Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1203 E. 2026/1185 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1203
- Karar No
- 2026/1185
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1203
KARAR NO : 2026/1185
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/610 Esas ve 07/07/2026 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yurt dışı fuar organizasyonu ve katılım hizmetleri alanında faaliyet gösteren tacir sıfatını haiz bir şirket olduğunu, taraflar arasında davalı şirketin Singapur’da gerçekleştirilecek... 2026 fuarına katılımının sağlanması amacıyla 05.08.2025 tarihli ... Sözleşmesi akdedildiğini, ne var ki davalı şirketin, sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü fuara katılmasına ve hizmeti eksiksiz bir şekilde almasına rağmen gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkil şirket tarafından düzenlenen 22.04.2026 tarihli ..., ... ve ... no.lu e-faturalar, cari hesap kayıtları ve mahsup işlemleri neticesinde davalı şirketin müvekkili şirkete 11.961,01 USD bakiye borçlu olduğunun sabit hale geldiğini, şirketin daha fazla zarara uğramaması ve telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Davacı tarafın iddiaları nazara alındığında; davacının davasında haklılığının toplanacak deliller ve yapılacak inceleme neticesinde tespit edilebileceği, davacı tarafça sunulan delillerin bu aşamada özellikle alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispata yeterli görülmediği, davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, İİK'nin 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı..." gerekçeleriyle; "İhtiyati haciz talebinin reddine.." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; alacağın 05.08.2025 tarihli yazılı sözleşmeyle doğduğunu, bedelin ve ödeme vadelerinin sözleşmede açıkça belirlendiğini, vadelerin geçmesiyle alacağın muaccel hâle geldiğini, davalının 17.04.2026 tarihli kaşe ve imzalı yazısıyla borcu ve ödeme planını ayrıca kabul ettiğini, fuara katılımın fiilen gerçekleştiğinin fotoğraflar ve Bakanlık müşavirlerince tutulan tutanakla sabit olduğunu, faturalar, cari hesap ve muavin defter kayıtları ile kısmi ödeme ve mahsup işlemlerinin bakiye alacağı denetlenebilir biçimde ortaya koyduğunu, ihtiyati hacizde tam ispatın değil yaklaşık ispatın arandığını, vadesi gelmiş alacak yönünden borçlunun mal kaçırma emaresinin aranamayacağını belirterek, ara kararın kaldırılmasını ve gerekirse uygun teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının dayandığı faturaların ve muavin kayıtlarının tek taraflı belgeler olduğunu, uyuşmazlığın eser/hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını, alacağın doğması ve muaccel hâle gelmesinin edimin eksiksiz, ayıpsız ve sözleşmeye uygun biçimde ifasına bağlı olduğunu, bu hususun ancak defter incelemesi ve bilirkişi raporuyla belirlenebileceğini, alacağın miktarı ve haklılığı yargılamayı gerektirdiğinden İİK'nın 257/2. maddesinde sayılan hâllerin bulunmadığını belirterek, istinaf başvurusunun esastan reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, tacirler arasında akdedilen yurt dışı fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, inceleme konusu, derdest dava kapsamında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair 07.07.2026 tarihli ara karardır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması ya da borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması hâlleri, yalnızca vadesi gelmemiş borçlar yönünden ihtiyati haciz sebebi olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 258/1. maddesinde ise "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın kesin olarak ispatı değil, alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat uyandıracak delillerin gösterilmesi, diğer bir ifadeyle yaklaşık ispat yeterlidir. Nitekim ihtiyati hacizde amaç, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar vererek uyuşmazlığı sona erdirmek değil, ileride verilecek hükmün uygulanmasını güvence altına almaktır.
Dosya kapsamında; davalının kaşe ve imzasını taşıyan ... Sözleşmesi, davalının 17.04.2026 tarihli ödeme planı yazısı, 21-24 Nisan 2026 tarihli Milli Katılımcı Listesi Tutanağı, fuar alanına ilişkin fotoğraflar, davacı tarafından düzenlenen e-faturalar taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunu ve davalının fuara katıldığını göstermektedir. Sözleşmede fuar katılım bedelinin 15.811,00 USD olarak belirlendiği, son taksidin 14.01.2026 tarihinde ödeneceğinin, taksitlerden birinin ödenmemesi hâlinde kalan borcun tamamının muaccel olacağının kararlaştırıldığı, davacının sunduğu kayıtlara göre 20.04.2026 tarihinde davalının 3.850,00 USD ödeme yaptığı ve bakiyenin 11.961,01 USD olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş 11.961,01 USD para alacağının yaklaşık olarak ispatlandığı, vadesi gelmiş alacak yönünden İİK'nın 257/2. maddesindeki hâllerin aranamayacağı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar yerinde görülmemiştir. Alacak ilam veya ilam niteliğindeki bir belgeye dayanmadığından, İİK'nın 259. maddesi uyarınca talep teminat karşılığında kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/610 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 07/07/2026 tarihli ara kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;
2-a) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin 545.396,93 TL (11.961,01 USD) asıl alacak üzerinden KABULÜNE,
b) İİK'nın 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıkması hâlinde davalının ve üçüncü kişilerin uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında ( 81.809,54 TL ) nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ilk derece mahkemesine ibraz olunduğunda, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 545.396,93 TL (11.961,01 USD) asıl alacak ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE,
c) İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İİK'nın 261. maddesi uyarınca İstanbul 36. İcra Dairesinin 2026/19596 Esas sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi hâlinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,
4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,
5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,
6-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.