Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14914 E. 2026/5197 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14914
Karar No
2026/5197
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/323 E., 2025/2906 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/331 E., 2024/774 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davacının 10.08.2020 - 03.02.2021 tarihleri arasında davalı şirkette geri dönüşüm işçisi olarak çalıştığını, 30.10.2020 tarihinde pres makinesinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu sağ el serçe parmağını tamamen kaybettiğini, olayla ilgili ceza soruşturmasının ve ... tahkikatının devam ettiğini, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediğini, uyarı levhası ve koruyucu ekipman bulunmadığını, kazanın oluşumunda işverenin tam kusurlu olduğunu, kazadan sonra doktorun ağırlık kaldırma yasağı getirmesi üzerine hafif iş talep eden davacının iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, mevzuat uyarınca kusur oranlarının titizlikle belirlenmesini isteyerek; davanın kabulü ile ıslah talebi doğrultusunda 257.184,20 TL sürekli iş göremezlik, 989,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; dava konusu tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunmuş davacının tecrübesi, yaşı ve ilkokul mezuniyeti dikkate alındığında, işyerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almış bir işçi olarak pres makinesine yaslanmaması ve uyarı levhaları gereği çalışma anında sigara içmemesi gerektiğini bilmesi gerektiğini iddia etmiş kaza günü davacının, hurdayı hazneye attıktan sonra diğer çalışana "tamam basabilirsin" dediğini, presleme kapağı kapanırken sol elindeki sigara nedeniyle sağ eliyle makineye yaslandığını ve serçe parmağının bu dikkatsizlik sonucu sıkıştığını belirterek; davacının bu ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini savunmuş, şirketçe tüm mevzuat yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, koruyucu donanımların teslim edildiğini, davacının iş akdinin kazadan sonraki süreçte devamsızlık nedeniyle 03/02/2021 tarihinde haklı olarak feshedildiğini, ayrıca mevcut yaralanmanın davacının çalışmasına engel olmadığını ve meslekte kazanma gücü kaybı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulüne, 1-Sürekli iş göremezlik kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile 257.184,20 TL maddi tazminatın 30.10.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Geçici iş göremezlik kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile 989,22 TL maddi tazminatın 30.10.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Bakıcı gideri zararı ve tedavi gideri zararı talebinin reddine, 4-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalının sorumlu olduğu %70 kusur oranı, davacının %30 oranında müterafik kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %7 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza nedeniyle istirahatte kalınan dönemin yoğunluğu, işverenin tam kusurlu olduğu iddiasıyla dava açılması, kaza tarihi, 26.06.19 66... /7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre taktir olunan 14.000,00 TL manevi tazminatın 30.10.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının iş sağlığı ve güvenliği kurallarını ihlal eden ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği, yürürlükte olmayan eski yönetmeliğe göre düzenlenen maluliyet raporunu kabul etmediği ve yerleşik içtihatlara aykırı TRH-2010 tablosuyla yapılan hesaplamalar sonucu hükmedilen fahiş tazminat miktarının ve manevi tazminat miktarının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulması talebidir. VI. Değerlendirme ve Gerekçe a.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 20.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 14.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 30.06.2025 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen 14.000,00 TL tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile HMK ek madde 1 gereği dava tarihi kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b.Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 3.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14914, K. 2026/5197, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14914-e-2026-5197-k-13cb2a011efd