İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/761 E. 2026/696 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/761
- Karar No
- 2026/696
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/761 Esas KARAR NO : 2026/696
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yıkım işi yapmakta olup müvekkili şirket yetkilisi ... ... olduğunu, Müvekkili şirketin yetkilisi ... ..., oğlu ...'i davalının malik olduğu ...'nde gerçekleştirilecek binanın yıkım işini görüşmesi için görevlendirdiğini, akabinde ... ile arkadaşları ... ve ... işbu yıkım işini görüşmek, yıkım yapılacak yeri görmek ve pazarlık yapmak için ...'ne gittiğini, görüşmeler neticesinde ... ... Mahallesi'nde davalıya ait binanın yıkım işini ... TL bedel ile yapılması konusunda sözlü olarak anlaştığını, sözlü anlaşmaya göre müvekkili şirket önden kapora (bağlanma parası) olarak ... TL'yi davalı ...'in hesabına göndereceği akabinde müvekkili şirket tarafından yıkım işine başlanılacağı ve yıkım işine başlandıktan sonrasında ise yıkım işinden çıkan demirlerin müvekkili şirket tarafından satılmaya başlanması ile birlikte anlaşılan bedelden geriye kalan ... TL'nin pey der pey müvekkil şirket tarafından davalıya ödeneceği şeklinde olduğunu, İşbu anlaşma sonrasında müvekkili şirketin ... ... nezdinde bulunan ... iban numaralı hesabından davalı ...'in ... iban numaralı hesabına ... tarihinde "... ... Mahallesi yıkım kaporası" adı altında ... TL bağlanma parası gönderdiğini, akabinde müvekkili şirket adına ... ve arkadaşı ... yıkım işine başlamak için taşınmazın bulunduğu ... Mahallesine gitmiş ve adreste davalı ile karşılaştığıni, davalı ... anlaşmadan caydığını, yıkım işleri ile uğraşan başka bir şirketin daha yüksek teklif vermesi nedeniyle o şirket ile anlaştığını ve müvekkili şirketten aldığı parayı iade edeceğin söylediğini, bunun üzerine tarafımızca Korkuteli İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatılmış ve davalı vekili tarafından yasal süresi içinde takibe itiraz edildiğinden icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, işbu takipte davalıya ödenen ... TL'nin takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi, masraf ve vekalet ücreti talep edildiğini, davalı vekili tarafından itiraz edildiğini, arabulucuğa başvuru yapıldığı ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile tirazın iptaline ve Korkuteli İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında takibin kaldığı yerden devamına, davalının asıl alacağın%20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda takibe dayanak dekontta yer alan binanın yıkım işinin yapılması amacıyla anlaşma sağlamak üzere davalı taraf ...'ne gelmiş, burada taraflar ... tarihinde ... günü akşam yemeğine çıktıklarını, bu akşam yemeği sırasında taraflar sözlü olarak yıkım işi ve ödenecek ücret üzerinde anlaşma sağlandığını, bu anlaşmaya göre ilgili binanın yıkım işi nedeniyle müvekkiline ... TL peşin ödeme yapılacağını, davalı taraf, müvekkiline ... TL kapora göndererek kalan ... TL'nin ... günü sabah müvekkilinin hesabına gönderileceğini belirttiğini, davacı taraf da sözlü anlaşmanın ... tarihinde yapılarak kaporanın gönderildiğini beyan ettiğini, ancak sözlü anlaşmanın içeriğine ve olayın oluşuna yönelik gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak hak elde etmeye çalıştığını, taraflar arasında anlaşma yapılması için düzenlenen akşam yemeğinde müvekkilinin yanında ... isimli şahıs da bulunduğunu, müvekkilinin yaklaşık 3 hafta süren ısrarlı taleplerine rağmen oyalandığını anlayınca bir süre daha davacı tarafın parayı ödemesini ve yıkım işlemini yapmasını beklediğini, ancak davacı tarafta hiçbir hareketlilik olmaması ve binanın yıkımının da mecburi olması nedeniyle müvekkili olay tarihinden 2 ay sonra yaklaşık ... TL civarı bir bedele karşılık olarak binayı başka bir firmaya yıktırdığını, davacı tarafın üzerine düşen edimi yerine getirmemesi ve sürekli olarak müvekkilini oyalaması nedeniyle müvekkili yıkım işini daha düşük bir fiyata bir başka firmaya vermek zorunda kaldığını, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yasal koşullar oluştuğundan kötü niyetli davacının asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve cevap vermiştir. Dava; taraflarca anlaşılan yıkım işinin ifa edilmemesi nedeniyle davacı tarafından davalıya gönderilen paranın iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tanığı ...'in talimat mahkemesince alınan beyanında; "Ben ... Şti'nin sahibi ... ...'in oğlu ve şirketin vekalet ile yetkilisiyim, biz makine alım satımı, fabrika yıkımı, bina yıkımı, bu tarz işler yaparız, ...'i de yaptığımız işler sebebi ile tanırız, ... ... yılının ... ayları idi, firmamız ile iletişime geçti ve bize ... ... ilçesinde bulunan ... yıkımı ve içerisindeki makinaların satımı hususunda bize teklifte bulundu, bizde ... ne gidip yerinde incelemede