Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1122 E. 2026/1441 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1122
Karar No
2026/1441
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/1122

KARAR NO : 2026/1441

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/07/2026 (Ara Karar)

NUMARASI : 2026/544 E.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibe konu edilen senette düzenleyen imzası olmadığını, sadece kefilin imzası olduğunu, takibe dayanak senette yer alan imza, kefil ... adlı kişiye ait olduğunu, takip alacaklısı davalı, senetteki imza keşideci ... unvanlı Müvekkil şirkete aitmiş gibi gösterdiğini, imza ... unvanlı Müvekkili şirkete ait olmadığını, ... unvanlı Müvekkili şirketin tek imza atmaya yetkili temsilcisi şirket ortağı ve müdürü olan ... olduğunu, takip alacaklısının bile bile bu şekilde hukuka aykırı bir takibe girişmesindeki neden, ihtiyati haciz kararı ile Müvekkili iş yerinde mal kaldırma (muhafaza) tehdidi ileri sürmek ve bu şekilde tek seferde dosyayı infaz ettirmek olduğunu, takip alacaklısı senet almak istediği Müvekkilini ikna edemeyince, Müvekkili ile aynı iş yerinde bulunan ve aynı zamanda şirket temsilcisi ...'ın akrabası olan ... adlı kişinin esasen iradesini sakatlayarak ... adlı kişiden kefil olarak birden fazla senet üzerinde imza aldığını, bu senetleri daha sonra ... temsilcisi ...'ın da imzalayanı beyan ederek ...'in iradesini sakatlamak suretiyle senetleri imzalamasını sağladığını, ... tacir olmadığından senetlerin önemini bilmemekte ve şekil şartlarından vs. anlamamakta olduğunu, bu durumun takip alacaklısının işini de kolaylaştırdığını, senetin kambiyo vasfına haiz olmadığını, takip alacaklısı sadece kefil olan ... adlı kişiden imza aldığını, keşideci imzasını alamadığını, zira görüldüğü üzere senet üzerindeki tüm imzalar birbiri ile bire bir aynıdır ve tamamı ... adlı diğer kişiye ait olduğunu, ...'in ise keşideci değil kefil olduğunu, son derece açık bir şekilde anlaşıldığını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/146 D.İş. sayılı dosyası ile İİK 72/3 uyarınca tedbir kararı alındığını, bu nedenlerle; İstanbul 35. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası yönünden takip konusu senetlerin Müvekkili imzasını havi olmaması nedeniyle menfi tespit istemimizin kabulüne ve Müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, dosya hakkında İİK 72/3 uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesini engelleyecek şekilde konulan ihtiyati tedbirlerin aynen devamına ya da yeniden tedbir kararı çıkarılmasına karar verilmesini, müvekkilin adli yardım hükümlerinden yararlandırılarak harç ve masraflardan muafını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından menfi tespit davası ikame edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından haklı alacağını tahsil amacıyla İstanbul 35. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkilinin kambiyo senedinden doğan alacaklarını ödememek adına davacı/borçlu tarafından işbu haksız dava ikame edildiğini, Haksız ve mesnetsiz iddia ve taleplerin reddine, tedbir kararının kaldırılarak; takibin durdurulması talebinin reddine, karar verilmesini, aksi halde muhtemel zarara karşılık teminat karşılığında değerlendirme yapılmasına, davacı yan aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/146 D.İş 2026/146 K. 04/03/2026 Tarihli Değişik İş Kararı İle; "...1-Talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 135.534,01 TL alacağın %15 tutarında 20.330,10 TL nakit teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu mahkememize yatırması koşuluyla; İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına,

2-Teminat yatırıldığında kararın infazı için İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına gönderilmesine,..." karar verilmiştir.

Karşı taraf olan borçlu .... Ltd. Şti. vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacılardan alacaklı olduğu düzenlenen kambiyo senetleriyle de sabit olduğunu, davacıların borçlu olmadıkları yönündeki soyut itirazlarını herhangi temele veya delile dayandırmadıkları ortada olduğundan haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibinin tedbiren durdurulması kararının kaldırılması gerekmektedir.tedbir isteminin reddine karar verilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise, takip çıkışı tutarında teminata hükmedilmesini, davacının tedbir talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, şartları oluşmayan icra takibin tedbiren durdurulması talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemeniz tarafından takibin durdurulması ve teminat alınmasına yer olmadığı kararına itirazlarımızı sunup karardan rücu edilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle; 26.06.2026 Tarihli tensip zaptı 12 numaralı ara karar ile davacının icra takibinin teminatsız durdurulması tedbir talebinin kabulü kararına karşı itirazlarının kabulü ile, İstanbul 35. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulması kararının kaldırılmasına ve haksız tedbir talebinin reddine, aksi halde muhtemel zarara karşılık teminat karşılığında talebin değerlendirilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 26/07/2026 tarihli 2026/544 E. sayılı karar ile; "İstanbul 3. ATM'nin 2026/146 D.iş sayılı dosyasında verilen tedbir kararına itirazın Reddine, Tedbirin devamına,..." karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Davacı şirket yetkilisinin resmi haciz tutanağındaki açık borç ikrarı bulunduğunu, yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğini, İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğünün ... Talimat dosyasından, davacı şirketin kayıtlı ve bilinen adresine 13/02/2026 tarihinde fiili hacze gidildiğini, fiili haciz tutanağının 1. Ve 3. Sayfasında borçlu şirket yetkilisi tarafından borç ikrarları bulunduğunu, şirket yetkilisi ..., "borcu zaten ödeyecektik alacaklı vekiliyle de görüşülmüştü ama miktarı 830 bin olarak hatırlıyorum", "dosya borcunu ödemek için alacaklı vekili ile görüşme halindeydik, dosya borcunu haciz gelmemesi için ödeme çalışıyorduk" demek suretiyle borç ikrarında bulunduğunu, kötü niyetli olarak borca itirazda bulunduğunu, müvekkilin borçlu olunduğu hususu davacı/borçlunun kabulünde olduğunu, borçlunun borçlu olmadığını kesin delille ispat etmesi gerektiğini, borç ikrarının hata ile yapıldığı iddia edilirse, genel hükümlere göre bu iddianın ileri sürülmesi gerekeceğini,

-Davacı/borçlu tarafından 134.800,00 TL miktarlı 22/12/2025 tanzim tarihli, 07/02/2026 vade tarihli senet keşide edildiğini, Müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğu düzenlenen kambiyo senediyle de sabit olduğunu, imza incelemesine ilişkin hiçbir bilirkişi raporu aldırılmadığını ve davanın esasına ilişkin iddialar subuta ermemiş iken davacının tamamen yargılamayı gerektiren soyut iddialarına itibar edilerek tedbir kararı verilmesinin yerinde olmadığını,

-İrade fesadının ispatı noktasında tanıkların belgenin düzenlenmesinde irade fesadı halini şahit olmaları ve eylemin bu belgenin imzalanması sırasında gerçekleşmesi ya da bu belgenin imzalanması aşamasında kuvvetli etkisi olması gerektiğini, bu hususların sağlanmadığını, davacıların itirazları borçtan kurtulmak ve müvekkili alacaklının alacak hakkına kavuşmasını engelleme kastı ile ortaya atılan haksız olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, itirazlarının reddine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olması sebebiyle,26/07/2026 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece, teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talebinin kabulüne ve bu karara davalı tarafça yapılan itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

İİK 72/3 maddesi gereği, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Somut olayda, eldeki davanın davalı tarafından başlatılan icra takibinden sonra açıldığı takibin durdurulmasına yasal olanak bulunmadığı, ancak yasal düzenlemeye uygun şekilde teminat alınarak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yolunda ihtiyati tedbire hükmedilebileceği, dava dilekçesine ekli deliller ve yargılama sırasında elde edilecek deliller çerçevesinde dava konusu senedin fiili icra sırasında alındığı ve davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığının ileri sürüldüğü, imzanın kefile ait olduğunun ileri sürüldüğü, buna ilişkin iddia ve savunmanın yargılamayı gerektirdiği, davalının lehtarı, davacıların keşideci olmadığını ve kefili olduğu bono dikkate alındığında bu aşamada tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, mahkemece tedbire hükmedilmesinde ve bu karar karşı itirazın reddine dair verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin ağırlıklı olarak esasa ilişkin savunma sebepleri mahiyetindeki istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/07/2026 tarih ve 2026/544 E., sayılı Ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1122, K. 2026/1441, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1122-e-2026-1441-k-2d2198a19dca