Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1878 E. 2026/1108 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1878
- Karar No
- 2026/1108
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1878 KARAR NO : 2026/1108
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2024/335 KARAR NO : 2025/815 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 DAVA : Sözleşmeden Kaynaklana Alacak DAVA TARİHİ : 29/01/2024 KARAR TARİHİ : 21/05/2026
İSTEM: Davacı vekili, davacı müvekkili şirket ile davalı enerji sağlayıcı şirket olan olan.... AŞ arasında müvekkili şirketin Alaşehir ilçesinde bulunan otel işletmesi ile yine Alaşehir Salihli ve Turgutlu ilçelerinde bulunan akaryakıt istasyonu işletmelerini kapsayacak şekilde bütün içerikleri aynı olan ve elektrik enerjisi satışında birim fiyatın sabitlenmesine hizmet eden 4 ayrı "Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma" sözleşmesi akdedildiğini, anlaşmaların başlangıç tarihi 01.07.2023 bitiş tarihinin ise 31.12.2023 olduğunu, anlaşmalara göre tedarikçi davalı şirketin sağlamakta olduğu elektrik enerjisi ulusal-piyasa birim fiyatı ne olursa olsun sözleşme süresi boyunca davacı müvekkili şirketin işletmelerine net 2,475 TL/MWh sabit fiyat uygulayacağını, bu şekilde başlayan ikili anlaşmalar uyarıca davacı müvekkili şirketin davalıdan elektrik enerjisi satın aldığı işletmeleri için Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim 2023 fatura dönemlerinde ulusal-piyasa birim fiyatı daha düşük olmasına rağmen net 2,475 TL/MWh sabit fiyat üzerinden faturalandırılan bedelleri ödediğini, neden sonra davalı şirket tarafından her bir anlaşma için ayrı ayrı adi yazılı mektup ile 31.10.2023 tarihi itibariyle ikili anlaşmaların tek taraflı olarak sonlandırıldığını, 01.11.2023 tarihinden itibaren fiyatlandırmanın son kaynak tedariki tarifesi üzerinden yapılacağının davacı müvekkili şirkete bildirdiğini, anılan tek taraflı sözleşme feshi iradesi hukuka aykırı olduğundan davacı müvekkili şirket yetkililerinin öncelikle davalı şirket yetkilileri ile sözlü olarak görüşerek uyuşmazlığı çözmeye çalıştıklarını, olumlu netice alamadıklarını, somut olayda davalı şirketin ulusal-piyasa birim fiyatı daha düşük olan dönemlerde davacı müvekkilinden sabit fiyat olarak anlaşmaya varılan 2,475 TL/MWh üzerinde tahsilat yaptığını, Ekim 2023 döneminde piyasa koşulları değişince Kasım ve Aralık 2023 dönemlerine şamil olmak üzere haksız ve tek taraflı olarak sözleşmeleri feshettiğini, oysa ki dava konusu edilen sözleşmeleri teklif eden davalı şirket olduğu gibi bu sözleşmelerin akdedilmesindeki asıl amacın da hizmet alıcılarını yüksek fiyat dalgalanmalarından korumak olduğunu, buna göre davanın kabulüne, davalı şirketin 4 adet kurumsal müşterilere yönelik ikili anlaşma sözleşmesini tek taraflı olarak feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, tek taraflı haksız fesihten kaynaklanan Kasım 2023 ve Aralık 2023 fatura dönemlerine ilişkin müspet zarar - kar kayıplarına esas olmak üzere şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminat bedelinin her bir fatura döneminden başlayacak ve işletilecek olan reeskont-avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 20/05/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava başında 30.000,00 TL 9.968,38 artırarak 39.968,38 TL'ye çıkarmıştır. Kasım 2023 ve Aralık 2023 dönemlerine ilişkin müspet zarar-kar kayıplarına esas olmak üzere şimdilik 39.968,38 TL'nin her bir fatura döneminden başlayacak ve işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, sözleşmede "Taraflar sözleşmede öngörülen usullerle ve sürelerle bildirimde bulunmak kaydıyla işbu sözleşme ve eklerini herhangi bir cezai şart ödemeksizin tek taraflı olarak feshedebilir. Tedarikçi için bildirim süresi 27 gündür. Müşteri bildirimde bulunduğu tarihten sonra DUY uyarınca düzenlenen en yakın dönemde çıkış listesine alınır ve çıkışı yapılır. Bu süre 60 günden daha uzun olamaz." düzenlemesini ihtiva ettiğini, görüldüğü üzere sürelere uymak kaydıyla tarafların sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği ve bu fesih neticesinde de herhangi bir cezai şart ödemeyecekleri işbu madde ile açıkça belirlendiğini, nitekim davaya konu sözleşmeler, tarafların rızasıyla akdedilen ikili anlaşmaların mezkur 10.10 maddesi kapsamında 31.10.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından usule uygun olarak feshedildiğini, davacı yanın müspet zarar talebinin koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi, "1-Davanın kabulü ile 39.968,38 TL alacağın dava tarihi olan 29/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, Yerel Mahkemenin sözleşmenin 10.10. maddesinde açıkça düzenlenen tek taraflı fesih hakkını görmezden geldiğini, anılan maddeye göre tarafların öngörülen sürelere uymak kaydıyla herhangi bir cezai şart ödemeksizin sözleşmeyi feshedebileceğini, müvekkili şirketin, 03.10.2023 tarihli bildirimle 27 günlük sürelere riayet ederek fesih iradesini açıkladığını, bu nedenle feshin usule ve sözleşmeye uygun olup “haksız fesih” olarak nitelendirilemeyeceğini, mahkemenin dürüstlük kuralı gerekçesiyle sözleşmede açıkça tanınan fesih hakkını geçersiz saymasının sözleşme serbestisine (TBK m.26) ve ticari hayatın öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğunu, kaldı ki karşı tarafın da basiretli bir tacir olup (TTK m.18/2) sözleşme hükümlerini bilmek ve öngörmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle davacı tarafın sözleşmede açıkça yer alan fesih düzenlemesini dikkate almadan “haksız fesih” iddiasında bulunmasının tacir sıfatı ile bağdaşmadığını, dürüstlük kuralı iddiasını ileri sürebilme hakkını da ortadan kaldırmakta olduğunu, bilirkişinin yalnızca EPDK tarifesi ile sözleşme birim fiyatı arasındaki farkı dikkate aldığını, davalının fesih tarihinde enerji maliyetlerindeki artışın tedarik yükümlülükleri ve EPİAŞ fiyat oynaklıklarını hesaba katmadığını, bu yönüyle raporun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığını, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin davalı yanca feshi nedeniyle talep edilen alacak istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalının, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2025 tarih ve 2024/335 E. - 2025/815 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Davalıdan alınması gereken 2.730,24 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 682,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.047,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/05/2026 günü oybirliği ile karar verildi.