İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/130 E. 2026/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/130
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/130 Esas KARAR NO : 2026/96 DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2022 KARAR TARİHİ : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, 3.Sınıfta tescilli, ---------- numaralı "-----------" markasının, davacı Şirketin önceye dayalı kullanımlarından doğan hak sahipliği uyarınca, HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ve sicilden TERKİNİNE karar verilmesi ve ayrıca dava konusu markanın, ücüncü kişilere olası devrinin, marka üzerinde lisans verilmesinin ve bu markanın Davalı tarafından kullanımının önlenmesi için İhtiyati Tedbir Kararı verilmesi, davacıleri şirketin Mahkeme huzurundaki markanın hükümsüzlüğü davasına konu "-----------' markasının gerçek hak sahibi olarak, bu markayı ----------- ve birçok ülkede 15 yılı aşkın süredir yoğun, etkin, ayırt edici ve ciddi bir biçimde kullandığını, markanın, Avrupa Birliği ülkeleri dahil birçok ülkede tescil edildiğini, tüm bunlara rağmen, davalı davalının "----------" markasının ----------- davacıleri şirket adına tescil ettirilmemiş olmasını fırsat bilerek, 8 Nisan 2021 tarihinde markanın tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu (”"Kurum") nezdinde bir başvuru yaptığını, markanın 12 Nisan 2022 tarihinde tescil edildiğini, davalı'nın "----------" markasını tescil kararı öncesinde veya sonrasında herhangi bir faaliyeti kapsamında kullanmadığının tespit edildiğini, davalı, markanın tescili üzerinden bir ay dahi geçmeden, 10 Mayıs 2022 tarihinde ----------- muhatap göstererek bir ihtarname keşide ettiğini ve --------- "-----------" markasını kullanmalarını durdurmasını ihtar ettiğini, davalının, 15 yılı aşkın süredir yoğun, etkin, ayırt edici ve ciddi bir biçimde kullanılmakta olan ancak Kurum nezdinde tescilli olmayan bu markayı muhtemelen bu durumdan ve şirketin yüksek tanınmışlık düzeyinden fayda sağlamak amacıyla tescil ettirdiğini, bu marka için tescil başvurusunda bulunmuş ve tescil kararı verildikten sonra hiç vakit kaybetmeden doğrudan ihtarname gönderdiğini, böylelikle davalı'nın haksız menfaat elde etme amacıyla hareket ettiğinin şüphesiz oluğunu, davacı Şirket, dava konusu "----------" markasını hem yurt dışında hem -------- uzun süredir, yoğun, etkin ve ciddi şekilde kullandığını, "-----------" markasının davacıleri Şirket tarafından ihdas ve istimal edilmek suretiyle maruf hale getirildiğini, Şirketin "--------" markasını kendi ürünlerinde yıllardır kullandığının gerek broşürler gerek faturalar gerekse de gümrük beyanlarıyla sabit olduğunu, davacılerinin, önceye dayalı kullanımlarının sonucu olarak "----------" markasının "gerçek ve üstün hak sahibi" konumunda olduğundan, Davalı'nın kötü niyetli marka tescilinin hükümsüzlüğünü sağlamak amacıyla Öncelikle mevcut durumun korunması ve davanın etkinliğini sağlamak amacıyla dava konusu markanın, nihai kararın kesinleşmesine kadar kullanımının, üçüncü kişilere olası devrinin ve/veya marka üzerinde lisans verilmesinin önlenmesi için SMK m. 159 ve HMK m. 389 vd. maddeleri uyarınca İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine, davacının zarara uğrama ihtimaline binaen Davalı'nın 1.000,000 TL tutarında teminat yatırmasına yönelik ters tedbir kararı verilmesine, davalı adına Kurum nezdinde 3. Sınıf'ta tescilli, ---------- numaralı “----------” markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.Davalı vekilinin beyan dilekçesinde özetle; 08.04.2021 tarihinde davalı tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 03. Sınıfa giren mal ve hizmetler için "microsilver" ibareli ----------- numaralı marka başvurusu yapıldığını, davalı, kendi fikirleriyle oluşturduğu özgün markasını, hiçbir kötü niyet içermeden ve TPMK'nın itirazı olmaksızın tescil ettirmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından 04.07.2022 tarihinde işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun dava açıldığını, fazlaya ilişkin tüm iddia, hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla; eski hale getirme talebimizin kabulü ile işbu dilekçenin delilleriyle beraber, davalının kanuni süreyi hiç kaçırmamış gibi sunduğu bir cevap dilekçesi olarak değerlendirilmesine, itirazların kabulüne, davacı şirketin tüm taleplerinin ve kötü niyetle açtığı işbu haksız davanın reddine, davalının tescilli markası üzerine konan üçüncü kişilere devrinin ve lisans verilmesinin önlenmesine dair ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davalı adına tescilli --------- numaralı ----------markasının gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Mahkememizden verilen 13/07/2023 tarih ve --------- Esas ---------- sayılı kararı ---------- sayılı ilamıyla kaldırıldığı görüldü.Mahkememizde aldırılan 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin, “----------” ibareli markayı ülkemizde uzun süreye dayalı olarak yoğun ve etkin bir şekilde 03. Emtia sınıfında kullandığı, Avrupa ülkelerindeki kullanımların da bu veriyi desteklediği, davalının ise bu markayı tescilden önce etkili şekilde kullandığına ilişkin dosyada bir bulguya rastlanılmadığı; açıklanan sebeplerle davacı şirketin 03. Emtia grubunda “----------” ibareli marka üzerinde öncelikli ve üstün hakkının bulunduğunun kabulü gerekeceği, dosyanın taraflarına tevdii tarihinde dosyada davalının delil ve cevaplarına ilişkin bir bilgi bulunmaması sebebiyle tescilde kötü niyetli davranıp davranmadığı konusunda kesin bir üş belirtilemeyeceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında bu konudaki nihai takdirin sayın hakimliğe ait olduğu, davalının markayı tescilden önce etkili şekilde kullandığını ispat edememesi ve hakimlikçe tescilde kötü niyetli davrandığına ilişkin kanaat hasıl olması halinde; dava konusu --------- numarası ile tescili “------------” ibareli markanın tüm emtia sınıfları ve hizmet listeleri açısından hükümsüzlük şartlarının oluşacağı şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkememizde aldırılan 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı adına tescilli --------- sayılı “------------” markasının 03. Sınıfta yer alan emtialarda tescil edilmiş olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemelerde; davacının ---------- ibaresini markasal olarak 03. sınıfta yer alan * parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tibbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks” emtialarında sürekli ve yoğun kullandığı Türkiye dijital ortamında LR ile özdeşleşmiş olduğu, davacının ---------- ibaresi üzerinde sözkonusu emtialar ve bu ürünlerin satışı-pazarlanmasında ilk ve gerçek hak sahibi olduğu, bu bilgilerin yanısıra, yukarıda sektörel ve teknik incelemeler gözönüne alındığında davacının markasal kullanımlarında “LR” ibaresi ile birlikte ----------” ibaresinin MARKASAL ve ön planda kullanıldığı, davacının LR ibaresi ile özdeşleşmiş olduğu, bununla birlikte --------- ibaresinin SMK 6/4 anlamında tanınmış marka olarak kabul edilebileceği, bu nedenle davalı markasının SMK 6/3, 6/4 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının marka başvurusunu yaparken yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz hususları gözardı etmiş olduğu ve iyiniyetli olmadığı kanaatine sahip olduğu, ancak bu konudaki SMK 5/9 ve 25. Maddelerine göre hükümsüzlük açısından takdirin mahkemeye ait olduğuna dair rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli --------- numaralı --------- ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı vekilince davacı şirketin yaklaşık 35 yıldır Avrupada ve dünyada kozmetik sektöründe faaliyette bulunduğunu, --------- markası ile üretim ve satış faaliyetlerinde bulunduğunu, markanın gerçek sahibinin davacı şirket olduğunu her ne kadar --------- tescilli değilse de markanın --------- uzun süredir yoğun ve etkin bir biçimde kullanıldığını, markayı ihdas eden bilinir hale getirenin davacı şirket olduğunu davalının markanın --------- tescilli olmadığını fırsat bilerek kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini herhangi bir faaliyetinin olmadığını bu sebeple markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı vekili beyan dilekçesi ile, markanın davacı tarafından oluşturulduğunu, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, ürünler üzerindeki işaretlerin de farklı olduğunu, kötü niyetli tescil olmadığını iddia ederek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce öncelikle ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi bakımından aldırılan 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının --------- markası ----------- uzun süredir 03. Sınıfta yoğun ve etkin olarak kullandığını, davalıya nazaran gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu belirttiği, davalı tarafından süresinde cevap verilmeyip sunulan beyan dilekçesi ile davanın reddini talep edildiği, mahkememizce davanın kabulüne dair mahkememizin 13/07/2023 tarih ---------esas --------- sayılı kararı ile verilen davanın kabulüne dair kararın--------- sayılı ilamıyla mahkememiz kararı kaldırıldıktan sonra davalının bozma öncesi talepte bulunduğu, eski hale getirme halinin kabulüne karar verilerek dosyanın davalının delilleri ve davacının da önceki kararda sunmuş olduğu itiraz ve beyanlar değerlendirilmek üzere yeni bir heyetten rapor aldırıldığı, aldırılan 22/12/2025 tarihli raporda davacı markasının SMK 6/4 kapsamında tanınmış marka olduğu, markanın ilk ve gerçek sahibinin davacı olduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre de dosya kapsamı değerlendirildiğinde davalının tescilli sahibi olduğu davaya konu--------- numaralı --------- ibareli markanın 03. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacının her ne kadar Türkiye'de tescilli markası mevcut değil ise de bilirkişi raporuna göre marka tanıtımının ilk olarak 2014 tarihinde başladığı, daha sonra kullanımların devam ettiği, yine bilirkişi heyetine göre ---------- markasının davacı tarafından Türkiye'de uzun yıllardır ticari etki doğuracak şekilde uzun süredir kullandığı markanın bilirkişi heyetine göre SMK 6/4. Maddesi kapsamında tanınmış marka olduğu, bu nedenle hem gerçek hak sahipliği hemde tanınmışlık nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği yine davacı markasının bilirkişi heyetine göre tanınmış marka olması Türkiye'de uzun yıllardır ticari faaliyetlerde kullanılması ibare kökeninin yabancı olup tesadüfen oluşturulacak bir ibare olmaması davalının bu markayı tesadüfen bulup kullanılamayacağı kanaatine ulaşıldığından kötüniyetli tescil sebebiyle de hükümsüzlük talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş bu şekilde SMK 6/3,6/4, 6/9. Maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile davalı adına tescilli --------- numaralı markanın hükümsüzlüğüne, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 651,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 2,964,25 TL yargılama gideri ve 80,70 TL harç toplamı olan 3,044,95 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/130, K. 2026/96, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-130-e-2026-96-k-8258fc12b694