Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1078 E. 2026/17 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1078
- Karar No
- 2026/17
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1078 - 2026/17 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1078 KARAR NO : 2026/17
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/239 E., 2025/43 K. DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 16/09/2026 YAZIM TARİHİ : 16/09/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında tarihinde RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını,...Kurumu'ndan 25,2 MWm 25 MWe kurulu gücünde...RES projesi için 09/02/2012 tarih ve EÜ/3683-26/2243 sayılı lisans kapsamında davalı tarafından davaya konu RES katkı payı tutarının hesap edilerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin itirazının davalı tarafça kabul edilmediğini, davalı tarafından talep edilen miktarın mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırı hesaplanmış olduğunu ileri sürerek, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine aykırı olarak düzenlenen, 19/01/2023 tarihli ve ...numaralı faturanın 19.994.716,03 TL'lık kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu bildirerek yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın öncelikle usulden, kabul edilmez ise, RES katkı payı hesabının yapılan anlaşma ve yönetmeliğe uygun olduğunu, fatura düzenlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...... taraflar arasında res katkı payı sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmenin öncesinde davacının, davalıya mevzuat hükümleri uyarınca teklif formu sunduğu, anılan formda katkı payının hesap yönteminden de bahsedildiği, ancak sonrasında asıl sözleşmenin imzalandığı, anılan sözleşmedeki katkı payı hesabının sözleşme öncesi formdan farklı olduğu, nihai sözleşmede bu formun sözleşmenin bir parçası olduğunun kabul edilmediği, basiretli olarak hareket etmesi gereken tacirlerin sözleşme serbestisi kapsamında uyuşmazlığa konu res katkı payı anlaşmasını imzaladıkları, esasen hesaplamanın artık bu sözleşme hükümlerine göre yapılmasının zorunlu olduğu, davalının faturaya mesnet hesap yönteminin yerinde bulunmadığı, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporun sözleşmeye uygun hesap yöntemine göre açıklandığı üzere davacının ödemesi gereken fatura bedelinin 7.198.788,64 TL olması gerektiği, 19.994.716,03 TL'sinden borçlu olmadığı sonucuna varıldığından, davacının davasının kabulüne....." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yargı yolu itirazında bulunduğunu, hesaplamanın yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ve sözleşme hükümlerine göre yapıldığını, davacının hesaplama şekli ile bağlı olmadığını ileri sürmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve ilk derece mahkemesince hatalı hesaplama yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, RES katkı payı anlaşması uyarınca düzenlenen katkı payı faturası nedeniyle menfi tespit taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.365.839,05 TL istinaf harcından peşin alınan 341.460,00 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.024.379,05 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.16/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip