Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1017 E. 2026/968 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1017
- Karar No
- 2026/968
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1017 Esas 2026/968 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1017 KARAR NO : 2026/968
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2026 NUMARASI : 2025/825 Esas 2026/239 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde ...’ın müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, kredi sözleşmelerine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara Ankara 62. Noterliği’nin 07/11/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ve Ankara 5. Noterliği’nin 14/11/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameler ile borcun ödenmesi ihtar edilmişse de ihtarnamede belirtilen süre içerisinde ödemekle yükümlü olunan tutarın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2025/30252 E. sayılı dosyası ile davalı hakkında başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul ile kısmen reddine, Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2025/30252 E. sayılı dosyasında; 5.733.941,09 TL asıl alacak, 2.772.725,26 TL İşlemiş faiz ve 138.636,26 TL BSMV, 14.523,17 TL masraf olmak üzere 8.659.825,78 TL nakdi alacak ve 240.250,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, 5.682,284,91 TL (taksitli ticari kredi, rotatif kredi, nakdi çek kredisi kaynaklı) yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %93; 28.172,85 TL (kredili mevduat hesabından kaynaklı) yönünden yıllık %63,60; 23.483,33 TL (paraf kredi kartı kaynaklı) yönünden yıllık %54,60 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ile bu faizin % 5'i oranında BSMV işletilmesine, 240.250,00 TL gayri nakdi alacağın davalı tarafından davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında nakden depo edilmesi hususunda takibin devamına, tazmini halinde tazmin tarihinden itibaren yıllık % 93 temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si olan 1.146.788,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının mahkemece hükme esas alınan faiz oranı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bankanın T.C.M.B bildirdiği en yüksek ticari kredi faiz oranı %65 olup taraflar arasındaki %50 fazlasının uygulanacağı sözleşme hükmü gereği temerrüt faiz oranı %97,5 olmasına rağmen mahkemece %93 uygulanmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2025/30252 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 5.752.731,68 asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 8.678.616,37 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, takipte talep edilen temerrüt faiz oranının % 97,50 olduğu,davalının süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Davacı alacaklı banka ve dava dışı ... ...Ltd Şti arasında 13/12/2024 tarihli 6.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı ...'ın 13/12/2024 tarihinde aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı görülmüştür. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda; takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 8.659.825,78 TL alacaklı olduğu, Uyap'tan kalem aracılığıyla alınan ve davacı tarafından TCMB'ye bildirilen muacceliyet tarihinde davacının ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranının %62 olduğu, gks hükmü uyarınca bu orana %50 ilavesiyle bulunan %93 oranının temerrüt faiz oranı olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazı temerrüt faiz oranına yöneliktir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2015 tarih 2014/14648 Esas 2015/137 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının temerrüt tarihinde davacı bankaca fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen %93 temerrüt faiz oranı bilirkişinin Uyap'tan kalem aracılığıyla aldığı, temerrüt tarihinde davacının TCMB'ye ticari kredilerde fiilen uyguladığını bildirdiği en yüksek faiz oranı olan %62 oranı esas alınmak suretiyle tespit edilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamasına uygun nitelik taşıyan ve temerrüt tarihinde davacının fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı olan %62 oranı baz alınarak hesaplanan %93 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harç peşin olarak alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -