İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/127 E. 2026/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/127
- Karar No
- 2026/216
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/127 Esas KARAR NO : 2026/216
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/01/2023 KARAR TARİHİ : 16/10/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 13.06.2016 tarihinde sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki...plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...’ın yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve anılan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, kaza nedeniyle ...Merkezince 24.12.2019 tarihinde düzenlenen maluliyet raporunda müvekkilinin maluliyet oranının %11 olarak belirlendiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile maluliyet oranı dâhil fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;dava konusu 13.06.2016 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı tarafından daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, aynı taraflar arasındaki aynı konu ve sebebe dayalı uyuşmazlık hakkında verilen ret kararına karşı yapılan itirazın da reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini; esasa ilişkin olarak ise ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 11.03.2016–11.03.2017 vadeli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibarıyla kişi başına sakatlık teminat limitinin 310.000,00 TL, bakiye teminat limitinin ise 293.734,99 TL olduğunu, davacının önceki başvurusu üzerine 09.07.2018 tarihinde 16.265,01 TL tazminat ödendiğini ve davacının başkaca alacağının kalmadığını, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyetin ve oranının uygulanması gerektiğini ileri sürdüğü yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve varsa kusur oranının da Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tespit edilmesini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında olup Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunduğunu, kazanın iş kazası olduğunu ileri sürerek SGK tarafından davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının veya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını ve varsa ilgili ödemelerin hesaplanacak tazminattan indirilmesini, sürekli iş göremezlik zararının aktüerler siciline kayıtlı bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve sigorta genel şartlarındaki esaslar dikkate alınarak hesaplanmasını, öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemenin yeterliliğinin değerlendirilmesini, ödemenin yetersiz olduğunun belirlenmesi hâlinde rapor tarihindeki veriler esas alınarak bakiye tazminatın hesaplanmasını savunarak; davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, davacının 13.06.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde davalıdan sürekli iş göremezlik , bakıcı gideri ve tedavi masraflarının tazmini talebine ilişkin olduğu anlaşılmış, Mahkememizin 18.05.2023 tarihli duruşmasında dosyanın 6.500,00 TL sürekli iş göremezlik talebi yönünden tefriki ile mahkememizin yeni ve ayrı bir esasına kaydına karar verilmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişilerden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir. Mahkememizce İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı şirket, davalı şirket hakkında 329.095,96 TL alacağın icra giderleri, vekalet ücreti ve yıllık % 49,25 faizi ile birlikte tahsili talebiyle Beykoz ... Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasından 08.07.2025 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklanan alacağı için haciz yolu ile takibe geçtiği başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 19.10.2023 tarihli Trafik uzmanı Bilirkişi raporunda; davalı sigorta şirketi sigortalısı...plakalı araç sürücüsü ...’ un %75 (yüzde yetmişbeş) oranında, davacınında içinde yolcu konumunda olduğu... plakalı araç sürücüsü ...’ ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusur tayininin sayın hâkimin takdirinde olduğu, davacı ...’ ın %0 (yüzde sifir) oranında kusursuz olduğu tespit edilmiştir. 21/05/2025 tarihli Adli Tıp Raporunda Özetle; Himmet kızı, 28/09/1980 doğumlu ...’ın 13/06/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, Ayak bilek eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre (%7) ve Tablo 3.11’e göre (%2), alt ekstremite engellilik oranı Balthazard formülü ile %9, Tablo 3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde rapor sunulmuştur. Uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporunda özetle; Tedavi giderleri bakımından:- Davacı ...’ın 13.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, bu tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, - Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi gideri bulunmadığı, Sigorta Mevzuatı ve Poliçe Hükümleri yönünden: Kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bedensel zararlar yönünden sorumluluğu bulunmakta olduğu, Tedavi giderleri tamamıyla SGK tarafından karşılandığından, sigorta şirketinin tedavi gideri ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, Geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararları poliçe teminatı kapsamında olduğu, bakıcı gideri talebi yönünden tıbbi gereklilik ve teminat uygunluğu açısından dosyada destekleyici bulgu bulunmamakta olduğu görüldüğü, Sigorta şirketi sorumluluğu poliçe limitleri, kusur oranı ve aktür hesaplamalar çerçevesinde devam etmekte olduğu, 13.06.2016 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında davacı ...’ a ilişkin Geçici İş Göremezlik Tutarı | 5.247,77 TL toplam tazminat tutarı ise; 627.271,02 TL olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Tetkik edilen tüm dosya kapsamı,... sayılı sigorta tahkim dosyası, 19.10.2023 tarihli trafik uzmanı bilirkişi raporu, 16.05.2025 tarihli ATK raporu ve 11.03.2026 tarihli heyet raporu bütün olarak değerlendirildiğinde; Somut uyuşmazlıkta davacı vekili 13.06.2016 tarihinde sürücü Tekin Yavuz sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ...plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...’ın yaralandığını ...plaka sayılı aracın sigortacısı olan davalı ... Sigorta AŞ. ‘nin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğu iddiası ile Mahkememizde işbu tazminat davasını açmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 6098 sayılı TBK md. 54'de bedensel zararlar olarak "Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak sayılmıştır. Geçici işgöremezlik nedeniyle hükmedilecek tazminatın kusurlu sürücü ve işletenin yanında ZMSS poliçesini düzenleyen şirketin de gerçek zarar nedeniyle sorumluluğu kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gereklidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, Esas No: 2015/6603, Karar No: 2018/794 sayılı ilamı) Yaralanmaya bağlı cismani zarar nedeniyle maddi tazminatı istemlerinde; tazminatın tespiti için maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Uyuşmazlık konusu davada; Tedavi giderlerinin tamamıyla SGK tarafından karşılanması sebebiyle sigorta şirketinin tedavi gideri ödeme yükümlülüğü bulunmadığı ve 16.05.2025 tarihli ATK raporu ile bakıcı ihtiyacının olmadığı yönündeki değerlendirme dikkate alınarak davacının bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda davacının geçici iş göremezlik zararı olarak 3.935,82 TL 'nin 16/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı ve tedavi gideri talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiş. davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 16/08/2021 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-3.935,82 TL 'nin (geçici iş göremezlik tazminatı) 16/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı ve tedavi gideri talebinin reddine, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 15,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 537,10-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harcın ve 15,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 374,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 20.544,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%34,42 kabul %65,58 ret oranında ) olmak üzere 7.070,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 3.935,82-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 7.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin 536,90-TL davalıdan kalan 1.023,10- TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2026 11:24:06
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır