Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/302 E. 2026/80 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/302
Karar No
2026/80
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/302 Esas 2026/80 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/302 KARAR NO : 2026/80

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :18/07/2018 NUMARASI : 2018/21 Esas 2018/543 Karar

DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak (İstirdat) DAVA TARİHİ : 08/01/2018 KARAR TARİHİ : 06/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2026

Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı şirket vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/2330 Esas 2020/1441 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15/11/2021 tarih ve 2021/3881 Esas 2021/6181 Karar sayılı onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 2020/22944 başvuru numaralı dosyada 24/10/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli listenin (C) sütununda belirtilen mahkemelere gönderilmesine karar verilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 43.024 Euro yatırdığını, ancak talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek, haksız fiil hükümleri gereğince paranın yatırıldığı tarihden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı tarafça davacıya yapılan ödemelerden sonra davacının herhangi bir hak ve alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece beyanda bulunmaları nedeniyle bir kısım belgelerin taraflarınca kabul edildiği şeklindeki hatalı değerlendirme ile davacı alacağından düşüm yapılarak davacının alacağının bulunmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin kâr payı almadığını, dosyaya sunulan ortaklık durum belgesine göre müvekkilinin alacağının bulunduğunu, iade edilen kısımlar yönünden haksız fiilden doğan borç hükümlerinin uygulanması gerektiği bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının bu nedenle kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının davacının hile ve/veya kesin hükümsüzlük iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, davalının para toplanırken davacıya anonim şirkete ortak olacağı konusunda hiçbir bilgi vermediği, aynı şekilde davacının da yatırım yaparken anonim şirkete ortak olacağı iradesiyle hareket etmediği yönündeki iddia ve kabulün yerinde olmadığını, davacının milli ve / veya dini duyguları istismar ederek yüksek oranda kar verileceği, verilen paranın istenildiği an geri alınabileceği vaatleri ile davalı müvekkili şirketçe kandırıldığı yönündeki iddiaların da kendi içinde çelişkili hemde gerekçe ile bağdaşmayan iddialar olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davanın temelinde zarara katlanmak arzu ve iradesinin yer aldığını, davacının her türlü hak ve talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının red gerekçesinin hatalı olduğunu, itirazları doğrultusunda ve davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yanca, davalı şirkete ortak yapılacağı vaadiyle ve yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı şirkete yatırdığını 43.024 Euro yatırdığını, ancak ortaklık ilişkisi kurulmadığı gibi talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını iddia ederek davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ile yatırdığı paranın iadesi istemiyle eldeki dava açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/2330 Esas 2020/1441 Karar sayılı kararı ile esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın 3332 sayılı yasanın geçici 4.maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Dairemiz kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15/11/2021 tarih ve 2021/3881 Esas 2021/6181 Karar sayılı kararı ile onanması üzerine davacı yanca Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucu Anayasa Mahkemesinin 24/10/2024 tarihli 2020/22944 başvuru nolu kararı ile Anayasanın 35.maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilerek yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir. Davanın geldiği aşama ve uzun yargılama süreci ile tarafların tüm delillerinin dosyada olduğu, istinaf istimine ilişkin yargılamada sadece bozma gereğince zorunlu olarak duruşma açıldığı, istinaf incelemesinin duruşma gereksinimi duyulmadan gerçekleştirildiği gözetilerek 6216 Sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50/2. maddesi kapsamında dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olduğundan duruşma açılmamıştır. Taraflara yargılamaya yeniden başlandığı tebliğ edilmiştir.

Dairemizce yeniden yapılan yargılama sırasında davacının, davalı şirketin hisseleri ile ilgili bir kaydileştirme işleminin olup olmadığı, kaydileştirme yaptırdıysa hisse senetlerini ... üzerinden satıp satmadığı, sattı ise hangi tarihte sattığı ve ayrıca kar payı olup olmadığı hususunda ... A.Ş Genel Müdürlüğü ... A.Ş'ye yazılan 27/11/2025 tarihli müzekkereye verilen 12/12/2025 tarihli cevabi yazıda davalı şirket ile ilgili kar payı bulunmadığı belirtilerek ekinde kaydileştirme ve hesap hareket raporlarının liste halinde gönderilmiş, söz konusu listelerin incelenmesinde davacı ...'ın kaydileştirme işlemini yaptırdığı ve dolayısıyla davalı şirketin ortağı olduğu anlaşılmış, böylelikle gelinen aşamada dava konusuz kalmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde " Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder" Buna göre davanın konusuz kalması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi gereklidir. Somut olayda davacının davalı şirket ortağı olarak Merkezi Kayıt Kuruluşunda kaydileştirilmiş olduğu, kaydileştirilmeye ilişkin evrakların da yargılama aşamasında açıkça davacı tarafça kabul edildiği, anılan kaydileştirme işlemi ile davalı yanın da davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu sayılacağı gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı yan sorumlu tutulmuş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davanın konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli olan 54,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından fazla yatırılan 1.702,59 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 335,10 TL keşif, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.127,99 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde yatırana iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcı ile 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-Davalı şirket tarafından yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcı ile 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/302, K. 2026/80, T. 06.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-302-e-2026-80-k-10f65f9588bf