Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1665 E. 2026/1572 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1665
Karar No
2026/1572
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2026/1665 Esas

KARAR NO:2026/1572 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/1442 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH:23/07/2026

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:10/09/2026

TARİHİ:11/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilin davalı firmaya sattığı mal/ hizmete ilişkin takip konusu 49 adet e-fatura düzenlendiğini, fatura konusu mal/hizmetin davalıya teslim edildiğini, taraflar arasındaki ticaret kapsamında müvekkili üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, bu sebeple İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalının borca itiraz etmesi sonucun takibin durduğunu, müvekkilin alacağının faturaya dayalı olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine mani olmadığını, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat için kanaat oluşturacak sayıda delil sunduklarını, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davalının İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasına konu borca yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının tahsili ile müvekkile verilmesine, yargılama harç ve giderleriyle, ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/07/2026 tarih ve 2026/1442 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Her ne kadar yukarıda açıklanan hususlar muvacehesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de; talep konusu alacak yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, alacak miktarının ihtilaflı olması ve alacağın doğup doğmadığının yargılama sonucunda ortaya çıkacak olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu alacağın, İİK m.257/1 kapsamında rehinle temin edilmediğini ve muaccel bir para alacağı olduğunu, takip konusu ticari e-faturalar, bunlara bağlı e-irsaliyeler ve cari hesap ekstresinin yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla karşıladığını, dosyada; davalı adına düzenlenen 49 adet ticari e-fatura, taraflar arasındaki ticareti ve bakiye alacağı gösteren cari hesap ekstresi ve İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasının birlikte bulunduğunu, takip konusu faturalar ile aynı ticari işlemlere ilişkin e-irsaliyeler arasında malın cinsi, miktarı, tarafları ve sevk bilgileri yönünden bağlantı bulunduğunu; cari hesap ekstresinin de bu belgelerden doğan borç ve alacak hareketlerini göstererek takip konusu bakiye tutarı desteklediğini, irsaliyelerin hukuki niteliği ve somut olaydaki ispat gücünün mahkemece değerlendirilmediğini, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu’nda e-irsaliyenin; kağıt ortamında düzenlenen sevk irsaliyesinin elektronik ortamda oluşturulmasını, alıcıya iletilmesini, muhafaza ve ibraz edilmesini sağlayan belge olarak tanımlandığını; aynı Kılavuz’da e-irsaliyenin yeni bir belge türü olmadığının ve fiziki sevk irsaliyesi ile aynı hukuki nitelikleri haiz olduğunun açıkça belirtildiğini; e-irsaliyelerin elektronik ortamda düzenlenmiş olmasının, bu belgelerin hukuki niteliğini ve ispat gücünü ortadan kaldırmadığını, irsaliye yanıtı verilmesi zorunlu olmamakla birlikte, sistemin alıcıya kabul, kısmi kabul ve belirli şartlarda ret imkanı sağladığını; somut olayda davalının e-irsaliyelerde belirtilen malları teslim almadığını, malların eksik teslim edildiğini, e-irsaliyenin yanlış alıcıya düzenlendiğini, e-irsaliye muhteviyatının hatalı olduğunu ileri sürdüğü bir yanıt göndermediğini, Gelir İdaresi Başkanlığı, e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu’nun “E-İrsaliyeye Konu Malların Tam Olarak Teslim Alınması” başlıklı bölümünde, yedi gün içinde herhangi bir yanıt verilmeyen e-irsaliyelere konu malların alıcı tarafından tam olarak teslim alındığının ve satıcının malların tamamı için fatura düzenleyeceğinin sistemsel olarak kabul edildiğinin açıkça belirtildiğini, aynı sistemsel kabulün, eksik teslim ihtimali bakımından da tekrarlandığını; malı eksik teslim alan alıcının kısmi kabul yanıtı verebileceğinin, yedi gün içinde herhangi bir yanıt verilmemesi halinde ise malların tam olarak teslim alındığının kabul edileceğinin düzenlendiğini,davalının e-irsaliyelere hiçbir ret yanıtı vermemesinin teslim olgusunu destekleyen kuvvetli bir emare olduğunu, alacağın varlığı ve muacceliyeti bakımından yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, ticari e-faturalara süresinde itiraz edilmemesinin de alacağın varlığını desteklediğini, davalının muhtemel zararları iik m.259 uyarınca alınacak teminatla güvence altına alınabileceğini, ileri sürerek; ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, uygun görülecek bir teminat mukabilinde davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama harç ve giderleriyle, vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde takipte talep edilen 102.500,00-TL asıl alacak ve 34.894,22-TL işlemiş faiz toplamı 137.394,22-TL'nin tahsilini teminen ihtiyati haciz talep edilmiş,mahkemece istem reddedilmiş ve red kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; davacının takip dayanağı açık hesaba konu 49 adet e-fatura ve bu e-faturalara bağlı düzenlendiği ileri sürülen e-irsaliyelere dayalı olarak ihtiyati haciz talep ettiği, davacının defterlerine tek taraflı olarak kaydettiği ve açık hesabın muhtevasını oluşturan e-faturaların, ticari ilişkinin ve bu ilişkiden doğan alacağın varlığını tek başına ispata yetmeyeceği, davacı tarafından e-irsaliyeler sunulmuş ise de, 509 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ni "e-İrsaliye Uygulamasına Dahil Olma" başlıklı IV.3.2. maddesinin birinci fıkrası uyarınca e-İrsaliye uygulamasının, Tebliğin “IV.3.5.” numaralı bölümünde belirtilen mükellefler dışındaki mükellefler için zorunlu bir uygulama olmadığı, yine Tebliğ'in "e-irsaliye Yanıtı" başlıklı IV.3.4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kendisine e-İrsaliye düzenlenen mükelleflerin, istemeleri halinde, e-İrsaliyeye konu malların ne kadarlık kısmının teslim alındığını/kabul edildiğini, teslim alınmayan mallara ilişkin olarak, kabul edilmeyen mal miktarını ve nedenini uygulama üzerinden e-İrsaliye Yanıtı ile e-İrsaliyeyi düzenleyene iletebileceklerinin düzenlendiği, bu durumda aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalının e-irsaliye mükellefi olup olmadığının, bu e-irsaliyelerin elektronik ortamda davalıya iletilip iletilmediklerinin, diğer ifade ile e-satış faturalarına konu ürünlerin davalıya teslim edildiklerinin, e-irsaliyelerle yaklaşık düzeyde ispat olunup olunamayacağı hususunun yapılacak yargılama sırasında toplanacak diğer deliller ile birlikte ortaya konulabileceği, değişen delil durumuna göre mahkemeden her zaman geçici hukuki koruma talep edilebileceği de gözetildiğinde, mevcut delil durumuna göre bu aşamada davacının davalıdan muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarı hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, mahkemece istemin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1665, K. 2026/1572, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1665-e-2026-1572-k-fb51b5cd0c1d