Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5710 E. 2026/6193 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5710
- Karar No
- 2026/6193
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1453 E., 2025/2536 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/320 E., 2024/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ...'ın 18 yaşını doldurduğu 01.01.1987 tarihinde sigortalı bir işe girerek çalışmaya başladığını, ancak Kurum tarafından müvekkilinin bu tarihte başlayan çalışmasının kabul edilmediğini bu nedenle Adana 1. İş mahkemesi'nin 2017/436 Esas-2020/46 Karar sayılı ilamı ile davacının sigortalı hizmete başlangıç tarihinin 01.01.1987 tarihi olduğuna karar verildiğini, bu karar üzerine müvekkilinin 28.02.2020 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu, kurum tarafından bu talebin mahkeme kararının kesinleşmemesi gerekçesiyle 10.03.2020 tarihinde reddedildiğini, emekli maaşının bağlanamayacağının bildirildiğini, müvekkiline emekli maaşı bağlamadığı için geçimini temin etmek için sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini, ancak iş mahkemesi kararının kesinleşmesinden sonra kurum kayıtlarına 10.07.2023 tarihinde intikal eden 10.07.2020 tarihli dilekçesi ile iş mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğunu ve emekli dilekçesi verdiği tarihten sonra da çalışmaya devam etmiş olduğunu bildirerek emekli dilekçesi verdiği tarihten bu tarihe kadar ki çalışmalarından tüm sigorta kollarına tabi olarak prim kesildiğini, emekli statüsünde çalıştığı için kendisinden ihtiyarlık primlerinin kesilmemesi gerektiğini ve kendisine iade edilmesi gerektiğinin bildirerek, hizmet bordrolarının dayanışma aidatına dönüştürülerek kendisinden fazla alının primlerin iade edilmesine ve 28.02.2020 tarihli dilekçesine istinaden 01.03.2020 tarihinden itibaren kendisine emekli maaşı bağlanmasını ve birikmiş emekli aylıklarının ay be ay hesap edilerek yasal faizleri ile birlikte kendisine ödenmesini, emekli dilekçesi verdiği 28.02.2020 tarihinden sonraki sigortalı çalışmalarının dayanışma aidatına çevrilmesini ve kendisine 01.03.2020 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, Kurum kayıtlarında davacının talebi doğrultusunda yazılı belgeye rastlanılmadığını, davacının çalışmalarının kuruma bildirildiği, kuruma bildirilenler dışında çalışma iddiasının ispatı yönünden davacının yazılı belge ibraz edemediği de dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 28.02.2020 tahsis talep dilekçesi gereğince, davacıya 01.03.2020 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, iş bu tarihten itibaren ödenmesi gereken aylıkların ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine, bu tarih sonrası çalışmalarının SGDP bağlı çalışma olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette emekli olmadığı halde hatalı olarak sosyal güvenlik destek primine tabi (emekli çalışan) statüsünde bildirildiğini, bu yanlışlığın düzeltilmesi için işverene yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine dava açıldığını, yargılama sırasında ... kayıtlarının düzeltilmesiyle davanın konusuz kaldığını, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet verdiği kabul edilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını ve davalı tarafın kusurlu olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını ve yerel mahkeme hükmünün onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1987 tarihi olduğunun Mahkeme kararı ile tespiti üzerine, 28.02.2020 tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi