İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/626 E. 2026/515 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/626
Karar No
2026/515
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/626 Esas KARAR NO:2026/515

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ:28/08/2025 KARAR TARİHİ:17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı/borçlu şirketten 06.11.2024 tarihinde KDV dahil 185.000 TL (dosyaya sunulan fatura üzerinde KDV dahil tutar 186.360 TL olarak görülmektedir) bedel karşılığında bulaşık makinesi satın aldığını, makinenin satın alındıktan bir süre sonra arıza yaptığını ve davalı/borçlu firma ile iletişime geçildiğini, davalı/borçlu firmanın 24.03.2025 tarihinde tamir etmek amacıyla ürünü geri aldığını, Müvekkil şirket ile davalı/borçlu arasında yapılan müzakereler sonucu tamire gönderilen makinenin 135.000 TL karşılığı iade edilmesi hususunda mutabık kalındığını ve müvekkil şirket tarafından bu bedel üzerinden iade faturasının düzenlendiğini, aradan geçen süre zarfında davalı/borçlu tarafından hiçbir. Ödeme yapılmadığından .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibine itiraz ederek davacı/alacaklı müvekkilin alacak hakkını sürüncemede bıraktığını, bu hususta Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, İcra ve İflas Kanununun 67. Maddesinin 2. fıkrası uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun diğer tarafın talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceğini; takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından itiraz edilmeksizin defterlerine kaydedilmiş bulunan faturalara dayandığını, bu itibarla miktarı davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir ve belirlenebilir olan alacağın likit alacak niteliğinde olduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra takibinin istem gibi devamına, alacak likit olduğundan davalı/borçlu aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ettiğini belirtmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacıya satılan bulaşık makinesinin 06.11.2024 tarihinde sorunsuz şekilde teslim edildiğini, davacının makineyi yaklaşık 5 ay boyunca hiçbir şikayette bulunmadan kullandığını, bu sürenin ürünün ayıpsız olarak teslim edildiğini ispatladığını, 13.12.2024 tarihli servis raporunda alt yıkama kolunun kırık olduğunun tespit edildiğini, bulaşık makinelerinde alt yıkama kolunun suyun basınçla püskürtülmesini sağlayan ana parça olduğunu ve bu parçanın normal kullanımda kendiliğinden kırılmayacağını, yanlış yerleştirme, aşırı zorlanma, yükleme hataları veya yabancı cisim sıkışması nedeniyle kırılabileceğini, bu nedenle arızanın imalat değil kullanıcı kusurundan kaynaklandığını, 13.03.2025 tarihli servis raporunda makinenin suyu ısıtmadığı ve suyu alma süresinin 30 dakikaya kadar uzadığının belirtildiğini, teknik açıdan bu tür arızaların suyun dolaşımını sağlayan alt yıkama kolunun kırık şekilde kullanılması sonucu oluştuğunu, sirkülasyonun bozulması nedeniyle pompa ve filtrelerin aşırı zorlandığını, su akış dengesinin bozulması nedeniyle rezistansın devreye girip suyu normal sürede ısıtamadığını ve sonuç olarak zincirleme arızaların meydana geldiğini, bu durumun ikinci raporda görülen sorunların davacı tarafın kırık parçayı onartmadan makineyi kullanmaya devam etmesi nedeniyle oluştuğunu açıkça gösterdiğini, Davacı tarafın 5 ay boyunca sorunsuz şekilde kullandığı makine için TBK m. 223'te öngörülen sürede ayıp bildirimi yapmadığını, gizli ayıp iddiasının da mümkün olmadığını zira raporlarda belirtilen kırık ve arızaların kullanıcı kusuruna dayalı olduğunu, müvekkil şirketin her iki rapor sonrasında da gerekli tamiratları yaptığını, makineyi çalışır vaziyette teslim almaya hazır hale getirdiğini, buna rağmen davacının teslim almaktan imtina ettiğini, haksız icra takibi ve dava yoluna gittiğini, davacının haksız davasının reddine, davacının kötü niyetli icra takibi nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ettiğini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satış sözleşmesi uyarınca satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğu sebebiyle sözleşmeden dönmeye dayalı ödenen bedelin bir kısmının iadesi amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 135.000,00-TL asıl alacak ve 8.183,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.183,22 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 05/05/2026 tarihli raporunda özetle; "Borçlar Mevzuatı (Sözleşme Hukuku) Yönünden; -Dava konusu satış sözleşmesine ait üründe ayıbın bulunduğu, -Ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, -Taraflar arasında sözleşmeden dönme yerine; TBK m. 26 sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların karşılıklı iradesine dayalı bir iade mutabakatı (ikale/bozma sözleşmesi) kurulduğu ve davacının 135.000,00 TL iade talep hakkının kabul edildiği, -Davalının, davacı tarafından düzenlenen 21.05.2025 tarihli 135.000,00 TL'lik iade faturasına TTK m. 21/2 hükmünde öngörülen sekiz günlük süre içinde usulüne uygun şekilde itiraz ettiğini ispatlar bir belge dosyaya sunmamış olup, bu durumda iade faturasının içeriği TTK m. 21/2 karinesi uyarınca davalı tarafından kabul edilmiş sayıldığı, -Davacının mutabakat kapsamında 135.000,00 TL alacağının bulunduğu, -İade mutabakatının, dosya içerisindeki yazışmalardan da anlaşıldığı üzere somutlaştırıldığı, - Temerrüt tarihi olarak 29.05.2025 ve 18.07.2025 tarihleri şeklinde iki alternatifin bulunduğu ve eğer mahkemenizce 29.05.2025 tarihi dikkate alınacak olursa 8.183,22 TL işlemiş faizin hesap edildiği, -Teknik İnceleme Yönünden; 06.11.2024 tarihli ... numaralı satış faturası ila satın alınan ... 1500 TB ... Tip Bulaşık Makinesinin yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere 13.12.2024 tarihli 645 ve 13.03.2025 tarihli 969 iş emri ile satın alındığı tarihten kısa süre sonra makinanın önemli bir aparatı olan rezistansın arıza vermesi, en az 2 yıllık garantide olan makinada olası olarak tanımlanmayacak “gizli ayıbın” söz konusu olabileceği;" şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; uyuşmazlık davalı tarafından davacıya satılarak teslim edilen bulaşık makinasında açık ve/veya gizli ayıp bulunup bulunmadığı, bu ayıp sebebiyle davacının sözleşmeden dönme hakkı bulunup bulunmadığı, tarafların 50.000,00-TL + KDV indirim karşılığında makinanın satıcı davalıya iadesiyle davacının fatura bedeli üzerinden 135.000,00-TL iade talep hakkı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafın dava konusu bulaşık makinesini davalıdan toplam 186.360,00 TL (KDV dahil fatura bedeli) ödeyerek satın aldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre satılan makinenin gizli ayıplı olduğu tespit edilmiş olup, gizli ayıp durumunda ayıp ihbarı bakımından süre koşulunun bulunmadığı dikkate alındığında davacının ayıplı ifa sebebiyle seçimlik haklarını kullanabileceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının sözleşmeden dönme hakkı bulunduğu dolayısı ile her iki tarafın sözleşme uyarınca verdiklerini iade etmeleri gerektiği, dava konusu makinenin davalıda olduğunun davalı vekilinin kendi beyanı ile sabit olduğu, davacı tarafça tüm satış bedelinin değil 135.000,00 TL yönünden iade talebinde bulunulduğu ve taraflar arasındaki yazışma içeriklerinden bir miktar kesinti ile para iadesi konusunda tarafların mutabık olduğu da gözetildiğinde davacı tarafça 135.000,00 TL'nin iadesi talebi ile bu miktara işlemiş 8.183,22 TL faiz yönünden yapılan takibin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalı tarafından .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20'si oranında hesap olunan 28.636,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 28.636,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 9.221,85-TL karar ve ilam harcından 1.729,30-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 7.492,55-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 2.432,20-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 15.175,00-TL masraf olmak üzere toplam 17.607,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-4.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/626, K. 2026/515, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-626-e-2026-515-k-8d565b687956