Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1306 E. 2026/2000 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1306
- Karar No
- 2026/2000
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1306 KARAR NO : 2026/2000
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/03/2023 NUMARASI : 2019/582 Esas 2023/254 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 23/09/2026
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... arasında nakliye taşıma sözleşmesi akdedildiğini, bu taşıma sözleşmesi gereğince sürücü ... kontrolündeki aracın İzmir'den Elazığ'a yola çıktığını, araç sürücüsünün kusurundan dolayı kaza yaptığını, kaza sonucu müvekkiline ait malların bir kısmının zayi olduğunu, zayi olmayan ve kullanılabilineceği düşünülen bazı malların ... tarafından başka bir araçla Elazığ'a getirilmiş olduğunu, oluşan zarar dolayısıyla 10.000 TL bedelli bir senedin müvekkili lehine ... tarafından keşide edildiğini, bir kısım malların ise ... tarafından tamir ettirilip geri getirilmek üzere alındığını, senedi tahsil edemeyen müvekkilinin senedin tahsili için İzmir 8. İcra Müdürlüğü' nün 2019/941 E. Sayılı dosyasında ve uğramış olduğu diğer zararlar için ise İzmir 8. İcra Müdürlüğü' nün 2019/938 E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatmış olduğunu, İzmir 8. İcra Müdürlüğü' nün 2019/941 E. Sayılı dosyaya yapılan ödeme ile dosyanın infazen kapatıldığını ancak İzmir 8.İcra Müdürlüğü 2019/938 E. dosyasıyla başlatılan icra takibine ...' ın itiraz ederek takibin durdurduğunu beyanla borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin zayi olan malların karşılığı olarak 10.000.-TL bedelli bonoyu davacı tarafa tevdi ederek bu bedeli ödediklerini, meydana gelen kaza nedeniyle taraflarca zayi olan malların bedelinin 10.000.-TL olarak tespit edilerek imza altına alındığını, davacı tarafın beyan ettiği zarara ilişkin olarak başkaca bir delil ve belge sunmadığını, müvekkillerinin taraflarca tutulan tutanakla davacı tarafından tamir ettirilecek eşyanın tamir için gideceği yere taşımasını üstlendiklerini, tutanakta müvekkillerinin yükümlendiği edimin, hasarlı ancak onarılabilecek eşyanın taşınması işi olduğunu, tamir işi olmadığını, malların davacı tarafından tamir ettirilmesi için İzmir'e getirildiğini ancak davacı tarafından teslim alınmadığını, bu nedenle de davacı tarafın tamire ilişkin iddiaları da yersiz olduğunu beyanla hiçbir hukuki ve maddi dayanağı olmadığı halde haksız yere müvekkilleri aleyhine açılmış bulunan takibe ilişkin itirazın iptaline vaki davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine, şartları oluşmuş ise davacı aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; İİK'nın 67.maddesine dayalı nakliye taşıma sözleşmesi neticesinde aracın trafik kazası yapması neticesinden oluşan emtia hasar bedelinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun itirazının iptaline ilişkin itirazın iptali davası olup; taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ve davalı ... arasında yapılan Nakliye Taşıma Sözleşmesi gereğince davalının yaptığı kaza sonucu davacının mallarının zarar görüp görmediği, zarar gören malların hangi mallar olduğu, davalının zarar gören malların bir kısmını tamir ettirip ettirmeyeceği hususunda taraflar arasında anlaşma olup olmadığı, var ise davalının bu malları davacıya teslim edip etmediği, arızalı olan malların zararının davalı tarafça karşılanıp karşılanmayacağı, davalının varsa zarar miktarı, itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplandığı, Takibe konu faturalar, sevk irsaliyesi, sipariş formu, Kaza Tespit Tutanağı, Taraflar arasında kaza sonrasında imza altına alınan 16/04/2018 tarihli tutanak sureti, İzmir'den Elazığa taşıması ve nakliyesi davalı tarafça, maliki olduğu araçla üstlenilen emtıaya ilişkin 2 adet 12.04.2018 tarihli fatura, 1 adet 12.04.2018 tarihli sipariş fışı 1 adet 12.04.2018 tarihli sevk irsaliyesi, davalı ... ın maliki, ...'