Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/530 E. 2026/843 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/530
Karar No
2026/843
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/530 - Karar No:2026/843

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)

ESAS NO : 2024/530 KARAR NO : 2026/843

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2021/723 E-2023/854 K

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ...- Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Müvekkili şirket ile davalı arasında ...'da ve ...'da yapılacak olan ve ayrıntıları sözleşmede belirtilen iş, işlem ve tesislerin yapılması konusunda sözleşmeler akdedildiğini, her iki şantiyede de davalıdan kaynaklanan sebeplerle aksaklıklar yaşandığını ve müvekkilinin mağdur edildiği halde sözleşmelerin haksız, sözleşmeye aykırı ve usulüne uygun olmayan sebep ve şekilde davalı tarafından feshedildiğini, davalıdan kaynaklanan sebeplerle istihkaklarını alamayan müvekkilinin ekonomik sıkıntıya düştüğünü ve icra takipleri ile karşı karşıya kaldığını, uğranılan zararlar ile ödenmeyen hakedişlerin ödenmesini,... Şantiyesi bakımından; Davalı ile 23.06.2016 tarihinde .. ... sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre asıl iş sahibinin,...; işverenin, ... A.Ş. ve yüklenicinin, ... Şti. ve işin yapıldığı yerin ... olduğunu, müvekkili şirketçe sözleşmeye göre yapılacak olan işin, türbin ve yardımcı ekipmanların montaj işleri ve kondenser içerisinde aynalarda kalan izmaritlerin sökülmesi ve montajı işi olduğunu, müvekkili şirketin, türbin montajı ile ilgili işlere şirket dışı nedenlerle 23 Eylül 2016 tarihinde başladığını ve Şubat ayı sonu türbinin kapanmasını bitirmeyi planladığını, fakat müvekkili şirket dışında gelişen ve sözleşme gereği karşı yanın yükümlülüğünde olan malzeme temini ve akışındaki gecikmeler ve sahada yaşanan sorunlar nedeniyle işin tamamlanmasının geciktiğini, sözleşmeye göre 745.000 kg olması gereken türbinin (MAA, MAB, MAC), sahada ağırlık tutanaklarıyla belirlenen değerin (Ağırlık tutanaklarıyla belirlenen değer 432.733 kg; İş tamamlandığında yaklaşık ağırlık 540.243 kg) bunun çok altında olduğunu, ortalama 20 kişilik montaj ekibiyle Şubat ayı sonunda tamamlanması planlanan 745.000 kg. iş için Temmuz ayı sonuna kadar müvekkili şirketin sahada kalması gerektiğini ve toplam tonajın tahmini olarak 540.243 kg.ye çıktığını ve arada 204.757 kg fark bulunduğunu ve gerçekleşen bu durum için müvekkili şirketin kaybının oluştuğunu, yine sözleşmeye göre 405.000 kg olması gereken kondenserin (MAG), sahada ağırlık tutanaklarıyla belirlenen değerin bunun çok altında olduğunu (yaklaşık 222.517 kg.) ve arada 182.483 kg fark bulunduğunu ve mevcut durumda, kondenser montajı kapsamında müvekkili şirketin kaybının oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından boru işlerinin sahada yürütülmesi esnasında müvekkilinin iş kapsamında olmayan işleri yapması (“Yaklaşık olarak 152 adet spool için, Müvekkil Şirketin kapsamında olmamasına rağmen sahada uygulanan spool ölçüm ve kontrol raporlarının hazırlanması, spooların temizlenmesi ve ...ve ... tarafından imzaların alınması sırasında yaşanan gecikme 3 kişilik bir boru ekibi ve 1 mühendis olarak spool başına yaklaşık 2 saattir. Bu çalışmadan kaynaklı gecikmeden dolayı müvekkilin mağduriyeti olmuştur.”), sözleşmeye bağlı olarak kendi sorumluluklarında görünen işlerin iptal olması ve bazılarının müvekkili şirketten alınması sebebiyle yaşanan kayıpların (“MAV, MAX hatları Müvekkil Şirketin kapsamından sözlü olarak alınmıştır. Bu sistemlerin sözleşme bedeli toplam olarak 48.750.00 TL’dir. District heating system (ND), sistem tamamen iptal edilmiştir. Sözleşme bedeli 85.845,50 TL’dir. Condensate polishing plant (LD), sistemle ilgili açık bir bilgi Müvekkil Şirkete