Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1125 E. 2026/1087 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1125
Karar No
2026/1087
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1125 KARAR NO : 2026/1087

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/336 DAVA TARİHİ : 31/03/2026 ARA KARAR TARİHİ : 30/04/2026 İTİRAZ TARİHİ : 12/05/2026 ARA KARAR TARİHİ : 09/06/2026 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Hacze İtirazın Reddinin İstinafı KARAR TARİHİ : 14.07.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 14.07.2026

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/336 Esas sayılı dosyasından verilen 09.06.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi ile özetle; Alacağın tahsili için davalı borçluya icra takibi başlatılmış olmasına rağmen davalılar tarafından borca itiraz edilmiş ve davalı tarafından borcun ifasına yanaşılmadığını, bu bağlamda, alacaklarını karşılayacak şekilde mahkemenizden davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, borçlunun faturalardan kaynaklı alacağa yapmış olduğu itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 30.04.2026 tarihli ara kararı ile özetle; ''... ihtiyati hacze konu alacak faturaya dayalı olmakla birlikte, aradaki akdi ilişkiye dayalı olarak fatura düzenlenmiştir. Aradaki akdi ilişki davalı borçlu tarafından inkar edilmiş ise de, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını gösterir faturalar davalı borçlu tarafından ticari defterlerine işlenmiş, form BA ile ilgili vergi dairesine bildirilmiştir. Davalı tarafın dava ve takip konusu faturaları ticari defterlerine işlemesi ve ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura kapsamındaki mal veya hizmetin teslim edilmiş olduğunu göstereceği hususu gözetilerek İİK m. 257/1 hükmünde belirtilen şartların gerçekleştiği kanaatine varılarak davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne'' dair ara karar verilmiştir. İTİRAZ: Davalı vekili tarafından verilen ihtiyati hacze itiraz dilekçesi ile özetle; dosya kapsamında, davacı yanın talebi üzerine 30/04/2026 tarihinde 2.692.398,33-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğini, kararın usul ve yasaya, özellikle İcra ve İflas Kanunu’nun aradığı ihtiyati haciz şartlarına açıkça aykırı olduğunu, aşağıda arz edilen nedenlerle ivedilikle kaldırılması gerektiğini, müvekkili kooperatif yönetiminin 17.08.2025 tarihli genel kurul sonrasında yönetime gelmiş olup, davacı şirketin bu tarihten önce ve eski yönetim ile iş yaptığını, müvekkil yönetim 17.08.2026 tarihinde yönetime geldikten sonra Kooperatifler Kanunu'na uygun şekilde devir teslim yapılmadığını, buna ilişkin tutanağı sayın mahkemenin talep etmesi halinde mahkemeye ayrıca sunulacağını, hal böyle olunca da davacı şirketin de içinde bulunduğu bir çok firma için alacak/borç ilişkilerini gösteren kayıtların teslim alınamadığını, bunun yanında davacı şirket ile iş yapıldığını gösteren hiçbir karar da bulunmadığını, tüm bunların yanında, davacı yan yetkilisi ....'nun, önceki yönetim döneminde kooperatifin TUS (Teknik Uygulama Sorumlusu) mühendisi olarak görev yaptığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca kooperatif bünyesinde denetim, teknik uygulama ve kontrol görevi üstlenen kişilerin, denetlemekle yükümlü oldukları kooperatiften kendi şirketleri adına veya bireysel olarak ticari iş almaları, menfaat sağlamaları ve sözleşme ilişkisine girmelerinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacı şirketin yetkilisi bir yandan TUS mühendisi olarak çalışırken bir yandan da şirket kurarak kooperatiften kararsız sözleşmesiz iş alması ve açıklanamayan iş ve işlemler nedeniyle kendisi hakkında da ayrıca Karaburun 2026/934 E. ve 2026/78179 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Dosyalarıyla soruşturma devam ettiğini, alacağın varlığı “yaklaşık ispat” düzeyinde dahi kanıtlanamadığını, aksine alacak fiktif ve muvazaalı olduğunu, Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2025/20 D.