Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1331 E. 2026/1586 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1331
- Karar No
- 2026/1586
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1331 - 2026/1586 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1331 KARAR NO : 2026/1586 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2024 NUMARASI : 2023/123 E. - 2024/110 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2024 tarih ve 2023/123 E. - 2024/110 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1991 yılından itibaren “yem, gübre, yumurta” sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı başvurusunun ve kapsadığı sınıfların aynı/ayırt edilemeyecek derecede müvekkilinin markasına benzer olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, ayrıca davaya konu başvurunun ticaret alanında herkesin kullanımına açık olan ve kalite belirten bir ibare olması nedeniyle öncelikle SMK 5.madde kapsamında YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının “hayvan yemleri” bakımından iptaline, markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, markalar arasında karıştırılma ihtimali doğuracak bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin uzun yıllardır hayvan yemi alım-satımı işini yaptığını, davacı tarafın markasından yararlanmak istediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, kötüniyetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibareli başvuru markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğundan kapsamında yer alan "hayvan yemleri" malları açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin malların tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu, ayrıca cins ve vasıf bildirmediği, tanımlayıcı olarak algılanmayacağı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mutlak ret sebeplerinin re'sen dikkate alınması gerektiğini, “...” vb. ibareler malın kalitesini gösteren ibareler olup, SMK kapsamında mutlak tescil engeli olduğunu, “... ...” ibaresi hayvan yemleri için tek başına kullanıldığında kalite belirten bir ibare olarak SMK 5/1-c kapsamında ve ayırt ediciliği bulunmadığından SMK 5/1-a kapsamında marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olup, halkı yanıltacak nitelikte bulunduğunu, bilirkişi raporu ile yerel mahkeme kararının çeliştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ayrıca cins ve vasıf bildirmediği, tanımlayıcı olarak da algılanmayacağı, diğer yandan davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.