadar marka hakkına tecavüz teşkil eden dijital kullanımların önlenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 42. sınıfta "Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri. Bilgisayar hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri.Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri." için,... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri, Halılar, kilimler, yolluklar, seccadelere ait malların bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" için,... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Aydınlatma cihazlarına (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)ait malların bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" için... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mobilya ve mobilya aksesuarlarına ait malların bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." için davacı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ... ve bilgisayar mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan heyet tespit raporunda; davalıya ait olduğu belirtilen .../ alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; site alan adında ve site içeriğinde "... ..." ibaresinin yer aldığı, site içeriğinde logosunun kullanıldığı, sitede ... ... firmasının 2017 yılında kurulduğu ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiğinin belirtildiği, firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin ... Başakşehir/İstanbul, firma iletişim numarasının ..., firma eposta adresinin ... olduğu, sitede firmanın özel tasarım, toptan satış, private label üretimi, kalite kontrol ve test hizmeti verdiğinin belirtildiği, site tescil bilgilerinde; alan adının ... A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahiplik bilgilerinin yer almadığı/gizli tutulduğu, alan adının 25.08.2020 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt tarihinin 25.08.2026 tarihinde son bulacağının tespit edildiği, karşı tarafa ait olduğu belirtilen ...URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; hesap adının ... olduğu, hesapta ... adının yer aldığı, hesabın Ekim 2023 tarihinde oluşturulduğu, hesapta firma adresinin ... Başakşehir/İstanbul ... olduğu, hesapta ŞEKİL logosunun kullanıldığının tespit edildiği, davacı tarafa ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen "..." asli ibareli markalarının, kendi faaliyet alanı olan, Nice 25. Sınıf "yapıldıkları malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" ile bu sınıfın satış hizmetlerini karşılayan 35. sınıf kapsamında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiği, gerekçeleri rapor içeriğinde belirtildiği üzere, yapılan incelemeler neticesinde: davacı ve davalı faaliyet alanlarının farklı olduğu, tarafların farklı sektörde yer aldıkları, farklı ihtiyaçları karşıladıkları, farklı alıcı kitlesine sahip oldukları, farklı satış ve dağıtım kanallarına sahip oldukları, birbirlerini ikame olanaklarının bulunmadığı, davacının marka tescilleri kapsamında, davalı faaliyeti (Nice 25.sınıf "ayak giysileri") bulunmadığı, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, sonuç olarak davalı faaliyetlerinin, davacının marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde olmadığına dair görüş bildirilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin olup, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.Dosyada mevcut davacıya ait marka tescil kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile davacının markalarının tescilli olduğu sınıflar ile davalının marka kullanımlarının farklı sınıflarda olduğunun tespit edildiği, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığının yargılama sonucunda tespit edilebileceği, bu aşamada HMK’nın 389/1. maddesinde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.