Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2871 E. 2026/2335 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2871
- Karar No
- 2026/2335
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/2871
KARAR NO:2026/2335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/06/2025
NUMARASI:2024/197 E - 2025/446 K
DAVANIN KONUSU:Tazminat
KARAR TARİHİ:15/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı ... marka aracın motorundaki arıza nedeni ile 21/02/2022 tarihinde davalı firmanın Beyoğlu/İstanbul adresinde bulunan yetkili servise çekici ile teslim edildiğini, davalı tarafından araçtaki arıza ve sorunların tespit edilerek davacı şirkete araçta komple motor değişikliği yapılması gerektiğine ilişkin iletilen 24/02/2023 tarihli mail ile bilgi verildiğini, akabinde davacı şirketin onayı ile davalı tarafından sıfır motorun yurt dışından getirtilerek araca takıldığını, düzenlenen faturalara istinaden ödemeler yapıldığını, 18/05/2023 tarihinde ikinci taksitin ödenmesiyle birlikte aynı gün aracın teslim alındığını ve kullanılmaya başlandığını, aracın teslim alınmasından 1 ay sonra tekrar motorun tekrar gürültülü çalıştığının tespiti ile aracın derhal davalı firmaya bırakıldığını, sürekli olarak yüksek ısıya maruz kalan motorun kullanılamaz hale hale geldiğini, yeni motor alınması gerektiği yönünden davacı şirkete bilgi verildiğini, davalının hatanın kendilerinden kaynaklanmadığı ve bu nedenle herhangi bir ödeme ya da iade gerçekleştirmeyeceğine ilişkin bilgilendirmesi üzerine İstanbul 1. ATM'nin 2023/342 D.İş sayılı dosaysı üzerinden delil tespiti ile alınan rapor ile Almanya'dan özel olarak getirtilen motorun sıfır değil ikinci el ve çıkma bir motor olduğunun tespit edildiğini beyanla , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, kısmi dava niteliğinde 100,00 tl'nin, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek olan ticari işlere uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve sonradan artırılmak üzere belirsiz alacak davası niteliğinde ayıplı ifaya dayalı araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 100,00 tl'nin davalı'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın markası olan ... marka araçların Türkiye'de distribütörlüğünü yapan firmanın ... Otomotiv olduğunu, iş bu davanın ilgili firmaya ihbarının gerektiğini, ihbar külfetinin davacı tarafından süresi içerisinde yerine getirilemediğini, davacının açık bir şekilde ayıp ihbarını süresinde yapmadığını kabul ettiğini, davacının tacir olduğu ve yapılan işleminde dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araca takılan motorun orijinal ve sıfır motor olduğunu, bu hususta davacının iddialarının maddi gerçeğe aykırı olduğunu, değişik iş dosyasında alınan raporlara süresi içinde itiraz edildiğini, söz konu raporların kesinleştiğinden söz edilemeyeceğini, yetkili servis olan davalı firmanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu aracın 24/02/2017 tarihinde trafiğe çıkmış olduğunu, aracın ruhsat sahibi olan davacı şirketin servis kayıtlarına göre aracın 3. Sahibi olduğunu, dava konusu aracın davalı şirket yetkili servisine gelmeden önce en son 28/02/2019 tarihinde 95.800 km'de ... yetkili servisinde 95.000 km'de girişi bulunduğunu, bundan sonra aracın 22/02/2023 tarihinde davalı şirket yetkili servisine 295.861 km'de geldiğini, aracın motorunun komple sökülmüş, dağılmış ve krank sökülü bir şekilde geldiğini, bu şekilde gelen araçlarda tekrar revizyona gidilemediği için kullanıcı talebi doğrultusunda komple motor değişimi yapıldığını, turbo ve filtre testine gönderildiğini, turbo onarım yapıldığını, partikül filtresine temizlik işlemi uygulandığını, aracın davacı şirkete 16/05/2023 tarihinde test ve kontrolleri yapılarak teslim edildiğini, hasarlı aracın motorunun orijinal 0 km motor ile değişimi yapıldıktan sonra 29 km yol testi yapıldığını, sürüş esnasında herhangi bir uyarı ikazı görülmediğini beyanla ,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Talep Arttırımı:Davacı vekili yargılama sırasında verdiği 25/03/2025 Tarihli dilekçesi ile dava dilekçelerinin netice ve talep kısmını"sözleşmeden dönme kapsamında, ödenen ücretin iadesi için kısmi olarak talep edilen 100,00 TL'lik taleplerinin 251.766,48 TL artırarak 251.866,48 TL'ye çıkardıklarını " beyan etmiştir.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı;Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Dava konusu aracın; gizli ayıp olacak şekilde onarıldığı, yapılan onarımlara yönelik davacı yanca gerekli bildirimler yapılmış ve kayıtlar sunulmuş ise de davalı yanca araçların gereği gibi onarıldığı yönünde somut delil sunulamamıştır.Bu kapsamda raporların bilimsel veriler, emsal ve piyasa araştırması yapılarak hazırlandığı "gerekçesiyle;
1-Davanın KABULÜNE,Davacının sözleşmeden dönmesiyle ödenen 251.866,48 TL’nin 100,00 TL’sinin 20.03.2024 tarihinden itibaren, bakiye kalan 251.766,48 TL’sinin 25.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu;Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "İstinafa konu mahkeme kararında, dava konusu aracın motorunda imalat kaynaklı gizli ayıp bulunduğu belirtilmiş, bu ayıptan dolayı davalı müvekkil şirketin sorumlu tutulduğu ifade edilmiştir. Bu tespit, aracın ilk üretim aşamasından itibaren ayıplı olduğuna ve bu ayıbın sonradan giderilemeyeceğine işaret etmektedir.Ancak raporun devamında, dava konusu aracın “gizli ayıp olacak şekilde onarıldığı”,davacı tarafından yapılan bildirimlerin ve kayıtların mevcut olduğu; buna karşılık müvekkil tarafından araçların gereği gibi onarıldığına dair somut delil sunulamadığı ifade edilmiştir. Bu noktada kararda kendi içinde ciddi bir çelişki bulunmaktadır.Zira:Bir taraftan aracın motoru imalattan kaynaklanan gizli ayıplı kabul edilerek müvekkil aleyhine kesin sorumluluk yüklenmekte,Diğer taraftan aracın onarım gördüğü kabul edilmekte, yalnızca bu onarımların yeterliliğinin ispatlanamadığı ileri sürülmektedir.Şayet araç baştan itibaren imalat kaynaklı gizli ayıplı ise, yapılan hiçbir onarımın bu ayıbı ortadan kaldırması mümkün değildir.Buna karşılık araç onarımlar yoluyla ayıptan arındırılmış ise, bu durumda imalat kaynaklı gizli ayıp tespiti hukuken ve teknik olarak çelişkili hale gelmektedir.bu çelişki raporun hükme esas alınmasına engel niteliktedir.Rapor, teknik verilerden ziyade varsayımlara dayalı olup somut delillerle desteklenmemiştir. Kararda davacının ayıp ihbarını süresinde yaptığı kabul edilmiş.Oysa:Araç, motor değişiminden sonra 1 ay ve 3.625 km sonra arıza göstermiştir. Bu durumda “gizli ayıp” iddiası tartışmalıdır.Davacı bir tacir olduğundan, TTK m. 23 uyarınca daha sıkı bir inceleme ve ihbar yükümlülüğü altındadır. Mahkeme, davacının ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirip getirmediğini yeterince irdelememiştir.Araca takılan motor orijinal ve sıfır motor olup bu hususta dosyada somut deliller bulunmaktadır:Davacı, takılan motorun çıkma/ikinci el olduğunu iddia etmiştir. Ancak dosyaya sunduğumuz ve aşağıda izahatini yaptığımızı fatura ve ithalat belgeleriyle bu durumun aksi kanıtlanmıştır. Kararda bu husus kesin olarak ortaya konulmamış, bilirkişi raporuna dayalı olarak davalı aleyhine sonuç çıkartılmıştır. ... firması ... Otomotiv tarafından müvekkil firmaya fatura edilen araca takılan motora ilişkin e-faturayı, ... firma tarafından araca takılan motora ilişkin olarak verilen gümrük beyannameleri dosyadadır. İşbu beyannamelerden araca takılan motorun Almanya'dan sıfır olarak getirildiği açıkça anlaşılmaktadır.Sunulan bir başka belge de araca ilişkin motorun Almanya'dan sıfır olarak getirildiğine ilişkin "... / ..." yani faturadır. Almanya'dan kesilmiş fatura ile araca takılan motorun çıkma olmadığı anlaşılmaktadır. Motora ilişkin gümrük vergisi de ödenmiş olup tahsil alındısı da dosyadadır.Yetkili servis olan müvekkil firmanın herhangi bir hizmet kusuru bulunmamaktadır. dava konusu araç 24.02.2017 tarihinde trafiğe çıkmış olup aracın ruhsat sahibi olan davacı şirket; servis kayıtlarına göre aracın 3. sahibidir. dava konusu aracın müvekkil şirket yetkili servisine gelmeden önce en son 28.02.2019 tarihinde 95.800 km’de ... yetkili servisinde 95.000 km.'de girişi bulunmaktadır. bundan sonra araç 22.02.2023 tarihinde müvekkil şirket yetkili servisine 295.861 km'de iken getirilene kadar hiçbir yetkili serviste kaydı bulunmamakta olup bakımları yapılmamıştır. bu 200.000 km aralığında araca sanayi ortamı ya da özel servislerde ne gibi işlemler yapıldığı bilinmemektedir.Araçtaki arıza sıfır olarak takılan motordan kaynaklanmamaktadır.Motor kontrol ünitesi elektronik devre ile donatılmış bir parçadır, kullanım ömrü yoktur. Elektronik devre olduğu için özellikle 300 bin km kullanılmıs motor kontrol ünitesinin ve/veya haricindeki her türlü parçanın bozulmayacağının garantisi hiç kimse tarafından verilemez. Nitekim şu an için çalısan tüm parçaların bir gün sonra bozulabilmesi de mümkündür. Müvekkilin yapmış oldugu testler testin yapıldığı an için geçerli olup müvekkil şirketin geleceği görmesi ve dolayısıyla aracın tesliminden sonra araçta bulunan hangi parçanın arızalanacağını bilmesi beklenemez. Motordan ayrı bir parça olan motor kontrol ünitesinde arıza meydana gelmiş olabileceği ve bu arızanın motorda bulunan partikül filtresini etkilemiş olabileceği hususu dikkate alınmalıdır. Belirtmek gerekir ki, müvekkil firma tarafından yapılan testlerde herhangi bir sorunla karşılaşılmış olsaydı eğer müdahale edilir, sorun çözülmeden araç teslim edilmezdi. Bu noktada söz konusu arıza sıfır olarak takılan motordan değil, teslim sırasında herhangi bir arızası olmayan, bir elektrik devresi niteliğinde olan ve motordan ayrı bir parça olarak araçta bulunan motor kontrol ünitesinden kaynaklanmış olup aracın eski olduğu, bakımlarının zamanında yapılmadığı, motor kontrol ünitesi gibi elektronik bir parçanın ne zaman arıza verebileceğinin net bir biçimde belli olamayacağı hususları dikkate alınarak yeni bir bilirkişi raporu alınmalıdır.Gerek değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporlarının sübjektif ve hukuka aykırı olduğunun ve gerekse dava konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığının bir delili olması adına tarafımızca uzman mütalaası alınmıştır.Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Ayrıca, ...Otomotiv ... olarak davaya ihbar edilmiştir. Ancak Mahkeme, ayıbın kaynağında ... firmanın rolünü incelememiş, tüm sorumluluğu davalı servise yüklemiştir" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava,araç tamirinin ayıplı olduğu iddiasına dayalı alacak-tazminat talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davaya konu araç 295861 km’de iken motorundaki arıza sebebiyle 21.02.2022 tarihinde davalı şirkete yetkili servisine çekici ile teslim edilmiş, 1 ay sonra ve 3625km yol yapıldıktan sonra motorun tekrar gürültülü çalıştığının tespiti üzerine aynı gün 18.06.2023 tarihinde araç ikinci teslim edilmiştir.Davalı servis tarafından ,tamir hizmetinin ayıplı yapıldığı ileri sürülmektedir.Dava dosyasında mevcut bilirkişi raporları incelendiğinde;İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/342 Değişik İş sayılı dosyasında alınan raporda özetle “Hasara konu motorun, sunulan veriler ve görsel tetkikler neticesinde sıfır bir motor olduğu tespit edilmiştir.Olay ile ilgili teknik inceleme ve olası hasar sebepleri değerlendirildiğinde, hasarın motorun kendisi kaynaklı olması ihtimali yoktur.Kontrol ünitesinden, motor değişimi sonrası alınan teşhis protokolünün temiz olması, kontrol ünitesinde servisçe tespit edilebilecek bir hata olmadığını göstermekle birlikte, arızanın oluşmasına sebep olan aşırı yakıt püskürtmenin temel sebebi kontrol ünitesi veya tesisatıdır. Bu arızanın teşhis protokolünde çıkmaması, arızanın sürekli olmadığı veya motor montajı sonrası olduğunu gösterir.Ancak yukarıda açıklandığı üzere, aracın hasarının lokal kalıp büyümemesi de arızanın sürekli değil, aralıklı ortaya çıktığını destekler niteliktedir.Kontrol ünitesi ve kontrol ünitesinden enjektörlere giden tesisatta yapılacak bir inceleme, hasarın kök nedenine ışık tutacaktır.davacının aracının partikül filtresi temizliğinin 24.02.2023 tarihinde yapılmış olduğu belirtilsede bu filtrelerin normal şartlarda 100000km’de tıkanma durumuna gelecekleri ancak dava konusu aracın filtresinin 3625km’de tıkanmasından kaynaklı 2.silindirde erime meydana gelmiş olmasının olağan kullanım ile mümkün olmadığı dava konusu aracın 2. Silindirinde aşırı ısınmadan kaynaklı erime görüldüğü ,dava konusu araca takılan motorun sıfır motor olmayıp eski motorun rektifiye edildiği ve bu durumun davalı vekili tarafındanda belirtildiği,ancak motorun numarasının değiştiği göz önüne alınarak dava konusu araca eski ve başka bir motorun rektifiye edilerek takıldığı ,dava konusu araçta partikül filtresinin temizlenmediği için ayıplı hizmet olduğu,251.423,98TL fiyatlamanın motor rektifiyesine ait motor parçaları olduğu belirtilmektedir.
3- Bilirkişi heyet raporunda ;"Dava konusu aracın partikül filtresinin 3625km’de tıkanmasından kaynaklı 2.silindirde erime meydana gelmiş olmasının olağan kullanım ile mümkün olmadığı, dava konusu aracın 2.Silindirinde aşırı ısınmadan kaynaklı erime görüldüğü ve motorun kullanılmaz hale geldiği, dava konusu aracın Rektifiye olan/Yeni sıfır olarak takılan motorunun silindir kafalarının aşırı yakıt püskürtülmesi sebebi ile eridiği ve motorun kullanılamaz hale geldiği, araç 295861 km’de iken motorundaki arıza sebebiyle 21.02.2022 tarihinde Davalı ... firmasına yetkili servisine teslim edilmiş ve tamir edilerek 18.05.2023 tarihinde davacıya teslim edilmiştir. Bu tarihten tam 1 ay sonra ve sadece 3625km yol yapıldıktan sonra motor yine kullanılamaz hale gelmiştir. Söz konusu arıza motor kontrol ünitesi veya partikül filtresi kaynaklı olabileceğ, ancak her halükarda davalı servis aracın motorunu rektifiye ettikten/Sıfır sandık kırma motor taktıktan sonra ,tüm filtreleri,motor kontrol ünitesini kontrol etmekle/değiştirmekle yükümlüdür. Söz konusu servis hizmeti Ayıplı hizmettir.Davalı ... A.Ş. 18.05.2023 tarihinde dava konusu aracı ilk teslim etmeden tüm filtrelerin, motor kontrol ünitesinin bakım ,yenileme ve kontrolünden sorumludur.Partikül filtresi 100000km‘de bir değiştirilmelerine rağmen sadece 3625km sonra rektifiye edilmiş /Sandık kırma motor konulmuş aracın silindir kafasının erimesinden tamamiyle sorumlu olduğu, araç mahrumiyet tazminatı, Aracın 90 gün serviste kaldığı göz önüne alınarak 90 gün x 1000TL/gün= 90000TL.dir. Ancak şimdilik 100TL.lik tazminatın neye ilişkin olduğu anlaşılamadığı, eğer yukarıdaki teknik incelemede belirtildiği gibi ayıplı ifanın olduğu görüşü beyan edilmiştir.Bilirkişi Kurulunun Ek Raporunda aynı görüş muhafaza edilmiştir.Dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre ,davalı şirketin yaptığı tamir işleminin ayıplı olduğu, davacı tarafından"... numaralı fatura" ile 251.866,48TL. ödendiği,davacının sözleşmeden dönerek bedel iadesini talep ettiği, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 17.205,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.301,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.903,55 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/09/2026