Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1057 E. 2026/1369 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1057
- Karar No
- 2026/1369
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1057 - 2026/1369 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1057 KARAR NO : 2026/1369
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2025 NUMARASI : 2023/571 Esas 2025/263 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 01/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 16/09/2020 tarihinde davacı ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, davacının olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığı ve olay neticesinde ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe, bakım ihtiyacına maruz kaldığını, kaza tespit tutanağı ve sair belgelerdeki aleyhe tespit ve değerlendirmelerin kabul edilmediğini, yargılamaya konu trafik kazasına karışan... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle 311000098038763 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... ... A.Ş.’nin teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu trafik kazasında davacının yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ... ... A.Ş.’ye davacı tarafından başvuru yapıldığını, başvuru dilekçesi ve eklerinin 22/07/2022 tarihinde ... ... A.Ş.’ye tebliğ edildiğini, davalı ... ... A.Ş. nezdinde 2020311227267/2 nolu hasar dosyasının oluşturulduğunu, hasar dosyası kapsamında davalı ... ... A.Ş. tarafından bir kısım bilgi ve belgelerin talep edildiğini, talebe istinaden cevabi yazıları ve ekleri ... ... A.Ş.’ye 01/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, hasar dosyası kapsamındaki aleyhe hususların kabul edilmediğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde davalı sigorta şirketleri tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvurularının sonuçsuz kaldığınıi dava şartı arabuluculuk yoluna başvurma gereği doğduğunu ve başvuruya konu 2023/71506 nolu arabuluculuk dosyası kapsamında anlaşmaya varılamadığını ve işbu davayı açma gereğinin doğduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/642 Esas sayılı dosyası ile ceza yargılamasının yapıldığını belirterek, başkaca sorumlulara karşı başvuru, dava ve her türlü yasal hakları ile diğer tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla; 16/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...’nun uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen taleplerini artırım hakları saklı olmak üzere HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğindeki haklı davalarının kabulü ile, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 50.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, geçici bakıcı tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam şimdilik 50.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiş, 27/03/2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde 50.000,00 TL olan sürekli iş görmezlik zararı talebini 410.000,00 TL'ye, 100,00 TL geçici iş görmezlik zararı talebini 12.399,30 TL'ye, 100,00 TL geçici bakıcı gideri zararı talebini 2.354,40 TL'ye arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, başvuru şartını tam olarak yerine getirmeden dava ikame edildiğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun sunulmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacı tarafın maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, davacı motosiklet sürücüsünün kask ve koruyucu tertibat kullanmadığından kabul anlamına gelmemek kaydı ile belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yine ehliyetsiz araç kullanması nedeniyle ayrı ayrı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılması gerektiğini, hesaplama yapılırken davacının yaşı, mesleği gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından sürekli sakatlık tazminatının hesaplanması gerektiğini, davalı şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvurunun var olmadığını, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması durumu ile birlikte dava öncesi temerrüt söz konusu olmadığından yasal faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu bildirerek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 16/09/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın, davacının ... plakalı motosikletine çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'ın %80, davacı sürücü ...'nun %20 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeni ile davacının bedensel engel oranı %40 (yüzde kırk) olacak, 1 (bir) ay süre ile bakıcı ihtiyacı olacak, iyileşme süresi 6 (altı) aya kadar uzayabilecek derecede yaralandığı, asgari ücret miktarı, davacının %40 oranında daimi maluliyeti, kazada %20 oranında kusurunun bulunması dikkate alınarak yapılan hesaplamada 3.463.744,35 TL daimi iş göremezlik gerçek net zararının bulunduğu, ancak 410.000,00 TL sigorta limiti ile bağlı kalınması gerektiği, davacının ayrıca 12.399,30 TL geçici iş göremezlik gerçek net zararının ve 2.354,40 TL bakıcı gideri zararının bulunduğuna karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “1-Davanın kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 12.399,30 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 2.354,40 TL geçici bakıcı giderinin 04/08/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, kararda hükmedilen faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olup, faiz başlangıcına kaza tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini ve güncel asgari ücrete göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, sigortaya tüm belgelerle başvurulmadığından başvuru dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, sigortanın kaza tarihindeki limitinin 410.000,00 TL olup, mahkemece limit aşılarak karar verildiğini, geçici işgöremezlik ve tedavi-bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğunu, maluliyet raporunun ATK 3 ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporun doğru yönetmelikle de düzenlenmediği gibi yetersiz olduğunu, hesap raporunun genel şartlara göre düzenlenmesi gerektiğini, motosiklet sürücüsü davacının kask ve koruyucu kıyafeti tespit edilemediğinden müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminata 04/08/2022'den faiz işletilmesinin de doğru olmadığını, zira sigortanın temerrüde düşmediğini, ancak dava tarihinden ve yasal faiz verilebileceğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı Sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı otomobil ile davacı idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen raporda, davacının tedavi evrakları değerlendirilerek “ …Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri kliniği tarafınca yapılan muayenesi sonucunda; 16/09/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı kişinin ruhsal şikayetlerinin ve ilaç tedavisinin hala devam ettiği görülmüş olup, hastanın ruhsal yakınmaları dikkate alınarak; 1) 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında,- Ruhsal Bozukluklar başlığı altında a. Tedavi işlevselliği kısmen düzelen Travma Sonrası Stres Bozukluğu........ %40 olduğu, 16/09/2020 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının 40 (yüzde kırk) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı,…” görüşüyle rapor düzenlendiği görülmüştür. Hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacının tespit edilen travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunduğu değerlendirilmişse de, kazaya bağlı bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna... tarafından düzenlenen raporla itiraz edilmiş olması da gözetilerek, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yine müterafık kusur savunması yönünde olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaması da doğru görülmemiştir. Ayrıca son Yargıtay uygulamaları uyarınca (Yargıtay 4. HD, 07.10.2025 tarihli, 2023/12431E., 2025/13675 K. sayılı ilamı “…2- Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 430.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 430.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Dosyanın incelenmesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 430.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…” sürekli iş göremezlik zararı ile geçici iş göremezlik zararının sakatlık teminat limiti içinde, tedavi giderlerinin ve bu kapsamda bakıcı giderinin ise sağlık ve tedavi giderleri teminat limiti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kaza tarihinde ZMMS limitinin sakatlık teminatından 410.000,00 TL, tedavi gideri teminatından 410.000,00 TL olduğu, yukarıda açıklanan son Yargıtay 4 HD görüşüne göre geçici işgörmezlik zararının da sakatlık teminatı limiti kapsamında karşılanması gerekmesi karşısında mahkemece bu ilkeler kapsamında davacının talep edebileceği zarar miktarı ve limit kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden limit aşılacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan denetime elverişli maluliyet raporu alınarak, tarafların tüm savunmaları ve davacının müterafık kusuru bulunup bulunmadığı ve son Yargıtay görüşü kapsamında limitlerin kapsamı da değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 29/04/2025 tarihli, 2023/571 Esas - 2025/263 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/36520 Esas sayılı dosyasına depo edilen 930.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.