Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1058 E. 2026/1091 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1058
Karar No
2026/1091
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1058 KARAR NO : 2026/1091

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/384 DAVA TARİHİ : 13.04.2026 ARA KARAR TARİHİ : 14.04.2026 DAVA : İtirazın İptali İSTEM : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 14.07.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 14.07.2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/384 Esas sayılı dosyasından verilen 14.04.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Davalı ile akdedilen sözleşme gereği davalı tarafa GES hizmeti sağlandığını, hizmet bedeli olarak hukuka uygun şekilde tahakkuk ettirilen faturaların davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle İzmir 1.İcra Dairesinin 2025/660 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen faturalar karşısında sekiz günlük yasal süre içinde herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, bu durum karşısında 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesi gereğince davalının faturaların içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalı tarafından itirazın kötü niyetle ve zaman kazanmak için yapıldığını, bu süreçte davalı tarafın alacaklılardan mal kaçırmaya giriştiğinin anlaşıldığını bildirmiş, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı tarafın 833.911,69 TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2026/384 Esas sayılı dosyasından verilen 14.04.2026 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, ihtiyati hacze konu alacağın varlığı ve miktarını belirlemenin yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze ilişkin yasal koşulların bu aşamada oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz isteminin reddine'' dair ara karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 04.05.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Müvekkili şirket ile ... Şti. (Yüklenici) ve dava dışı .... Şti. (Müşteri) arasında "Çatı Güneş Santrali Projesi Anahtar Teslim Kurulum Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca, ... Şti. (Yüklenici), Çatı Güneş Santrali Projesi'nin anahtar teslim usulü ile projelendirilmesi ve kurulum işlemlerinin tamamlanmasını taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin .... A.Ş. (Aracı) ise yüklenici ile müşteri arasında ticari ilişkinin kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiğini, -Müvekkili şirketin Çatı Güneş Santrali Projesi Anahtar Teslim Kurulum Sözleşmesi'nde "Aracı" sıfatıyla yer almasının dayanağının, müvekkili şirket ile .... A.Ş. arasında akdedilmiş olan "Çerçeve Aracılık Sözleşmesi" olduğunu, müvekkili şirketin aracılık hizmet bedeline ilişkin düzenlediği faturaların ekte ibraz edildiğini, bu faturalar nedeniyle ihtiyati haciz başvurusu yapılması gerekliliği doğduğunu, -... ... A.Ş. tarafından düzenlenen ilgili faturalarda belirtilen tutarın, proje komisyon bedelini ifade ettiğini, Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 21/2'ye göre, bir fatura alan kişinin, faturayı aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmazsa, bu içeriği kabul etmiş sayılacağını, -Türk Ticaret Kanunu'na göre, ticari işletmeler arasında düzenlenen faturaların süresi içinde itiraza konu edilmemesinin, belirli koşullar altında faturanın içeriğinin karşı tarafça kabul edildiği yönünde bir karine doğurduğunu, nitekim Türk Ticaret Kanunu m.21 uyarınca, bir tacir tarafından diğer bir tacire gönderilen faturaya, teslim tarihinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde, faturanın münderecatı kabul edilmiş sayılacağını, bu kapsamda fatura itirazının da bulunmadığı değerlendirilerek alacaklarının mevcudiyetinin izahtan vareste olduğunu, -Müvekkili şirketin, yüklenici ile müşteri arasında ticari ilişki kurulmasına ilişkin taahhüdünü yerine getirdiğini, gerçekleştirilen ve tamamlanan çatı GES projeleri kapsamında, ekte sunulan fatura düzenlendiğini, ancak, söz konusu faturaya ilişkin ödemelerin yapılmamış olması nedeniyle, alacaklarının rehin ya da başka bir şekilde teminat altında da olmadığından işbu istinaf kanun yoluna başvuru zarureti hasıl olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, istinaf kanun yoluna başvurularının kabulüne, mahkemece gerekli görüldüğü takdirde teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına , yargılama gideri ve vekalet ücretinin de borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser ve çerçeve aracılık sözleşmesinden kaynaklanan aracılık hizmet bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin ilk derece mahkemesi tarafından 14.04.2026 tarihli ara kararla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur. İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur. Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince: Davacı vekili; aracı davacı, davalı yüklenici ve dava dışı iş sahibi ... Şti. arasında "Çatı Güneş Santrali Projesi Anahtar Teslim Kurulum Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca, davalı yüklenicinin Çatı Güneş Santrali Projesi'nin anahtar teslim usulü ile projelendirilmesi ve kurulum işlemlerinin tamamlanmasını taahhüt ettiğini, aracı davacının ise ise yüklenici ile iş sahibi arasında ticari ilişkinin kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiğini, davacının Çatı Güneş Santrali Projesi Anahtar Teslim Kurulum Sözleşmesi'nde "Aracı" sıfatıyla yer almasının dayanağının, davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan "Çerçeve Aracılık Sözleşmesi" olduğunu, davacının aracılık hizmet bedeline ilişkin düzenlediği faturalarda belirtilen tutarın proje komisyon bedelini ifade ettiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini ancak başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali davasını açtığı ve davalı hakkında ihtiyati haciz verilmesini talep ettiği görülmüştür. Somut olayda taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği ve davacının takibe konu alacağının bulunup bulunmadığının yargılamayı gerektirdiği, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, ayrıca İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen 14.04.2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/384 Esas sayılı dosyasından verilen 14.04.2026 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.206,00 TL istinaf haciz karar harcından peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile kalan 474,00 TL'nin bu davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere 14.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1058, K. 2026/1091, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1058-e-2026-1091-k-a7ff5fba2b9f