İş sayılı dosyasında yapılan teknik incelemeler ve bilirkişi raporları, davacı şirketin kestiği faturaların karşılığında bir edimin ifa edilmediğini veya fahiş fiyatlandırmalar yapıldığının somutlaştırıldığını, alacak likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, huzurdaki icra takibine dayanak olarak taraflara tebliğ edilmiş veya yasal olarak düzenlenmiş bir fatura dahi sunulmadığını; alacak iddiasının sadece tek taraflı olarak tutulan muavin defterin bir ekran görüntüsünden ibaret bırakıldığını, tek başına hiçbir ispat vasfı taşımayan bir ekran görüntüsüyle haksız kazanç talep edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, 30/04/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının itirazen kaldırılmasına, kooperatif malvarlığı ve banka hesapları üzerine konulan hacizlerin derhal çözülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 09.06.2026 tarihli ara kararı ile özetle; ''... Davalı borçlu, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de borca itiraz nedenlerinin mevcut delil ve belgeler çerçevesinde yerinde olmadığı, ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı kanaatine varılarak davacının ihtiyati haciz talebinin kabülünde, ihtiyati haciz kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp ihtiyati hacze itirazın reddine'' dair ara karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 17.06.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Alacağın varlığının likit bir şekilde ortaya konmuş olması ve ihtiyati haczi gerekli kılan riskin varlığının ispatlanması ve bunların birlikte ortaya konmuş olması ihtiyati haciz kararının verilebilmesinin için zorunlu unsurlar olduğunu, -Dosyaya konu davanın itirazın iptali niteliğinde olup, dava dilekçesinin bir yandan da eser sözleşmesine dayandırıldığını, takibe konu olan belgenin salt bir ekran görüntüsünden ibaret olduğunu, davacı yanın yaptığını iddia ettiği işe karşılık fatura dahi ibraz edilmediğini, -Müvekkili kooperatif yönetiminin 17.08.2025 tarihinde yönetime geldiğini, davacı yanın yaptığını iddia ettiği işlerin ise bu tarihten önceki döneme tekabül eden önceki yönetim dönemine dair işler olduğunu, davacı yanın yetkilisi ... ...'nun müvekkili yönetimden şifahen bir kısım ödemeler talep etmesi karşısında kendisinden yaptığı işleri gösterir belge, fatura vs. ne varsa sunması istendiğini, ancak sunmadığını, bunun üzerine aşağıda izahı yapıldığı üzere 02,03,2026 tarihinde (davadan yaklaşık 29 gün önce) noter kanalıyla ihtar çekildiğini, ancak davacı yanın alacaklı olduğunu gösteren hiçbir belgeyi de ibraz etmediğini, -Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi 2025/20 D iş dosyası ile devam eden davada tespit davasında eksik evrakların tamamlanması için (mahkemenin talebi üzerine) verilen yetki ile Karaburun Noterliği 568 yevmiye ve 02,03,2026 tarihli ihtarnamenin 3. Paragrafında "... Ocak 2022-Ağustos 2025 dönemine ait tüm teknik sözleşmeler, çizim, revizyon, alt yapı iş bitirme belgeleri, yetki belgelerine ilişkin yazılı ve dijital tüm kaynaklar belediye ve kurumlar ile yapılan tüm yazışmalar ve proje belgelerinin tarafımıza teslimi zorunludur......'nun sorumlululuğunda bulunan teknik ve ruhsat dosyaları, .... inşaatın sorumluluğunda bulunan sözleşme, hak ediş ve fatura belgeleri;......'nin sorumluluğunda bulunan proje, ruhsat ve resmi yazışma dosyalarının tamamının işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde eksiksiz olarak teslim edilmelidir." dendiğini, ekte ihtarname onaylı suretini ibraz ettiklerini ve ayrıca celbi talepli olduğunu (EK-1) -Müvekkili yönetimin 17.08.2026 tarihinde yönetime geldikten sonra Kooperatifler Kanunu uygun şekilde devir teslim yapılmadığını, buna ilişkin tutanağın mahkemenin talep etmesi halinde mahkemeye ayrıca sunulacağını, hal böyle olunca da davacı şirketin de içinde bulunduğu bir çok firma için alacak/borç ilişkilerini gösteren kayıtların teslim alınamadığını, bunun yanında davacı şirket ile iş yapıldığını gösteren hiçbir kararın da bulunmadığını, -Tüm bunların yanında, davacı yanın yetkilisi ....'nun, önceki yönetim döneminde kooperatifin TUS (Teknik Uygulama Sorumlusu) mühendisi olarak görev yapmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca; kooperatif bünyesinde denetim, teknik uygulama ve kontrol görevi üstlenen kişilerin, denetlemekle yükümlü oldukları kooperatiften kendi şirketleri adına veya bireysel olarak ticari iş almaları, menfaat sağlamaları ve sözleşme ilişkisine girmelerinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, hem denetleyen hem de işi yapan sıfatlarının aynı kişide birleşmesinin, kamu düzenine ve kooperatif ortaklarının çıkarlarına açık bir tezat oluşturduğunu, bu durumun mevzuat kapsamında kesin bir dille yasaklandığını, böyle bir iş ve işlem yapması yasakken (2) farklı firma kurarak yaptığını, dava dışı ....'