Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1147 E. 2026/1216 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1147
- Karar No
- 2026/1216
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1147 - 2026/1216 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1147 KARAR NO : 2026/1216
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : 2024/490 Esas 2025/525 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2 VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 22/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının trafik kazasında yaralandığını belirterek, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100.00 TL sürekli iş göremezlik ile 100,00 TL bakıcı gideri zararı alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 33.878,15 TL bakıcı gideri, 96.804,89 TL geçici iş göremezlik gideri ve 398.249,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesi gerektiğini, kusur ve iş göremezlik durumunun tespitinin gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu ödemesinin olup olmadığının tespitinin ve tazminat hesabının kayıtlı aktüer tarafından yapılmasının gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazları bulunduğunu, kusur ve iş göremezlik durumunun tespitinin gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu ödemesinin olup olmadığının tespitinin ve tazminat hesabının kayıtlı aktüer tarafından yapılmasının gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı şirketin sigortacısı olduğu ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 02/12/2023 tarihinde, saat 14.30 sularında, Hatay İli, ... istikametinden, sahil yolunu takiben... İlçesi istikametine seyrine devamı sırasında dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu bulunduğu şeritten karşı yoldan gelen araçların şeridindeki yol bölümüne geçerek, aynı yönden ... ilçesi istikametine normal kendi şeridinde seyrine devam eden davacı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu davacının yaralandığı, bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalı sürücünün şerit ihlali yapması nedeniyle olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise tamamen kusursuz olduğunun tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınıp, davacıdaki yaralanmalar değerlendirilerek Çukurova Üniversitesi tarafından hazırlanan rapora göre, davacıdaki yaralanmaların davacıda oluşturduğu sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay ve bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğu, aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve proğresif rant yöntemi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre, sürekli iş göremezlik zararının 398.249,12 TL, geçici iş göremezlik zararının 96.804,89 TL ve bakıcı ihtiyacı zararının 33.878,15 TL olduğunun anlaşıldığı ve davanın bu miktarlara ıslah edildiği, davalıya 14/12/2023 tarihinde yapılan başvuru ve burada ödeme için verilen 15 günlük sürenin bitimi olan 05/01/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün oluştuğu, sigortalı araç hususi nitelikte olduğu için yasal faiz talep edilebileceği, davalı gerçek kişi haksız fiil nedeni ile sorumlu olduğu için onun yönünden temerrüdün kaza tarihinde oluştuğu, davalı gerçek kişi yönünden Ankara ticaret mahkemeleri görevsiz ve yetkisiz ise de, diğer davalı olan sigorta şirketi itirazda bulunmadığı için onlar yönünden yetkili hale gelen mahkemenin delillerin birlikte toplanması gereken davalı gerçek kişi yönünden de görevli ve yetkili hale gelmiş olup, yargı uygulaması nedeni ile davalı ... hakkındaki davaya da mahkemede bakılmaya devam edilmesi gerektiği, davacının emniyet kemeri olmaksızın yolculuk yaptığının davalı sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerektiği, bunun davalı tarafından kanıtlanamadığı gibi kaza tespit tutanağı ve suç soruşturma evrakı içerisinde de bu durumu kanıtlayan delil olmadığı için, tazminattan bu nedenle indirim yapılamayacağı; manevi tazminat yönünden ise, kaza nedeni ile davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı, iyileşme süresi ve bir başkasının bakımına ihtiyacının bulunduğu süre ile davacının yaralanmalar nedeni ile gördüğü tedavi süresi, tarafların olaydaki kusur dağılım oranları ve yine tarafların belirlenebilen gelir durumları dikkate alınıp, davacının olay nedeni ile ortaya çıkan acılarının bir miktar da olsa giderilebilmesi amacı ile takdiren 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişiden alınıp davacıya ödenmesi gerektiği anlaşıldığından; “ 1-) Maddi tazminat talebi ile ilgili olarak; 33.878,15 TL bakıcı gideri, 96.804,89 TL geçici iş göremezlik gideri, 398.249,12 TL sürekli iş göremezlik alacağından oluşan toplam 528.932,16 TL'nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 05/01/2024 temerrüt tarihinden itibaren, Davalı ... yönünden 02/12/2023 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINIP DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-) Manevi tazminat talebi yönünden, Talebin KISMEN KABULÜNE, 75.000,00TL manevi tazminatın 02/12/2023 kaza tarihinde itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınıp DAVACIYA ÖDENMESİNE, Fazlaya istemin REDDİNE,” karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun alınmadığını, raporu düzenleyen heyetin ilgili uzmanlardan oluşmadığını, kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini zira sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, müterafık kusura ilişkin bir değerlendirme yapılmamasının doğru olmadığını faizin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesin yetkili olduğunu, maluliyet oranı tazminat hesaplamasının yüksek olduğunu, kusur oranına itirazlarının değerlendirilmediğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalılar vekillerinin ayrı ayrı istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı sigortanın Ankara’da bölge müdürlüğünün olması karşısında, müteselsil sorumlulardan biri yönünden mahkeme yetkili olduğu için mahkemenin yetkili olduğu, hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüer raporlarının dosya kapsamına ve oluşa uygun, denetime elverişli olduğu, davalı sürücünün alkollü halde kullandığı araçla davacının idaresindeki aracın şeridine girerek (şerit tecavüzü yaparak) kazaya tam kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiği, maluliyet raporunun Üniversite hastanesi Adli Tıp A.B.D. tarafından kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve davacının muayenesi de yapılarak düzenlendiği, davacının müterafık kusurunun ispatlanmadığı, gerçek zararın ve faiz tarihinin usulüne uygun olarak belirlendiği ve bu kapsamda karar verildiği, yine hükmedilen manevi tazminat miktarının da hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından davalıların istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 41.254,60 TL (davalı sigorta yönünden 36.131,35 TL’den diğer davalı ile müteselsil sorumlu olmak üzere) istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan 18.065,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.188,92 TL harcın istinaf eden davalılardan (davalı sigorta 27.098,51 TL’den müteselsil sorumlu olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.