ın ise sürücüsü oldugu davaya konu emtianın taşındığı ... plakalı, .... plakalı yâri römorkun 14.04.2018 tarihinde aslı ve tam kusurlu olarak tek taraflı şekilde ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştıgı kaza tespit tutanağının okunaklı ve onaylı sureti, kaza sonrası davaya konu taşımaya, oluşan zararın tespit ve tanzimine yönelik tarafların kendi iradelerini, kabullerini ve anlaşmalarını yansıtır şekilde 16.04. 201 8 tarihinde taraflar arasında el yazılı ve imzalı tutanak, İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/838 E. sayılı dosyası, Mobilya ve Dekorasyon Konusunda Uzman bilirkişi Doç. Dr... ile Hesap bilirkişisi .... tarafından tanzim edilen 16/03/2021 havale tarihli yeminli bilirkişi heyeti rapor ve 05/11/2021 havale tarihli ek raporu, Elazığ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat, talimat Mahkemesinde dinlenen tanık ....'nun KISMEN yeminli beyanları, Davacı vekili 20/11/2021 havale tarihli ıslah dilekçesi, Mahkememizce yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, deliller, fotoğraflar, bilgi, belge, tutanak, toplanan deliller ve tekmil dosya içeriğine göre; Davacı ile davalı ... arasında akdedilen nakliye taşıma sözleşmesi gereğince davalı ...'m maliki, ...'m ise sürücüsü olduğu aşındığı ... plakalı, .... plakalı yâri römorkun davaya konu emtiayı İzmir'den Elazığ'a nakliyesi sırasında 14.04.2018 tarihinde asli ve tam kusurlu olarak tek taraflı şekilde ve maddi hasarlı trafik kazasına karışması neticesinde davaya konu taşımaya, oluşan zararın tespit ve tanzimine yönelik taraflar arasında 16.04.2018 tarihinde el yazılı ve imzalı tutanak tutulduğu, taşıma konusu mallarda meydana gelen zayiat ve hasar nedeniyle davacı tarafından davalı ... ve sürücü ... aleyhine İzmir 8.İcra Müdürlüğü 2019/938 E. Sayılı dosyası ile 24/01/2019 tarihinde 80.000,00-TL Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan alacak, 7.197,81-TL faiz olmak üzere toplam 87.197,81-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı ... vekili tarafından 11/02/2019 havale tarihli itiraz dilekçesi ile takibe, borca ve tüm ferilere itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, Mahkememiz 01/02/2021 tarihli celsesinde; davalı ...'a yönelik açılan davanın tefriki ile mahkememizin en son esas sırasına kaydına karar verilmiş, Mahkememiz 2021/110 Esasına kaydedilen davada her ne kadar davacı vekilince davalı ...' a yönelik dava açılmış ise de; dava konusu icra takibine, davalı .... tarafından yapılan bir itirazın bulunmadığı, dolayısıyla itirazın iptali davasının açılabilmesi için borçlu tarafından süresinde yapılan bir itirazın olması gerektiği, İİK nun 67. Maddesinde belirtilen dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine dair karar verildiği, somut olayda; davaya konu uyuşmazlığın çözümünde esası alınabilecek somut belgelerin davaya konu kazanın ardından tutulan tutanak ve davaya konu edilen mallara ilişkin faturalar olduğu, davaya konu kazanın ardından nakliyesi gerçekleştirilen bir kısmının hasara uğradığı ve bir kısmımın imha olduğu taraflarca kabul ve ikrar edilen emtiaya ilişkin tutulan tutanak haricinde davacı tarafça kaza sonrası kullanılabileceği düşünülerek teslim alındığı kabul ve ikrar edilen malların da esasında kullanılamaz nitelikte olduğuna dair herhangi bir delil tesbiti, bilgi, belge, bu yönde karşı tarafa yapılmış yazılı bir bildirim olmadığı, taraflar arasında tutulan 16.04.2018 tarihli tutanak incelendiğinde kaza sırasında bulunan eşyaların bir kısmının tamamen zayi olduğu, bir kısmının hasar gördüğü, hasar gördüğü taraflarca kabul edilen bu kısmın tamir edilmek üzere onarımının yapılacağı yere götürülmesinin ve onarımının yaptırılmasının kararlaştırıldığı , doğal olarak da davacı tarafça ihtirazi kayıtsız bir şekilde teslim alındığı belirtilen, aksi de ispatlanmayan kalan kısım emtianın ise hasarsız, sağlam olarak değerlendirilmesi gerektiği, sonucuna varılmış olduğu, taraflarca hasarlandığı ve tamir için götürülmesi, onarımı kararlaştırılan mobilyaların imalatında kullanılan malzemelerin hazır malzeme olması nedeniyle bu ürünlerin teknik yönden tamir ve onarımının mümkün olmadığı, bu ürünlerin de kaza sonucunda tam hasara/zıyaa uğradığının kabul edilmesi gerektiği ve hurdasının da herhangi bir değer ifade etmediği tespit edildiği ve aksi yönde sunulmuş hasarlandığı ve onarımı kararlaştırılan mobilyaların tamir edildiğinin ispatlanamadığı, buna dair herhangi bir delil, bilgi ve belge ibraz edilmediğinden bu kısım emtianın da tam hasara uğramış kabul edildiği , bu itibarla; tüm ürünlerin toplam bedelinin 107.914,00 TL olduğu, taraflar arasında akdedilen el yazılı ve imzalı 16.04.2018 tarihli tutanağa ve dosya içeriğine göre, tam hasara uğradığı, zayi olduğu, imha edildiği her iki tarafça da kabul ve ikrar edilen ve karşılığında 10.000 TL.'lik senet alınıp, İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/941 E. sayılı takip dosyasına konu edilen ve bedeli tahsil edildiği bildirilen 34 adet ankastre modülü, 1 adet komodin, 2 adet tv sehpası ve 1 adet İk 137 kodlu dolap bu yönüyle adet ve rakam itibariyle gerçek zarar miktarının tespitinde hesaplamadan doğru şekilde düşüldüğü,. Bilirkişi asıl raporunun bir yerinde kelime hatası yapılarak tam hasara uğradığı taraflarca kabul edilen ve karşılığında alınan senede ve bu senede istinaden başlatılan takibe dahil ve dolayısıyla hesaplamalar dışında kalan 34 adet ankastre modülü için sehven hasarsız ibaresi kullanılmış olduğunun bilirkişilerce beyan edildiği, ancak bu durumun esasa, hesaplamalara ve varılan sonuca ve kanaate etkili olmadığının görüldüğü, 16.04.2018 tarihli tutanak ve tarafların beyanları ile sabit olduğu üzere 390 adet ankastre modülü ve 13 adet orta sehpa hiçbir ihtirazi kayıt konulmadan doğrudan teslim alındığı, imha edilen ankastre sayısı ayrıca belli, 18 adet toplam orta sehpadan da 13 adet ihtirazi kayıt konulmadan, sağlam kabul edilerek teslim alınan orta sehpa düştükten sonra geriye kalan hasarlı orta sehpa sayısının 5 olduğu, tarafların imha olan ürünleri ayrı, tamir edilmesi gerektiğini düşündükleri ayrı belirttiklerine ve tamir edilmesi gereken ürünlerin onarımını kararlaştırdıklarına göre, hiçbir çekince ve ihtirazi kayıt konulmadan davacı tarafça aynen teslim alman diğer ürünlerin aksi yönde başkaca herhangi bir delil ve belge de olmaması sebebiyle doğal olarak sağlam ve hasarsız olduğu varsayılarak ; bu kısmın da miktar ve adet itibariyle davalı tarafın kusur ve sorumluluğuna düşen gerçek zarar bedelinin tespitine yönelik hesaplamadan düşülmüş olduğu, yukarıda yer alan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda işbu davaya ve icra takibine konu edilebilecek davaya konu kaza ve taşınan mobilya emtiasında oluşan hasarla ve talep edilebilecek maddi tazminat ile ilgili; davalı taşıyıcı, nakliyeci ve aynı zamanda araç maliki ...'ın davacı tarafa karşı sorumlu olduğu ve tazminle yükümlü olduğu gerçek zarar bedeli, kısmen zarar gördüğü, tamir edilebileceği düşünülen, kabul edilen mobilyaların imalatında kullanılan malzemelerin hazır malzeme olması nedeniyle söz konusu bu ürünlerin teknik yönden tamir ve onarımının mümkün olmadığının tespit edilmesi karşısında kaza sonucunda tam hasara/zıyaa uğradığı sonucuna varılarak; detayları belirtildiği üzere toplam 19.462,00 TL. olarak tespit edilmiş olduğu, bunun haricinde taraflar arazında imzalanan tutanakta hasarlandığı ve onartabileceği düşünülen emtianın fabrikada tamir ettirilip getirileceğine dair hüküm karşısında anlaşılması gerekenin, hasarlanan emtia nedeniyle oluşan zararın zarara sebebiyet veren ve zararın sorumlusu davalı tarafça tazmin edileceği hususunda anlaşıldığı, özetle sonuç itibariyle , davacı tarafın davaya konu icra takibinde davalı taşıyıcı ve aynı zamanda araç maliki ...'dan asıl alacak olarak tespit edilen 19.942,00 TL. maddi tazminat ile 1.762,38 TL. işlemiş faiz toplamı takip çıkışı rakam olarak 21.224,38 TL. talep edebileceğine dair Mobilya ve Dekorasyon Konusunda Uzman bilirkişi Doç. Dr. .... ile Hesap bilirkişisi .... tarafından tanzim edilen 16/03/2021 havale tarihli yeminli bilirkişi heyeti rapor ve 05/11/2021 havale tarihli ek raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle Mahkememizce itibar edilerek hükme esas alındığı, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddinin gerektiği anlaşılmakla Mahkememizde oluşan hür vicdani kanaat ve inanca göre aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davalılardan ... için açtığı davanın Kısmen Kabulü ile; İcra takibinin 19.942,00-TL Asıl alacak, 1.762,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.224,38-TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının tam ve asli kusurlu olarak müvekkilinin maddi zararının tümünden sorumlu olduğunu, davalının taşıma işini görürken kanuni olarak taşıyabileceği kapasitenin üstünde yükleme yaptığından trafik cezası yediğini, davalının uzun yol halinde seyredecek olan araç için yeteri kadar şoför bulundurmayarak, dolaylı olarak şoförün uyumasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazanın meydana geldiği gün davalı ile yaptığı görüşmelerde zararın tümünün karşılanacağı yönünde bilgilendirildiğini, davalının asli ve tam kusuru ile tek taraflı trafik kazasına sebep olduktan sonra müvekkiline 10.000,00 TL değerinde bono vermişse de neden olunan maddi zararın bu tutarın oldukça üzerinde kaldığını, maddi hasarın giderilmemesi sonrasında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı ile takibin durduğunu, davalının cevap dilekçesinde tutulan tutanağı kabul etmediğini, ödemenin yapıldığını savunduğunu, bunun dışında müvekkiline teslim edilen mallara dair herhangi bir hasar bildiriminin kendilerine yapılmadığını, bu yönüyle sorumluluklarının olmadığını beyan ettiğini, ancak müvekkili ile davalının iletişim numaraları üzerinden yaptığı görüşmeler ilgili operatör tarafından aktarıldığını, müvekkilinin kendisine sağlam olduğu söylenerek teslim edilen kutuların içerisindeki eşyaların hasarlı olduğunu Elazığ ilinde teslimin gerçekleşmesi ile ancak görebildiğini, öyle ki müvekkili ve davalı arasında imzalanan tutanakta ''16/04/2018 tarihinde 390 adet ankastre modülünü teslim aldım. 34 adet imha olmuş 60 adette arızalı teslim aldım.'' şeklinde belirtildiğini, bu beyanda 390 adet ankastre modülünün hasarsız olarak teslim alındığı bilgisinin yer almadığını, 390 adet ürünün salt yazılandan ibaret ''hasarlı'' ''hasarsız'' veyahut ''zayi'' olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda ne yazık ki açık bir hesaplama hatası mevcut olup bilirkişinin hukuki değerlendirmeler ve yargılar ile hesaplama yaptığını, keşif delillerinin değerlendirilmediğini, davanın aydınlatılmasının önüne geçilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yargılama sürecinde taraflarınca ıslah dilekçesi verildiğini ve keşif deliline dayanıldığını, müvekkilinin hasar gören malları uyuşmazlık tarihinden itibaren müvekkilinin zilyedinde salt işbu davaya konu edilmesi ve zararın saptanması için saklandığını, ancak ilk derece mahkemesi tarafından "yarar olmadığı" ileri sürülerek keşfe çıkılmadığını, böylelikle müvekkilinin bir kısım zararlarının tespit dahi edilmediğini, yargılamanın hukukiliğine leke düşürüldüğünü, ihtirazi kayıt öne sürülmediği gerekçesi ile sağlam olduğu varsayılan ürünlerdeki hasarın, tanık delili ve fotoğraflar ile ortaya koyulduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında malları kendi yerine taşımak zorunda kaldığını, bu durumun malları ayıplarıyla birlikte kabul ettiği anlamına gelmediğini belirterek yerele mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usule ve yerleşmiş içtihatlara açıkça aykırı olduğunu, davanın reddi gerekir iken kısmen kabulüne karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu, davacı tarafça, dava dilekçesine ek olarak sunulan 16.04.2018 tarihli ve "Tutanaktır" başlıklı belgeden de açıkça anlaşılacağı üzere, davalı müvekkillerin zayi olan malların karşılığı olarak 10.000.-TL bedelli bonoyu davacı tarafa tevdi ettiğini ve bu bedeli de ödediklerini, taraflarca birlikte tutulan hatta davacı tarafça yazılan tutanağa göre zayi olan malların bedelinin 10.000.-TL olarak tespit edildiğini ve imza altına alındığını, bunun dışında, dosyada davacı tarafın beyan ettiği zarara ilişkin olarak ne bir tespitin ne de bir tutanağın olmadığını, davacının zarar iddiasına neden olan kazanın (14.04.2018) hemen akabinde (16.04.2018) malları inceleme imkan ve fırsatı hasıl olur olmaz tespitlerin yapıldığını ve birlikte tutanak altına alındığını, ortada, zararın tespitine ilişkin tutulan ve davacının imzasını havi bir tutanak olduğunu ve tutanakta 390 adet ankastre modülünü, 34 adet imha olmuş, 60 adet de arızalı malı teslim aldığının açıkça yazılı olduğunu, bu beyan dışında malların zarar gördüğüne ilişkin hiç bir delilin olmadığını, ne sonradan yapıldığı iddia edilen incelemeye ne de kullanılamaz olduğu iddia edilen malların miktarına ilişkin yazılı bir delilin mevcut olmadığını, tamir hususuna gelince, müvekkillerin, ilgili tutanakla davacı tarafından tamir ettirilecek eşyanın tamir için gideceği yere taşımasını üstlendiklerini, malların, davacı tarafından tamir ettirilmesi için İzmir'e getirildiğini ancak davacı tarafından teslim alınmadığını, bu nedenle de davacı tarafın tamire ilişkin iddialarının da yersiz olduğunu, yerel mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden kısmen kabul kararı verilmişse de kabulünün mümkün olmadığını, zararın miktarı ve bedeli hususunda taraflarca birlikte tutularak imza altına alınmış bir belgenin aksinin yine aynı güçte bir belge ile ispatının şart olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İtirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında taşıma ilişkisi olduğu her iki tarafın da kabulünde olup, mallar taşınırken kaza olduğu da her iki tarafın kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; meydana gelen kaza sonucu davacının mallarının zarar görüp görmediği, zarar gören malların hangi mallar olduğu, davalının zarar gören malların bir kısmını tamir ettirip ettirmeyeceği hususunda taraflar arasında anlaşma olup olmadığı, var ise davanın bu malları davacıya teslim edip etmediği arızalı olan malların zararının davalı tarafça karşılanıp karşılanmayacağı, davacının zarar miktarı noktalarında toplanmaktadır . Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle malların toplam değerinin 107.914 TL olduğu, davalı tarafça davacıya yapılan 10.000 TL senet ödemesinin bu miktardan düşüldüğü, tam hasara ziya uğramış kabul edilmesi gereken mobilyaların toplam değerinin 19.462 TL olduğunu, davalı tarafça davacıya yapılan 10.000 TL senet ödemesinin bu miktardan düşüldüğü, sonuç olarak davacının işlemiş faiz ile birlikte toplam 21.224,38 TL davalıdan talep edebileceğini belirtmişlerdir . Ek raporda da aynı tespitte bulunmuşlardır. Davacı, dava dilekçesinde ve istinafında 390 adet modülün sağlam olduğu inancıyla tutanak tutulmadan önce kontrolünü yapılmadığını ancak daha sonra Elazığ'a geldiğinde durumu fark edildiğini davalıya da telefon yoluyla bu hasarların bildirildiğini ancak davalının kendisine olumlu bir dönüş yapmadığını ve telefonlarına da bir süre sonra çıkmadığını, yani davalıya hasarı bildirdiğini ileri sürmüştür. Mahkemece tarafların iletişim kayıtları getirtilmiş davacının belirttiği dönemlerde davalı ile aralarında iletişim kaydı olduğu anlaşılmış ancak bu iletişim kaydında hasara ilişkin bir konuşma olup olmadığı davacı tarafça ispatlanamamıştır . Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve ek raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2023 tarih, 2019/582 Esas ve 2023/254 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.449,38 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 362,46 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.086,92 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; davalı yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin, davacı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2026