ın da yine ....'nun firması olduğunu, -Önceki ilgili dilekçelerine ithafen, kooperatifin Ocak 2022 – Ağustos 2025 dönemine ait resmi mali verileri ve dijital kopyaları taraflarına teslim edilmediğinden bu kayıtların mahkemece temini gerekirken; davacı ....’ın da içinde bulunduğu bir kısmın kanuna aykırılıklar dolayısıyla önceki yönetim hakkında 2024/934 soruşturma dosyası ile savcılık soruşturmasının da halen devam ettiğini, nitekim işbu savcılık dosyasına mübrez Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2025/20 Esas sayılı dosyasındaki 02.03.2026 tarihli bilirkişi raporunun davacı şirket ve TUS mühendisi ile ilgili kısmının; "TUS mühendisi .....’nun ve kooperatifle sözleşmeli faaliyet yürüttüğü şirketleri .... ve .... A.Ş.’ye ait tüm işlemlerin incelenmesini, kooperatife ilişkin hazırladığı tüm proje, tadilat, revizyon, ruhsat, inşaat, altyapı işlerine ilişkin yazılı/dijital belge ve bilgilerin mahkemenizce teminini talep ederiz" şeklinde olup, rapordaki bu açık tespit ve talep doğrultusunda hem bahsi geçen tüm yazılı/dijital belgelerin mahkemece temin edilmesini hem de maddi gerçeğin açığa çıkarılması adına söz konusu 2024/934 Soruşturma sayılı savcılık dosyasının mahkemece celbini talep ettiklerini (EK-2 Bilirkişi Raporu) -Önceki yönetimin göreve gelmesinin hemen akabinde davacı şirketin (25.01.2023) kurulmuş olmasının, hayatın olağan akışına aykırı olup taraflar arasındaki organik bağı gözler önüne serdiğini, ayrıca davacı şirketin yetkilisinin bir yandan TUS mühendisi olarak çalışırken bir yandan da şirket kurarak kooperatiften kararsız sözleşmesiz iş alması ve açıklanamayan iş ve işlemler nedeniyle kendisi hakkında da ayrıca Karaburun 2026/934 E. Ve 2026/78179 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı dosyalarıyla soruşturmanın devam ettiğini, -Tüm bunların yanında müvekkili kooperatifin yeni yönetiminin, önceki yönetimden devir teslim alamaması nedeniyle Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi 2025/20 D. İş dosyası ile açılan tespit davasına mübrez 03/03/2026 Tarihli bilirkişi heyet raporunun davacı şirket ile ilgili kısmının: ''G) Muhasebe kayıtları ve TUS mühendisi belge talebi 1- Önceki ilgili dilekçemize ithafen Ocak 2022 – Ağustos 2025 dönemine ait resmi mali veriler ve dijital kopyaları tarafımıza teslim edilmediğinden mahkemenizce teminini talep ederiz, 2- TUS mühendisi ....’nun ve kooperatifle sözleşmeli faaliyet yürüttüğü şirketleri.... A.Ş.’ye ait tüm işlemlerin incelenmesini, kooperatife ilişkin hazırladığı tüm proje, tadilat, revizyon, ruhsat, inşaat, altyapı işlerine ilişkin yazılı/dijital belge ve bilgilerin mahkemenizce teminini talep ederiz.'' şeklinde olduğunu (EK-2), yukarıda bilgilerini verdikleri ihtarnamenin bilirkişi heyetinin işbu talebi üzerine mahkemece kurulan ara kararla çekildiğini, önemine binaen, .... AŞ. firmalarının kooperatifin TUS mühendisi Ümit Koştu'ya ait olduğunu ve buna rağmen gerek mühendis olarak gerekse de firma sahibi olarak yedinde bulundurduğu hiçbir belgeyi ibraz etmediğini, -İhtiyati haciz kararı verilirken, faturaların ticari defterlere işlendiği ve bildirim yapıldığı hususunun “yaklaşık ispat” olarak kabul edildiğini, ancak aşağıda izahı yapıldığı üzere davacı yana şifahen ve sonrasında Karaburun Noterliği 568 Yevmiye ve 02.03.2026 tarih ihtarıyla davacı şirket sahibi .....'nun, 2023-2025 yılları arasında müvekkili kooperatifin TUS (Teknik Uygulama Sorumlusu) mühendisi ve fenni mesulü olarak görev yaptığını, şahsın, kooperatifi denetlemekle yükümlü olduğu bu süreçte, ortağı olduğu davacı şirket aracılığıyla kooperatif ile fahiş bedelli ve usulsüz sözleşmeler akdettiğini, bu konuyla alakalı olarak davacı şirketin kurucusu ve ortağı .... hakkında Karaburun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ilgili dosyasında ve Karaburun 2026/934 E. Ve 2026/78179 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Dosyalarıyla “Resmi Belgede Sahtecilik”, “Zimmet” ve “Edimin İfasına Fesat Karıştırma” suçlarından soruşturma yürütüldüğünü, -Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2025/20 D.İş sayılı dosyasında yapılan teknik incelemeler ve bilirkişi raporları, davacı şirketin kestiği faturaların karşılığında bir edimin ifa edilmediğini veya fahiş fiyatlandırmalar yapıldığını somutlaştırdığını, davacı şirketle ilgili kısımda; Karaburun Savcılık 2024/934 S dosyasına mübrez 02,04,2025 tarihli rapor), hiçbir yönetim kurulu kararı ve teklif mektubu olmaksızın 11.280.000,00.- TL. tutarında sözleşmeler düzenlendiği, 3.980.000,00.- TL. teklif verilen işin, hiçbir gerekçe olmaksızın 4.370.000,00.- TL. olarak faturalandırıldığı, Kepçe çalışması ve kamyon nakliyesi gibi kalemlerde piyasa rayicinin çok üzerinde, içeriği belirsiz faturalar kesildiğinin tespit edildiğini, bu denli ağır usulsüzlüklerin ve ceza soruşturmalarının odağındaki bir “alacak” iddiasının, sadece defter kayıtlarına dayanarak ihtiyati hacze konu edilmesi mülkiyet hakkının ağır ihlali olduğunu, -Davacı yanın iddia ettiği alacağın, taraflar arasında mutabık kalınmış, belirlenebilir (likit) bir alacak olmadığını, karşılıklı edimlerin ifa edilip edilmediği, yapılan işin kalitesi, sözleşmelerin geçerliliği ve en önemlisi zimmet olgusunun varlığı ancak kapsamlı bir tahkikat aşamasında çözülebilecek hususlar olduğunu, yargılamayı gerektiren ve varlığı ciddi şüphe altında olan bir iddia için kooperatifin tüm banka hesaplarına ve mal varlığına haciz konulması, kooperatifin faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini ve yüzlerce kooperatif ortağının mağduriyetine sebebiyet vereceğini, -Huzurdaki icra takibine dayanak olarak taraflara tebliğ edilmiş veya yasal olarak düzenlenmiş bir fatura dahi sunulmadığını, alacak iddiasının sadece tek taraflı olarak tutulan muavin defterin bir ekran görüntüsünden ibaret bırakıldığını, tek başına hiçbir ispat vasfı taşımayan bir ekran görüntüsüyle haksız kazanç talep edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, Yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle; mahkemece verilen 30/04/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının itirazen kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde ise, üyelerin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi adına ekte ibraz ettikleri gayrimenkuller üzerine ihtiyati haciz konmak suretiyle .... hesabındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkili kooperatifçe teminat/teminat mektubu yatırılmak suretiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 30.04.2026 tarihli ara kararla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece duruşma açılarak 09.06.2026 tarihli ara kararla ihtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” 265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır. Somut olayda davacı taraf, davalı tarafa bir takım inşaat işleri yapıldığını, yapılan işlerin süresinde ve istenildiği gibi tamamlandığını ve faturaların düzenlendiğini, davalı tarafça tebliğ edilen faturalara herhangi bir çekince ileri sürülmediğini ve itiraz edilmediğini, buna rağmen davalının ödeme yapmadığını ve başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiği belirterek itirazın iptali davasının açıldığı ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunduğu; dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarının yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilemeyeceği, dava konusu alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz ve buna yönelik itirazın reddi kararları usul ve yasaya uygun olmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 30.04.2023 tarihli ihtiyati haciz kararı ve bu karara itiraz üzerine verilen 09.06.2026 tarihli ara kararlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile, 2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/336 Esas sayılı dosyasında verilen 30.04.2026 tarihli ihtiyati haciz kararı ve bu karara itiraz üzerine verilen 09.06.2026 tarihli ara kararlarının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davalının menkul ve gayrimenkul malları ile banka hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine konulan İHTİYATİ HACZİN KALDIRILMASINA, 4-İhtiyati haciz için yatırılan teminatın davacı tarafa iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince icrasına, 5-İhtiyati haciz ara kararlarının kaldırıldığına dair yapılacak yazışmaların ilk derece mahkemesi tarafından icrasına, 6-Davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine, 7-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince verilecek kararda değerlendirmeye alınmasına, 8-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 14.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1125, K. 2026/1087, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1125-e-2026-1087-k-80540fdf80ef