Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/611 E. 2026/907 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/611
Karar No
2026/907
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/611 Esas

KARAR NO:2026/907 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:10/02/2025

NUMARASI:2024/854 E. - 2025/129 K.

DAVA:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan),

DAVA TARİHİ:18/02/2022

BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN

BİRLEŞEN 2022/857 ESAS SAYILI DOSYASINDA

DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)26/09/2022

DAVA TARİHİ:26/09/2022

KARAR TARİHİ:04/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elinde bulunan ... T.A.Ş. Bankası ... Şubesi'ne ait keşidecisi davalı ... olan, ... nolu ve 25.12.2016 keşide tarihli, 40.000,00 TL meblağlı çekin yıkanmak suretiyle zayi olduğunu, çekin okunmayacak derece tahrip olması nedeniyle zayi nedeniyle çekin iptaline karar verilmesi amacıyla Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulduğunu, mahkemece 13.03.2017 tarih, 2016/1142 Esas ve 2017/268 Karar sayılı karar ile çekin iptaline karar verildiğini, iş bu karar ile birlikte davalı çek keşidecisine Bakırköy ... Noterliğinin 17.05.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile çek bedelinin ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin bizzat davalıya tebliğ edildiği halde davalının çek bedelini yine de ödemediğini, davalının çek bedelini ödememesi üzerine Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu davalıya ödeme emri tebliğ edilerek dosyanın kesinleştiğini, ancak davalının Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.02.2019 tarih, 2017/1136 Esas ve 2019/158 Karar sayılı kararı ile "tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile ıttıla tarihinin 09/10/2017 tarihi olarak belirlenmesi" yönünde karar alındığını, bu karar üzerine davalının borca itiraz ederek icra takibinin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde, yasal süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

BİRLEŞEN DAVA:Davalı - birleşen davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin bir adet çek yaprağının iş yerinden taşınma esnasında imzalanmamış iken kaybolduğunu, söz konusu kayıp nedeniyle, müvekkilinin bankanın ilgili şubesine başvurduğunu, durumu ilgili bankaya da bildirdiğini, müvekkilinin davalı karşı taraf ile herhangi bir alış verişi ve ticaretinin olmadığını, anılan çek ile ilgili davalı karşı tarafça her ne kadar Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2016/1142 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmış ve hüküm kurulmuş ise de, müvekkilinin iş bu davadan haberdar edilmediğini, akabinde müvekkili aleyhine Bakırköy 15.İcra Dairesi Müdürlüğünün ... sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, iş bu takibe karşı müvekkilinin 09.10.2017 tarihinde yasal süresinde takip alacaklısı tarafa borcu olmadığına dair itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı tarafa anılan çeki keşide ederek vermediğini ve hiç bir şekilde borcu bulunmadığını, tarafların ticari kayıtları incelendiğinde, bahse konu çekten kaynaklı müvekkilinin borcu olmadığı, davalı karşı tarafın da alacağı olmadığının yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, netice itibarıyla anılan çek sureti incelendiğinde, davalı karşı taraf ...'nın ilk ciranta olduğunun görüleceğini, ancak alış veriş ve 40.000,00 TL bedelde alacağı olmadığının anlaşılacağını belirterek, tüm bu nedenlerle müvekkilinin Bakırköy 15.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine konu çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davacı birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan itirazın iptali davasında ...'ya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı ile duruşma tarihini bildirir çağrı kağıdının tebliğ edildiğini, buna rağmen 8 ay sonra süreci sürüncemede bırakmak için iş bu menfi tespit davasını açtığını, alacaklının itirazın iptali davası açmasından sonra, borçlu tarafından menfi tespit davası açılamayacağını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığının gerek doktrinde ve gerekse uygulamada tereddütsüz kabul edildiğini, Yargıtay’ın farklı daireleri çeşitli kararlarında "hukuki yararın dava şartı olduğunu (HMK'nın 114/1-h maddesi), itirazın iptali davası devam ederken borçlu tarafından açılmış olan menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğinin" belirtildiğini beyan ederek, öncelikle dosyanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/174 Esas sayılı dosyaları arasında hukuki irtibat bulunduğundan mahkemeye ait dosyanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/174 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, aksi kanaatte huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMENİN İLK KARARI: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 12.12.2022 tarihli 2022/174 E. - 2022/1199 K. sayılı kararıyla; "...Bu açıklamalar ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; davacı dava konusu çekle ilgili olarak açmış olduğu dava sonucunda aldığı iptal kararı ile hak sahibi olduğunu ispatlamıştır. Davalı taraf davacının çek üzerinde herhangi bir hakkının olmadığını ileri sürmüşse de, bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmamıştır ve ayrıca süresi içerisinde cevap dilekçesi de sunmamıştır. Bu nedenle asıl davada, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 40.216,99 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek asıl davanın kabulüne, Öte yandan karşı dava yönünden; davanın HMK'nun 106. Maddesinde düzenlenen tespit davası ve İİK. 72. Maddesinde düzenlenen menfi tespit davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.HMK m.114/1-h bendi gereğince davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen incelenir. Mahkememizce karşı dava davacısının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından birleşen davanın usulden reddine... " karar verilmiş, karara karşı davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.

İSTİNAF KARARI:Dairemizin 10.10.2024 tarihli 2023/411 E. - 2024/1593K.sayılı kararıyla; ''...Davalı, birleşen davada davacı ... vekilinin asıl davayla ilgili istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davaya ve takibe konu çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği, ancak okunaksız olması nedeniyle kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğinden işleme alınmadığı, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız takiplere mahsus takip yolu başlatıldığı, davacı kambiyo senetlerine mahsus takip yapmadığından alacağın varlığını ispat yükünü üzerinde taşıdığı, davalı-birleşen davada davacının asıl davaya süresinde cevap vermemiş olmasının HMK’nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm vakıaları inkar ettiği sonucunu doğurduğu, bu nedenle davacının alacağını ispat etmesi gerektiği halde, çek fotokopisi ve çekin iptaline ilişkin Mahkeme kararı dışında dosyaya bir delil sunmadığı, delilleri arasında kendisine ve davalıya ait ticari kayıtların yer almadığı, ancak yemin deliline de dayandığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacıya davalı tarafa davaya konu ettiği alacakla ilgili yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, Mahkememizce davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin asıl davayla ilgili istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacıya, asıl davada, asıl davayla ilgili davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.Açıklanan gerekçeye göre, birleşen davayla ilgili birleşen davada davacı vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmemiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... vekilinin ASIL DAVAYLA İLGİLİ İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE, birleşen davayla ilgili istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına,6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/12/2022 tarihli, 2022/174 Esas, 2022/1199 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE..." karar verilmiştir.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 10.02.2025 tarihli 2024/854 E. - 2025/129 K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda; Davaya ve takibe konu çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği, ancak okunaksız olması nedeniyle kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğinden işleme alınmadığı, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız takiplere mahsus takip yolu başlatıldığı, davacı kambiyo senetlerine mahsus takip yapmadığından alacağın varlığını ispat yükünü üzerinde taşıdığı, davalı-birleşen davada davacının asıl davaya süresinde cevap vermemiş olmasının HMK’nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm vakıaları inkar ettiği sonucunu doğurduğu, bu nedenle davacının alacağını ispat etmesi gerektiği, çek fotokopisi ve çekin iptaline ilişkin mahkeme kararı dışında dosyaya bir delil sunulmadığı, davacının delilleri arasında kendisine ve davalıya ait ticari kayıtların yer almadığı, ancak yemin deliline dayandığı, mahkememizce davacıya davalı tarafa davaya konu ettiği alacakla ilgili yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatıldığı, yemin delilini kullanmadığı anlaşılmakla ispatlanmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Öte yandan karşı dava yönünden; davanın HMK'nun 106. Maddesinde düzenlenen tespit davası ve İİK. 72. Maddesinde düzenlenen menfi tespit davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.İtirazın iptali davasının, mahkememizde açılan menfi tespit davasından daha önce açılmış olması, itirazın iptali davası kapsamında yapılacak yargılama neticesinde alacaklı ve borçlunun icra takibi yönünden haklılık durumlarının ortaya konulacağı, her iki davanın da borçlunun alacaklıya borçlu olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu, itirazın iptali davasında davalı olarak borçlu olmadığını savunma imkanına sahip olduğu anlaşılmakla, sayılan nedenlerle itirazın iptali davasından sonra açılan eldeki menfi tespit davasında davacının hukuki yararının bulunduğundan bahsedilemez.HMK m.114/1-h bendi gereğince davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen incelenir. Mahkememizce karşı dava davacısının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

ASIL DAVA YÖNÜNDEN

1-Davanın REDDİNE,

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN

1- Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ:Asıl davada davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bilindiği üzere Türk Ticaret Kanununun 652.maddesinin, iptal kararı üzerine hakkın senetsiz olarak ileri sürülebileceği veya hak sahibinin yeni bir çek düzenlenmesini isteyebileceği hükmünü içerdiğini, Türk Ticaret Kanununun 732. maddesinde işaret olunan zenginleşmenin, esasen, Kanunun bir hükmüne dayandığını, hamilin, hakkını talep ve takip hususunda mevcut şekilleri yerine getirmemiş ve kanun hükmü icabı hakkını kaybettiğini (TTK m. 730,749), ayrıca zenginleşen ve fakirleşen malvarlığı arasında, sebepsiz zenginleşme davası açabilmek için gerekli olan doğrudan ilişkiye (illiyet bağı), meydana gelen malvarlığı kaymasına da TTK’nun 732. maddesinde yer verilmediğini, kambiyo senetlerine özgü sebepsiz zenginleşme davasının açılabilmesi için, temel hukuki ilişkinin varlığına gerek olmadığını, kaldı ki talebin, temel hukuki ilişkiyle bir ilgisi de bulunmadığını, keza, ispat yükünün, TTK’nın 732/4. maddesi gereğince, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene (davalıya) ait olduğunu, davalının, davacı zararına zenginleşmediğini veya senet bedelini ödediğini ispatlayacağını, bu taleple, borçlunun, hamilin zararına zenginleştiği miktarda bir ödemede bulunmasının isteneceğini, zira borçlunun, senetten dolayı bu miktarda sorumlu kalmış olduğunu, yani ispat külfetinin davalı borçluda olduğunu, bu nedenle sebepsiz zenginleşmediğini davalı borçlunun ispatlamak zorunda olduğunu, ispat yükünün davacıda olmadığını belirterek, arz ve izah ettikleri ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; istinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2025 tarih ve 2024/854 Esas, 2025/129 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan çek fotokopisi incelendiğinde; ...’a ait, 25/12/2016 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, borçlusu ..., keşide yeri İstanbul olan, hamiline yazılmış çek olduğu tespit edilmiştir.Dava dilekçesi ekinde ayrıca okunaksız bir çek örneğinin de mevcut olduğu, 26/12/2016 tarihinde ... ... Şubesi tarafından çekin arkasına, ...'nın ibraz etmiş olduğu evrakın yıkanmış ve okunamamakta olup, çek zorunlu şartlarını taşımadığından işleme alınmadığının yazılı olduğu tespit edilmiştir.Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 40.000,00 TL asıl alacak ve 216,99 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 40.216,99 TL alacak için 15/06/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ise "25/12/2016 tarihli adi alacak 40.000,00 TL" olarak belirtildiği, davalı borçlunun icra takibine, dosya alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığı, başlatılan icra takibinin haksız olduğu, işbu nedenlerle borcu kabul etmediği, takibe, borca, faize, faiz oranına ve talep olunan tüm ferilerine itiraz ettiklerini belirterek 13/10/2017 tarihinde itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir.Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 28/02/2019 tarihli, 2017/1136 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, icra takibiyle ilgili ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğuna dair şikayette bulunulduğu, yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kabulü ile Bakırköy 15. İcra Md. ... sayılı dosyasından yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespiti ile ıttıla tarihinin 09/10/2017 tarihi olarak belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/03/2017 tarihli, 2016/1142 Esas, 2017/268 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ... olduğu, hasımsız olarak çek iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından kaybolduğu iddia edilen, ...A.Ş. Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 25/12/2016 keşide tarihli, keşidecisi ... olan, 40.000,00 TL bedelli çekin zayii nedeniyle iptaline, iyiniyetli 3. şahısların hak ve menfaatlerinin saklı tutulmasına karar verildiği, kararın 01/06/2017 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Bakırköy ... Noterliğinin 17/05/2017 tarihli, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; ... tarafından ...’ya ...A.Ş. ... Şubesine ait, ...çek nolu, 25.12.2016 keşide tarihli, 40.000,00 TL meblağlı, keşidecisi ... olan ve ...'nın hamili olduğu çekin zayi olduğu, ekte sundukları Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1142 Esas ve 2017/268 Karar sayılı ve 13.03.2017 karar tarihli kararı ile kıymetli evrakın zayi olduğu kararının verildiği, keşidecisine müracaat nedeniyle aldıkları iş bu mahkeme kararı gereği, çek bedeli olan 40.000,00 TL'nin belirtilen hesap numarasına ihtarın tebliğinden itibaren 5 gün içinde yatırılması, aksi halde hakkında hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataba 20 Mayıs 2017 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

G E R E K Ç E :Asıl dava, itirazın iptali, birleşen dava borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece asıl davanın esastan reddine, birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı-birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin asıl davayla ilgili istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davaya ve takibe konu çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği, ancak okunaksız olması nedeniyle kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğinden işleme alınmadığı, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız takiplere mahsus takip yolu başlatıldığı, asıl davada davacı tarafça dosyaya sunulan çek fotokopisinin ön yüzü incelendiğinde, çekin hamiline keşide edildiği, çekin arka yüzünün fotokopisi dosyaya sunulmadığından, davacı ...’nın çeki ne şekilde elde ettiğinin tespit edilemediği, yıkanması nedeniyle çekin okunamaz hale geldiği, bu durumda davacı ...’nın çekin meşru hamili olup olmadığının ve okunaksız çekin davalı ... tarafından imzalanarak keşide edilip edilemediğinin denetlenemediği anlaşılmıştır.Davalı-birleşen davada davacının asıl davaya süresinde cevap vermemiş olmasının HMK’nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm vakıaları inkar ettiği sonucunu doğurduğu, bu nedenle davacının alacağını ispat etmesi gerektiği halde, çek fotokopisi ve çekin iptaline ilişkin Mahkeme kararı dışında dosyaya bir delil sunmadığı, delilleri arasında kendisine ve davalıya ait ticari kayıtların yer almadığı, ancak yemin deliline de dayandığı anlaşılmıştır.Mahkemece davacıya davalı tarafa davaya konu ettiği alacakla ilgili yemin teklifinde bulunma hakkının usulüne uygun tebligatla hatırlatılmasına rağmen, davacı vekili süresinde yemin metnini dosyaya sunmamıştır.Bu durumda, asıl davada davacının yıkanmak suretiyle zayi olduğu iddia edilen ve ciro silsilesi ile imzası denetlenemeyen çek nedeniyle alacaklı olduğunu ispatlayamamasından dolayı, ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.Tüm bu nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl davada davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın asıl davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Asıl davada davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/611, K. 2026/907, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-611-e-2026-907-k-991c5b874457