Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1278 E. 2026/1377 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1278
Karar No
2026/1377
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1278 Esas

KARAR NO : 2026/1377

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/04/2024

NUMARASI : 2023/525 E. - 2024/262 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı şirketin, dava dışı borçlusu .... A.Ş.'den, kambiyo senedi nedeniyle oluşan alacağının tahsili istemiyle İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlatmış olduğunu, davalı şirketin talebi üzerine, dava dışı borçlu şirketin borcu sebebiyle, esas icra müdürlüğünün talimatına istinaden Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasıyla. 27.05.2019 tarihinde, üçüncü şahıs müvekkili şirkete ... Sitesi, ... Sok. No.... .../İstanbul adresine haciz ve muhafaza işlemi için gelindiğini, istihkak iddiasına rağmen, müvekkili şirkete ait menkul malların haczedilmiş ve haczedilen malların yediemin olarak müvekkili şirket çalışanına bırakıldığını, istihkak iddiasının esas icra dairesi tarafından çözümlenmek üzere, davalı şirketin muhafaza talebinin reddine karar verildiğini, dosya istihkak iddiasıyla ilgili karar verilmek üzere, esas İcra müdürlüğü tarafından. İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tesis edilen 14.06.2019 tarih. 2019/1038 E. ve 2019/826 K. sayılı kararla takibin devamına karar verilmiş ve dava açmak üzere müvekkili şirkete 7 günlük süre verildiğini, ancak davalı alacaklı şirket tarafından dava açmak için müvekkili şirkete verilen sürenin henüz dolmadan. 31.07.2019 tarihinde ek haciz ve muhafaza işlemi için müvekkili şirketin adresine ikinci kez gelinmiş, müvekkili şirketin, haciz. tutanağına geçirilen müvekkili şirkette iş ve üretimin durmaması için, haciz ve muhafaza baskısı altında bulunduklarından dosya borcunu tedbir kararı verilmesi durumunda teminat olarak, aksi takdirde ihtirazi kayıtla talimat icra müdürlüğü banka hesabına göndereceklerini, haciz ve muhafaza tehdidi altında yapmış oldukları bir işlem sebebiyle uğramış ve uğrayacak oldukları her türlü zarara karşı tazmin, istihkak ve istirdat haklarımız saklıdır şeklindeki ihtirazı kayıtla güncel dosya borcunu ödenmek zorunda kaldıklarını, müvekkili şirkete, verilen süre içerisinde İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/644 Esas sayılı dosyasıyla istihkak davası açmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde tesis edilen 17.11.2020 tarih, 2019/644 E. ve 2020/1245 K. sayılı kararla; davanın kabulüne, haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu karar verildiğini, davalı şirketin karara karşı yaptığı istinaf müracaatının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 23. Hukuk Dairesinin 05.05.2023 tarih, 2021/107 E. ve 2023/710 K. sayılı kararı ile esastan reddedilerek karar onanmış, istihkak davasına ilişkin karar kesinleşmiş ve yargılama sürecinde müvekkili şirketin lehine sonuçlandığını, istihkak davasına ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, müvekkili şirket tarafından haciz ve muhafaza baskısı altında ihtirazı kayıtla, İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına ödenen paranın, 31.07.2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili için İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, icra takibi davalı şirketin haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine durmuş, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olması nedeniyle, huzurdaki davayı açmadan evvel, yapmış olduğumuz arabuluculuk müracaatından bir netice alınamadığını belirterek, icra takibi ile müvekkil şirkete istirdatını, İstanbul 1 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın öncelikle husumet yokluğundan ve zamanaşımı nedeniyle ve esasa dair cevap dilekçesinde belirttikleri sebeplerle reddi gerektiğini, davacı tarafın 31/07/2019 tarihinde yaptığı ödemeyi de ''ihtirazi kayıtla'' yani dava yoluyla geri isteme hakkını kullanma amacıyla yapmış olduğunu, 31/07/2019 tarihinde ihtirazi kayıtla ödeme yaparken de, ödeme yaptığı anda geri isteme hakkının doğduğu bilincinde olduğunu, davacının kendisinden sebepsiz yere tahsil edilen para açısından geri isteme hakkının olduğunu ve buna dair sebepsiz zenginleşme dava açma hakkının olduğunu 31/07/2019 tarihinde bilmesine rağmen yasal 2 yıllık sürede dava açmadığını belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddi ile haksız takip nedeniyle davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "Davanın reddine" karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu icra takiplerinde müvekkili şirketin üçüncü şahıs konumunda bulunduğunu, haciz esnasında istihkak iddiasında bulunulmasına rağmen davalı alacaklının talebiyle muhafaza işlemlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin iş ve üretiminin durmaması adına icra dosyalarına ödeme yapmak zorunda kaldığını, sonrasında açılan istihkak davalarının kabul edilerek haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunun kesinleştiğini, bu durumun davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini kanıtladığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2022 tarih, 2022/3-80 E. ve 2022/107 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, haciz tehdidi altında yapılan ödemelerde sebepsiz zenginleşenin davalı alacaklı olduğunu, ilk derece mahkemesinin ret gerekçesinin bu içtihada aykırı olduğunu, ayrıca aynı taraflar ve aynı maddi olaylara ilişkin olarak İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/576 E. sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararın huzurdaki dava için kesin hüküm teşkil ettiğini, o dosyada davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedildiğini, huzurdaki davanın da aynı hukuki zeminde değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirketin kötüniyetli olması sebebiyle ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hak kazanıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, üçüncü kişi sıfatıyla haciz ve muhafaza baskısı altında ihtirazi kayıtla icra dosyasına ödendiği ileri sürülen 79.000,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve yüzde 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, takip dosyasında davacı şirketin taraf olmayıp üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, İİK’nin 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemenin takip borcuna mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının ödediği parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takip borçlusundan isteyebileceğini, ancak takip alacaklısı davalının sebepsiz zenginleşen kişi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir.

Uyuşmazlık, takip borçlusu olmayan davacının iş yerinde gerçekleştirilen haciz ve muhafaza işlemleri sırasında ihtirazi kayıtla İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödediği 79.000,00 TL’yi, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takip alacaklısı davalıdan geri isteyip isteyemeyeceği buna bağlı olarak davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

Davalı ... tarafından dava dışı borçlu ...şirketi aleyhine kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile 27.05.2019 tarihinde davacının iş yerinde haciz işlemi yapıldığı, 31.07.2019 tarihinde davacı şirketin adresine yeniden haciz ve muhafaza işlemi için gelindiği , davacının itirazi kayıtla haciz baskısı altında ödeme yapacağının haciz tutanağına geçirildiği ve aynı tarihte itirazi kayıtla ... Bankasına ait ... numaralı dekontla 79.000,00 TL’yi icra dairesi hesabına yatırdığı görülmektedir.

Davacı tarafından haczedilen menkullere ilişkin olarak açılan İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/644 Esas sayılı istihkak davasında, 17.11.2020 tarihli ve 2020/1245 Karar sayılı kararla davanın kabulüne ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, istinaf başvurusu İstanbul BAM 23. Hukuk Dairesinin 05.05.2023 tarihli, 2021/1071 Esas ve 2023/710 Karar sayılı kararıyla kesin olmak üzere esastan reddedilmiş ve haczedilen malların davacıya ait olduğuna ilişkin karar aynı tarihte kesinleşmiştir.

Somut olayda davacı, İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının tarafı olmayıp, yaptığı ödeme, dava dışı takip borçlusunun borcunu sona erdirmek amacıyla gerçekleştirdiği bir üçüncü kişi ödemesi niteliğinde olmayıp, kendi iş yerindeki malların muhafaza altına alınmasını önlemek amacıyla, haciz tutanağına geçirilen açık ihtirazi kayıtla yapılmıştır. Haczedilen malların davacıya ait olduğu kesinleşen istihkak kararıyla sabit olduğundan davacının borçlu olmadığı bir takip nedeniyle cebri icra baskısı altında yaptığı ödemenin geçerli bir hukuki sebebinin bulunmadığı takibin hukuki dayanağının , TBK’nin 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri olduğu anlaşılmıştır. Davacı, borçlu olmadığı bir takip dosyasına kendi malvarlığından ödeme yapmış olduğundan, geri isteme hakkı bakımından aktif dava ehliyetine sahiptir. Davalı, ödemenin takip dosyasına yapılması nedeniyle kendisinin sebepsiz zenginleşen kişi olmadığını, davacının ancak ödeme sonucunda borcu azalan dava dışı takip borçlusuna başvurabileceğini savunmuş ise de ödeme, davalı alacaklının yürüttüğü haciz ve muhafaza işlemleri neticesinde gerçekleştiğinden ve takip alacaklısı bu oranda menfaat elde ettiğinden davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu ve davacıya karşı sebepsiz zenginleştiği kabul edilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2022 tarihli, 2022/3-80 Esas ve 2022/107 Karar sayılı ilamı).

Davalının zamanaşımı itirazı yönünden, davacı tarafından açılan istihkak davasının kabulüne ilişkin kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 05.05.2023 tarihli kararıyla kesinleşmesi üzerine, haciz konusu malların davacıya ait olduğu ve buna bağlı olarak yapılan ödemenin hukuki sebebinin bulunmadığı kesin olarak ortaya çıkmıştır. Davacı, bundan sonra İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatmış ve hak düşürücü süre içinde eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Takibin ve davanın TBK’nin 82. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi içinde bulunduğu anlaşıldığından zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.

Bu nedenlerle davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haklı bir nedene dayanmadığı, yine takibe konu alacağın likit olduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve İİK’nin 67/2. maddesi uyarınca 79.000,00 TL asıl alacağın yüzde 20’si oranında, 15.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

İlk derece mahkemesince hatalı gerekçeye dayalı davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2024 tarih, 2023/525 E., 2024/262 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davanın KABULÜ ile;

3/a-Davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 79.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,

3/b-İİK’nin 67/2. maddesi uyarınca 79.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranındaki 15.800,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.396,49 TL karar harcından peşin alınan 719,93 TL'nin mahsubu ile 4.676,56 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 269,85 TL başvurma harcı, 719,93 peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 727,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.755,18 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 260,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.429,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1278, K. 2026/1377, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1278-e-2026-1377-k-84599d2a5315