Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1114 E. 2026/1164 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1114
Karar No
2026/1164
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1114

KARAR NO:2026/1164

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:01.04.2026

NUMARASI:2026/150 D.İş - 2026/153 Karar

TALEP:İhtiyati Tedbir ve Delil Tespiti

Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasındaki delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince kararda yazılı nedenlerle reddi kararına karşı, ihtiyati tedbir talep edenler vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati tedbir talep edenler vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın 13.08.2025 tarihinde vefat ettiğini, murisin ortağı olduğu... A.Ş'nin bir takım menkul ve gayrimenkullerinin satıldığını, bağlı şirketlerin de cüzi bir miktar karşılığında ...'a devredildiğini, murisin terekesinin tespiti açısından Küçükçekmece 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/7 tereke sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkeme tarafından şirketlerin mal varlığına dair araştırma taleplerini reddedildiğini, bu sebeplerle ... isimli şirketin hangi tarihte kurulduğunun, ortaklarının zaman içinde kimler olduğunun, şirketin tüm ticari defterlerinin, genel kurul ve yönetim kurulu defterlerinin onaylı suretlerinin yollanmasının, kuruluş, sermaye arttırımı ve ...'a devri için hangi bedellerin ödendiğinin, ... isimli şirketlerin ...'da hangi inşaat projelerini tamamladıkları ya da yapım aşamasında olduklarının, bu şirketlerin üzerlerine kayıtlı gayrimenkul ve menkullerin listesinin yapılmasının, yapımı tamamlanan ve devam eden taşınmazların akıbetinin ilgili şirketten sorulmasının, ... şirketinin yapmış olduğu ticari faaliyetlerden elde ettiği karı Türkiye Cumhuriyetinde kurulu... A.Ş'ye yollayıp yollamadığının, ... şirketinin ... üzerine tescilin hangi tarihte yapıldığının ve tescil tarihinden sonra şirketin menkul, gayrimenkullerinin ve hesaplarındaki paraların artıp artmadığının tespiti ile İstanbul ili Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... da bulunan, 195 ada 10 parseldeki taşınmazın ne kadara satıldığının sorulmasına, 13.08.2025 tarihinden itibaren satışı yapılan menkul ve gayrimenkullerin, satış bedelleri ile birlikte listesinin talep edilmesine, 13.08.2025 tarihinden itibaren hangi kredilerin çekildiğini ve hangi taşınmazların ipotek altına alındığının sorulmasına, ... isimli şirketlere sermaye, mal ve hizmet transferi yapılıp yapılmadığının sorulmasına, ticari defterlerinin, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul karar defterinin celp ettirilmesine, ... ...' a devrine dair şirkete herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığını, yapıldı ise hangi tarihte yapıldığının sorulmasına, ...firmasının 13.08.2025 tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede hali hazırda üzerlerine kayıtlı/devredilmiş araçların marka, model, plaka, devir tarihi ve bedellerinin sorulmasına, ülke genelinde bir tarama yapılarak... A.Ş'nin 13.08.2025 tarihi itibarıyla ülke genelinde üzerine kayıtlı aktif/pasif bütün taşınmazların dökümünün alınması, satılan ve devredilen gayrimenkullerin hangi bedelle, hangi tarihte, kimlere satıldığının tespitine, ayrıca 13.08.2025 tarihinden sonra her hangi bir taşınmaz üzerine ipotek konulup konulmadığı, konulmuş ise mahiyetinin ne olduğunun tespitine ve... A.Ş adına kayıtlı taşınmazların 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasınına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda, talep eden davacılar vekili delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de, dava dilekçesinde sözünü ettiği şirketlerin mal varlığına dair araştırma taleplerinin daha evvel Küçükçekmece 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2026/7 Tereke sayılı dosyası ile reddedildiği, mahkememiz huzurunda aynı hususlara ilişkin olarak delil tespiti talebinde bulunulduğu, bununla birlikte talep eden vekili tarafından ayrıca tespit talebine konu ticari defterler, banka kayıtları ve devir sözleşmeleri üzerinde inceleme yapılarak söz konusu devir bedellerinin şirket kasasına girip girmediğinin, ... şirketlerinin devrinde ödeme olup olmadığının, ödeme olduysa gerçek değer ile uyumlu olup olmadığının, satılan gayrimenkullerin gerçek değerleri üzerinde satılıp satılmadığının ve şirketin murisin vefatından sonra ne kadar borçlandırıldığının tespitinin talep edildiği, ayrıca miras bırakanın %38 ortağı olduğu şirketin murisin ölümü ile