Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/304 E. 2026/1186 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/304
- Karar No
- 2026/1186
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/304
KARAR NO: 2026/1186
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2022
NUMARASI: 2020/508 Esas - 2022/1098 Karar
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan taşıma işinden kaynaklı olarak müvekkili tarafından gönderilen ürünlerin paketlerinin açık ve eksik olması sebebiyle müvekkili şirketin zararının belirlenmesini, şimdilik 5.000,00-TL üzerinden belirsiz alacak davalarının kabulünü, müvekkilinin zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Bu nedenle davalının kaybolan eşyanın bedelinin tamamından sorumlu olduğu, sunulan faturada 1 set mal bedelinin 742,50-EURO olduğunun anlaşıldığı, 2 set ürün zayi olduğundan davalının 1.485 EURO'dan sorumlu olduğu anlaşılmış, dava tarihinde 1 EURO =9,0999-TL olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000,00-TL'nin davalıdan tazminine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda taşıma bedeli de hesaplanmış ise de dava dilekçesinde taşıma bedeli talep edilmediğinden taşıma bedeline hükmedilmemiştir. Yine dava dilekçesinde 1.000,00 EURO gümrük masrafı yapıldığı iddiası bulunmakta ise de bununla ilgili delil bildirilmediğinden bu talep tazminat hesabında kabul görmemiş ve davanın kabulüne," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin sektöründe öncü bir firma olduğunu ve mezkûr taşımada davalı şirkete izafe edilebilecek hiçbir bir kusur bulunmadığını, davacının teslim sırasında taşınan eşyanın içeriğine ve değerine ilişkin eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak bildirim yapma yükümlülüğünü ve üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, yerel mahkeme tarafından işbu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, posta hizmetleri kanunu posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği başlıklı 7. maddesi uyarınca davalı şirketin kargo gönderilerine ilişkin içerik bakmasının yasak olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta, bedel tazminini gerektiren koşulların gerçekleşmediğini, bu sebeple davacının tazminat talebinin haksız olduğunu, dava konusu olayda tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmadığını, hal böyleyken yerel mahkeme tarafından haksız bir şekilde tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, yerel mahkemece yapılan eksik inceleme neticesinde davalı şirket aleyhinde hüküm tesis edildiğini, bu sebeple verilen kararın esas yönünden de yasaya aykırı olduğunu, düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, yurtiçi kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmeyip kaybedilmesi nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde hata yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
6102 sayılı TTK'nun somut olaya uygulama yeri bulunan hükümleri şöyledir;
MADDE 871- (1) Eşyanın teslim yerine varmasından sonra gönderilen, taşıyıcıdan, taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında, eşyanın kendisine teslim edilmesini isteyebilir. Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen, bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam eder. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmaz.
MADDE 873. (1) Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür.
MADDE 874- (1) Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür.
MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
MADDE 886- (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Davalı taşıyıcının davacıya ait 2 adet paketi taşımak üzere teslim aldığı, paketlerden birinin eksiksiz teslim edilirken 2. Paketin açılmış ve paket içeriği eksik şekilde alıcıya teslim edildiği, paket içerisinden 200 adet bilye ve 200 adet plakanın teslim edilmediği, bu durumda davalının sınırlı sorumluluğun korumasından yararlanamayacağı gibi zamanaşımı süresinin de 3 yıl olduğu, davacı zararının sunduğu fatura, fotoğraf ve belgelerden 2 set halindeki ürün bedelinin toplam 1.485 Euro olup dava tarihindeki kur üzerinden zararın daha fazla olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 172,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 560,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/06/2026