bulunduk, daha sonra söz konusu ... yıkımı ve içindeki makinaların satımı hususunda ... TL ye anlaştık, bizim anlaşmamız fabrikanın yıkımı, ... yıkımı esnasında çıkacak hurda demirin alınması ve içindeki makinaların alınması hususunda idi, kendisine bu iş için ... TL kapore verdik, daha sonra işi yapabilmek için bir ekip ayarlamaya başladığım esnada iki veya üç gün sonra davalı ... beni aradı ve bana ben daha yüksek bir teklif aldım, zannediyorum ... TL ye başkasına işi vereceğim gibi şeyler söyledi, biz de kapore attık, anlaşmayı sağladık, bu saatten sonra sözleşme kuruldu, işi başkasına verme dedik, ancak kendisi daha yüksek bir rakama vereceğini, ... TL ye bize vermeyeceğini söylemesi üzerine kaporemi gönder ve yapmış olduğum masraflarımı ödemesini söyledim, ancak yapılan masrafları ve gönderilen kaporeyi göndereceğini söylemesine rağmen tarafımıza göndermedi, bunun üzerine biz de avukatımız aracılığı ile icra takibi başlattık, ancak yine borç ödenmedi ve huzurdaki dava açıldı olay hakkındaki bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ...'in talimat mahkemesince alınan beyanında; "Ben ... sitesinde ... ... isimli işletmede çalışıyorum, oranın yetkilisiyim, davacı ... ...'in sahibi ile benim babam teyze çocuğudur, firma ile bir akrabalığım olduğu gibi iş ilişkim de vardır, davalı ...'i tanımam, ... yılının ... aylarıydı zannediyorum, ... ve ... ...'ne gideceğini söylediler, bizim ile gel eşlik et diye söylediler, ben de onlar ile birlikte ...'ne gittim, davacı şirket ...'ne bir söküm işi almış, biz de bu fabrikaya gidip baktık, akşama doğru da bir yerde yemek yedik, davalı ... bizi yemeğe götürdü, bu yemekte fabrikanın söküm işi için ve içindeki makinalar için ... TL ye davacı davalı ile anlaştı, davacı bu iş için davalıya banka havalesi ile ... TL kapore gönderdi, biz ...'nde 3 gün kaldık, ... (Davacı şirketin çalışanı) makina ve yıkım için gerekli makina ve ekipmanları ve ekibi ayarlamaya çalıştı, 3 gün sonra ... isimli davalıyı aradık, biz söküm için gerekli hazırlıkları tamamlamıştık, Davalı ... bize telefonda fabrikayı daha yüksek bir bedel ile teklif sunan başkasına verdim, ben bu iştem vazgeçtim, caydım dedi ... da kendisine sitem etti, biz 3 gündür ... ilçesindeyiz, ekipman ayarladık, işçi ayarladık dedi bunun üzerine ... da kendisine kaporemi geri gönder yaptığım masrafları da ver diye söyledi, biz ...'ya dönüyoruz dedi, ... isimli kişi de siz gidin ...'ya biz masrafı göndereceğiz dedi ancak duyduğum kadarı ile ne masrafları ne de kaporeyi göndermemiş" şeklinde beyanda bulunmuştur. Korkuteli İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Şti., borçlunun ..., alacağın ...-TL olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Tarafların davalıya ait ... Mahallesi'nde bulunan binanın yıkım işi konusunda anlaştıkları, anlaşma sonrasında davacı şirket tarafından davalı ... adına ... tarihinde "... Mahallesi yıkım kaporası" adı altında ... TL bağlanma parası gönderildiği, yıkım işinin gerçekleşmediği ve davalıya gönderilen paranın iadesi talebiyle başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği, davalının itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında yıkım işine ilişkin anlaşmanın yapıldığı, davacının davalıya ...-TL ödeme yaptığı fakat yıkım işinin gerçekleşmediği hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ...-TL'nin bağlanma parası olarak mı cayma parası olarak mı gönderildiği ile bu bedelin iadesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Bağlanma parası (kapora), Türk Borçlar Kanununun 177.maddesi uyarınca “Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.”, cayma parası ise TBK.nın 178.maddesinde "Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ... tarihli banka dekontu incelendiğinde açıklama kısmında "... ... Mahallesi yıkım kaporası" yazılı olduğu, bu kapsamda, ödenen bedelin karine olarak bağlanma parası olduğu, taraflar arasında yıkım işinin gerçekleşmemiş olduğu, sözleşmenin kurulmaması neticesinde bağlanma parasının tamamının iadesinin gerekeceği, iade edilmeyen ...-TL'nin cayma parası olarak belirlendiği hususunun davalı tarafça yazılı delille ispat edilemediği ve bu doğrultuda davalının bağlanma parasını iade etmesi gerektiğinin kabulü ile davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Korkuteli İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Korkuteli İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aynen devamına, 2-Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile alacağın %20’si olan ...-TL İCRA İNKAR TAZMİNATININ DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam ...-TL harçtan daha önceden ödenen toplam ...-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ...-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin Harcı, ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... ¸ e-imzalıdır
Hakim ... ¸ e-imzalıdır