yönetim kurulu başkan ve başkan vekili tarafından muvazaalı olduğu iddia edilen işlemler ile şirket mal varlığının azaltılmasına yönelik alınan birtakım kararlar nedeniyle ilerleyen zamanlarda yönetim kurulu üyelerinin TTK 553 maddesi uyarınca sorumluluğun ispatı ve oluşan zararın şirkete geri kazandırılması için toplanması zorunlu olan tüm delillerin tespitinin talep edildiği, HMK 400/2 maddesi hükmü uyarınca delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekli olup, kanunda öngörülen haller dışında delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ilerisi sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali mevcut olduğu takdirde hukuki yararın var olduğunun kabul edildiği, açıklanan yasal düzenlemeler dikkate alındığında; davacılar vekilinin, dava dilekçesinde sözü edilen şirketin ileri sürülen iddialardan soyut ve delil araştırması amacına matuf şekilde tüm malvarlığının tespitine yönelik talebin hukuki yarar şartını taşımadığı; ihtiyati tedbir talebi yönünden ise TTK 553 maddesine dayalı olarak ileride açılacağı belirtilen tazminat davasındaki uyuşmazlık konusunun somut ve kesin olarak ortaya konulamadığı, bu durumda HMK 389 ve devamı maddeleri uyarına ihtiyati tedbir şartlarının ve yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle, talep eden vekilinin taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbir ve delil tespiti talep edenler vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir ve delil tespiti talep edenler vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkillerin murisinin 13.08.2025 tarihinde vefat etmesinin ardından, murisin ortağı olduğu... A.Ş.'nin malvarlığı değerlerinin sistematik bir şekilde azaltıldığı, şirket menkul ve gayrimenkullerinin satıldığı, bağlı ... menşeli şirketlerin cüzi bedellerle karşı taraf ...'a devredildiğinin tespit edildiğini, ileride TTK'nın 553. maddesine dayalı açılacak sorumluluk ve tazminat davalarına esas olmak üzere delil tespiti ve... A.Ş. adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tedbir istendiğini, mahkemece bu taleplerin yasa ve yerleşik içtihatlara aykırı gerekçelerle reddedildiğini, HMK'nın 400. maddesi kapsamında yapılan delil tespiti talebinin, daha önce Sulh Hukuk Mahkemesinde tereke tespiti kapsamında benzer bir talebin reddedildiği ve hukuki yarar şartının oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa tereke tespiti davası ile sorumluluk davasının mahiyeti, tarafları ve korudukları hukuki yararların birbirinden tamamen farklı olduğunu, murisin vefatından sonra şirket içi kayıtların, yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının, banka hesap hareketlerinin ve yurtdışı iştirak devir bedellerinin, yurt dışı mal varlıklarının karşı tarafın kontrolünde olması, bu delillerin karartılması, gizlenmesi veya yok edilmesi tehlikesini barındırması nedeniyle ileride açılacak sorumluluk davasında ispat zorluğuna düşülmemesi için söz konusu delillerin ivedilikle mahkeme kanalıyla tespiti gerektiğini,İhtiyati tedbir talebinin ise, uyuşmazlık konusunun somut olarak ortaya konulamadığı ve yaklaşık ispat şartının oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, mahkemenin sunulan delilleri dikkate almadığını, yaklaşık ispatı aşan kanıt sunulduğunu, ...A.Ş.'nin gayrimenkullerinin satılması ve bağlı şirketlerin devrinin mal kaçırma tehlikesini somutlaştırdığını, ileride açılacak davalarda şirket malvarlığının bugünden korunması ile hükmedilecek alacağa kavuşulabileceğini, şirketin mal varlığının korunması hususunda istikrarlı yargı kararları bulunduğunu, bu nedenle tedbir talebinin kabulü gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir ile delil tespiti talebinin kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, HMK'nın 389 vd. maddeleri ile 400 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir ve delil tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebi ile delil tespiti talebinin reddine , karar verilmiş; bu karara karşı, talep edenler vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının ilk talebi, karşı taraf olarak gösterilen... AŞ'nin mal varlığında ve iştiraklerinde murisin ölümünden sonra meydana gelen değişikliklerin tespit istemi olup, bu talep niteliği gereği delil tespiti talebidir. Delil tespiti HMK'nın 10. kısım 2. bölümünde 400. ve devamı maddelerinde düzenlenen geçici hukuki korumalardan olup, ileride açılacak veya açılmış olan bir dava ile ilgili delillerin bazı şartlar altında zamanından önce toplanıp emniyet altına alınmasını sağlamak için kabul edilmiş bir kurumdur.

