İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1171 E. 2026/684 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1171
- Karar No
- 2026/684
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1171 Esas - 2026/684 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1171 KARAR NO: 2026/684
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR:
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/12/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 K. YAZIM TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 13.01.2014 tarihinde, .......plakalı araç sürücüsü......'nın davacının eşi ........'a çarparak vefatına neden olduğunu, kaza ile ilgili olarak Ankara Batı .... Ağır Ceza Mahkemesinin .... E. sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemenin ..... K. sayı ve 06.03.2018 tarihli kararı ile araç sürücüsü hakkında müebbet hapis kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının müteveffanın vefatı ile müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, davalılar aleyhinde Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden alınan 06.12.2017 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak doğrultusunda 133.751,26.-TL olarak davanın ıslah edildiğini ve Mahkemece de karar verildiğini, kararı temyiz etmeleri üzerine Yargıtay tarafından kararın bozulduğunu ve bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatının 729.143,71.-TL olarak hesaplandığını, bu miktar üzerinden yeniden ıslah dilekçesi verilse de Mahkemece ikinci kez ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile ıslah taleplerinin reddedildiğini, Mahkeme kararının Yargıtay 4. H.D.'nin 2023/12933 E., 2025/1688 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile talep edilebilecek destekten yoksun kalma tazminatının 729.143,71TL olarak tespit edilmiş olması nedeni ile reddedilen 595.392,45.-TL için olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili için ek dava açma gereği doğduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 595.392,45.-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 26/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 595.392,45 TL olarak talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatı talebini, 23.06.2026 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda 781.305,43 TL daha artırılarak 1.376.697,88 TL’ye yükseltilmiş, bu bedelin davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılar ..... ve ...... yönünden olay tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren, davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığını, Ankara Batı ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E., ... K. sayılı dava sonucunda 20.10.2017 tarihinde 85.768,00.-TL ve 03.12.2025 tarihinde 47.983,26.-TL olmak üzere toplamda 133.751,26.-TL ödeme yapıldığını, kazaya karışan sigortalı aracın uzun süreli kiralama nedeni ile işleteninin değiştiğini ve bu nedenle de müvekkili şirket yönünden davanın reddi gerektiğini, poliçede sigortalı ... görünmekte ise de kaza tarihinde aracın işleteninin başka olduğuna ilişkin 04.01.2014 tarihli kira sözleşmesinin mevcut olduğunu, bu nedenle aracın işleteninin de dava dışı .... olup davacının zararından kendisinin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemeler sonrasında bakiye poliçe limitinin 134.248,74.-TL olduğunu, öncelikle kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalılar.... ve... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı .... Asliye Ticaret ... esas sayılı dava dosyası, tazminat hesabına ilişkin 18/05/2026 ve 23/06/2026 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak destekten yoksun kalma tazminatı ilişkin ek dava yoluyla alacak tahsili istemine ilişkindir. Davalı ..... 13.01.2014 tarihinde sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile yaya olarak karşıdan karşıya geçen ....'a çarparak ölümüne sebebiyet vermiştir. Davalılardan .....araç işleteni (maliki), diğer davalı ....'da araç kiralayan olarak sorumlu tutulduğu, ... Sigorta A.Ş.'de kazaya karışan aracın ZMSS yapan şirket olduğu tespit edilmiştir. Ankara Batı ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 21.06.2017 tarih ve ..... Esas, ..... karar sayılı kararıyla, davalılardan Kenan Pehlivan aleyhine açılan davanın reddine, davacı ....l'ın açtığı destekten yoksun kalma tazminat istemli davanın kısmen kabulüne, 85.768,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, hüküm altına alınan miktara davalılardan ..... ve .... yönünden olay tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren, diğer davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden ise dava tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, davacının fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacılardan ..... için 25.000,00 TL,..... (...) için 20.000,00 TL, .... (...) için 20.000,00 TL, ..... (....) için 20.000,00 TL, ..... (...) için 20.000,00 TL,... için 20.000,00 TL ve ..... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... ve ...den olay tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, Karara karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2020 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı kararıyla; davacılar vekilinin ve davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2020 tarih ve ... Esas, .... Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ..... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.03.2022 tarih ve 2021/15341 esas, 2022/3650 karar sayılı ilamı ile; ''...Dava trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tespit tutanağında; .... plakalı aracın beyanlara göre ..... sokağı takiben ..... sokak kavşağına giriş yaptığında ..... sokak no:..... önünden yaya olarak .... ortaokulu istikametine geçmeye çalışan ..... isimli yayaya çarparak savurduğu, savrulan yaya ....'ın no: .... önünde park halinde olan aracın arka bagaj kapağı ve arka cam kısmına çarparak yaralandığı, araç kaza mahallinden ayrıldığından dolayı kural ihlali verilemediği, belirtilmiş. Dava konusu kazaya ilişkin ceza yargılaması aşamasında hazırlanan 05/02/2018 tarihli makine yüksek mühendisi bilirkişi raporunda; sürücü .......'nın asli kusurlu olduğu, davacılar desteği yayanın kusursuz olduğu belirlenmiş, ceza mahkemesince de kesinleşmiş cezası bulunan ve bu nedenle aranan sanık ......'ın olay tarihinde alkollü ve sürücü belgesiz bir şekilde ara sokaklardan aşırı süratli bir şekilde geçtiği esnada yaya ...'e çarptıktan sonra olay yerini terk ettiği, tüm deliller değerlendirildiğinde suçun basit taksirle öldürme suçunu oluşturmayacağı, sanığın yakalanmamak için olası kasıtla insan öldürme suçunu işlediği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmış, kararı inceleyen Ankara Bam 1. Ceza Dairesince de sanığın müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini olası kast altında gerçekleştirdiğinden 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2019/613-2019/1805 sayılı kararı ile de temyiz itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Eldeki mahkeme dosyasına hazırlanan 30/07/2015 tarihli makine mühendisi raporunda ise sürücünün %75 oranında, destek yayanın ise %25 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılmış, mahkemece bu raporda belirlenen kusur oranları hükme esas alınmıştır. Ceza yargılaması ve dosyada alınan bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişiden tüm dosya kapsamı ve deliller ile ceza dosyasındaki ve dosyamızdaki bilirkişi raporu incelenerek, raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde dava konusu trafik kazasında kazanın taraflarının kusur oranının tespit edilmesi hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.'' gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak gönderildiği ve Ankara Batı ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Karayolları Fen Heyetinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda; davalı sürücü .....'nın asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteği yayanın ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davacıların manevi tazminat taleplerinin, kusur oranındaki değişiklikler nedeniyle yeniden değerlendirme yoluna gidildiği, her kadar bozma sonrası belirlenen kusur oranlarına göre aktüer bilirkişiden alınan ek raporda destekten yoksun kalma tazminatı 729.143,71TL olarak hesaplanmış ve davacılar vekili tarafından ıslah dilekçesi ile bu tutara ıslah edilmiş ise de iki kere ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle, davalılardan..... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ..... yönünden destekten yoksun kalma tazminat istemli davanın kabulüne, 133.751,26 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, hüküm altına alınan miktara davalılardan .....ve ..... yönünden olay tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren, diğer davalı ...... Sigorta A.Ş yönünden ise dava tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, davacının fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacılardan ..... için 30.000,00 TL, ..... .....) için 25.000,00 TL, ...... (....) için 25.000,00 TL,... (...) için 25.000,00 TL, ... (...) için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL ve ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..... ve ...'den olay tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04/02/2025 tarih 2023/12933 Esas 2025/1688 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, Ankara Batı 1. ATM'nin 2022/813 esas sayılı dosyasında Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bilirkişi hesap raporundaki hesaplama yöntemleri ve kıstaslar doğrultusunda tazminatın güncel verilen üzerinden yeniden hesaplanması için dosya aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, düzenlenen 18/05/2026 tarihli raporda özetle; "...Sayın Mahkemenin ara kararı doğrultusunda güncel verilere göre hesaplama yapıldığında davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.510.449,14.-TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafça davalılar aleyhinde açılmış olan dava sonucu Ankara Batı..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E., .... K. sayı ve 31.05.2023 tarihli kararı ile; 133.751,26.-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, hüküm altına alınan miktara davalılardan ..... ve ...... yönünden olay tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren, diğer davalı ...... Sigorta A.Ş yönünden ise dava tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş olduğu ve kararın kesinleştiği, Ankara Batı ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosyasında Mahkemece hükme esas alınan 24.02.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda, davacı tarafın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 729.143,71.-TL olarak hesaplanmış olduğu, davacı tarafça açılan işbu ek dava ile 595.392,45.-TL. talep edilmiş olduğu, Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E., ..... K. sayı ve 31.05.2023 tarihli kararı ile hükmedilen tazminat tutarı gözetildiğinde (133.751,26.-TL) davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limitinin 134.248,74.-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İş bu rapora davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine alınan 23/06/2026 tarihli ek raporda da kök rapordaki tespit ve değerlendirmeler aynen tekrar edilmiştir. Davacı vekili 26/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.376.697,88 TL’ye yükseltmiştir. Kusur durumu Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında belirlenen kusur durumu esas alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda güncel veriler esas alınarak yapılan hesaplama sonucu 1.510.449,14 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, kesinleşen mahkeme ilamıyla 133.751,26 TL'ye hükmedildiği, bu itibarla davacının talep edebileceği bakiye teminat tutarının 1.376.697,88 TL olduğu ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe teminat limiti gözetildiğinde bakiye 134.248,74 TL olduğu anlaşılmakla, belirlenen bedelin sorumlulukları bulunan işleten sürücü ve sigortacı sıfatlarını haiz davalılardan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; Davacının eşi ......'ın vefatı nedeniyle oluşan 1.376.697,88 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalılar .... ve ... yönünden olay tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren, davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun bakiye poliçe teminat limiti olan 134.248,74 TL ile sınırlı tutulmasına, Karar kesinleştiğinde dosyamız arasında fiziki olarak bulunan Ankara Batı ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının mahkemesine iadesine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 94.042,23 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 15.376,31 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 78.665,92 TL harcın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 7.671,11 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin takdiren davalı ..... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 2.033,57 TL peşin harç, 13.342,74 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.079,21 TL harcın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.567,96 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.636,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 9.636,00 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 939,66 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 210.737,70 TL avukatlık ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe teminat limiti olan 134.248,74 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2026
Katip ..... e-imza Hakim ...... e-imza