HMK'nın 341/1. maddesinde “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi, yüze karşı verilen ihtiyati haczin kabulü ve reddi ve bu taleplerin tarafların yokluğunda kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Delil tespitine dair verilen kararlar bu kapsamda olmadığı gibi, HMK'nın 400 vd. maddelerinde de delil tespiti talebi hakkında verilen olumlu ya da olumsuz karlara karşı kanun yolunu açan bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Sonuç olarak, delil tespitine ilişkin talep nedeniyle mahkemece verilen red veya kabul kararı nihai bir karar niteliğinde olmadığından HMK'nın 341/1. maddesi gereğince istinafı kabil kararlardan değildir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/9000 E -2017/10853 K, 2016/12497E - 2017/5833 sayılı kararı) Açıklanan nedenlerle, delil tespiti yönünden kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararının istinafı kabil bir karar olmaması nedeniyle, talep eden vekilinin bu yöne ilişkin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.Talep edenler vekilini ikinci talebi ise şirketin mal varlığının korunması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Talep edenler ileride açılacak sorumluluk davaları için delil tespiti ve şirketin mal varlığının ihtiyati tedbir yolu ile korunmasını istemişlerdir. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ". hükmünü, aynı Yasanın 390.maddesi ise ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir. HMK'nın 390/1 maddesi uyarınca tedbir talebi, henüz menfi tespit ve istirdat davası açılmayan dönemde, yani Yasadaki gibi dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise asıl davanın görüldüğü mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebileceklerdir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için, soyut iddialar yeterli olmayıp, talep edilen hakkın varlığına ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt sunulması gerekmektedir. Ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi güç veya imkansız zararlar oluşacağının da aynı şekilde kanıtlanması gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan talep dilekçesine ekli belgelerin yaklaşık ispatı sağlamadığı görülmüştür. Soyut iddialar ve araştırma kastı ile karşı tarafın mal varlığına ihtiyati tedbir konulması, bu kurumun amacına ve ihtiyati tedbirin kararının ölçülülüğü ilkesine aykırı olduğundan ihtiyati tedbir talep edenler vekilinin, talebinin reddine ilişkin karar yerinde olduğundan, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, delil tespitine ilişkin kararın istinafı kabil bir karar olmaması nedeniyle, talep eden vekilinin bu yöne ilişkin istinaf dilekçesinin reddine; ihtiyati tedbire yönelik istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İlk derece mahkemesinin delil tespitine ilişkin kararının istinafı kabil bir karar olmaması nedeniyle, bu yöne ilişkin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346 ve 352. maddeleri gereğince reddine,

2-İhtiyati tedbire ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca esastan reddine,

3-Talep edenler tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

4-Talep edenler tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1114, K. 2026/1164, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1114-e-2026-1164-k-988ddeec7d00