iletilmemiştir. Sözleşme bedeli 97.800.00 TL’dir. Elevators (SN), Müvekkil Şirketin kapsamından sözlü olarak alınmıştır. Sözleşme bedeli 54.250.00 TL’dir. Yaklaşık olarak 285.645,5 TL'lik bir bölüm Müvekkil Şirketin kapsamından çıkarılmıştır ve bu durum sözleşme bedelini ciddi bir şekilde düşürmüştür. Müvekkilden kaynaklanmayan bu durumlar işin ve müvekkilimizin maliyetlerini arttırmış durumdadır.”), kondenser sızdırmazlık testi adı altında yapılan kesinti (“Kondenser sızdırmazlık testi öncesinde, test sırasında ve test sonrasında Müvekkil sorumluluğundaki tüm işleri eksiksiz olarak yapmasına rağmen, bu test ile ilgili müvekkil Şirketin hakkedişlerinden kesinti yapılmış ve yapılan kesinti iade edilmemiştir.“) ve sözleşmeye bağlı karşı yana ait yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanan mağduriyetlerin söz konusu olduğunu, sözleşmenin 4.maddesine göre, karşı yanca herhangi bir iş programının müvekkiline sağlanmadığını, yer teslim tutanağının dahi verilmediğini ve bu durumun, işin gerçekleşmesi için müvekkilince yapılması gereken işçi ve malzeme planlaması yapılmasını, mevcut adam ve malzemenin verimli kullanılmasını engellediğini, ayrıca ileriye dönük işçi maliyet planı yapılmasını olanaksız hale getirdiğini, sözleşmenin 6. Maddesi (h) bendinde belirtilen yöntem prosedürlerin (method statement) müvekkiline sağlanmadığını, yapılacak iş ile ilgili yeterli proje ve dokümanların işveren tarafından sağlanacağı belirtildiği halde sağlanmadığını ve bu durumun, sahada işin yapılmasıyla ilgili ek çalışmalar yapılmasına, anlaşmazlıklara, iş ile ilgili geri dönüşlere neden olduğunu ve işin gerçekleştirilmesi ile ilgili maliyetleri ciddi bir şekilde arttırdığını, aynı maddenin (ee) bendinde belirtilen “iskele malzemesi işveren tarafından verilecek” ibaresinin sahada uygulanmadığını ve sahada yeterli iskele malzemesi bulunmadığını, çoğu zaman iskele malzemelerinin müvekkilinin sahada arayıp bulması, bazen gösterilen kurulu iskelelerden sökülmesi gerektiğini ve çok defa da her kattan toplanan iskele malzemelerinin müvekkilinden habersiz başka ekiplerin alıp kullanmasıyla zaman kaybı yaşandığını, (ll) bendinde ise belirtilen ITP’lerin müvekkiline sağlanmadığını ve bu durumun, işin takibinde ve gerekli testlerin zamanında uygulanması adına fazladan çalışma yapılmasına neden olduğunu, yukarıda belirtilen nedenler doğrultusunda davalının; yükümlülüklerini ihlal etmesi, sözleşmeye aykırı davranması, müvekkiline ait Haziran- Temmuz- Ağustos 2017 dönemleri hakkedişlerinin ödenmemesi, yer teslim tutanağı ve iş programının müvekkiline sunulmaması, montaj işlemi yapılacak sahanın işlem yapmaya müsait olarak teslim edilmemesi ve davalının sebep olduğu aksaklıkların ve eksiklerin düzeltilmesi için herhangi bir işlem yapılmaksızın boşta geçen sürede işçilerin masraflarının müvekkili şirketçe ödenmeye devam etmesi konularında müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, işleyiş sırasında yaşanan tüm aksilikler ve sıkıntıların davalıya yazılı olarak sunulduğunu ancak sorunlara radikal bir çözüm sunulamadığını, en son müvekkili şirket tarafından işleyişte çıkan aksaklıkları bildiren ve işbu sözleşmeden kaynaklanan alacak rakamını bildiren (1.779.445,27 TL) 07.07.2017 tarihli ihtarnamenin karşı yana 10.07.2017 tarihinde tebliğ edildiğini ve 8 gün içerisinde meblağın ödenmesinin talep edildiğini aksi takdirde temerrüde düşüldüğünün kabulü ile yasal işlemlerin başlatılacağının ve sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, akabinde taraflar arasında gerçekleştirilen mutabakat sonucu işleyişe devam etme kararı alınsa da davalıca sözleşme şartlarının ihlal edilmeye devam edildiğini, akabinde davalıca müvekkili şirketin 02/10/2017 tarihinde 03/10/2017 tarihi için sahaya davet edildiğini ve yine aynı gün (02/10/2017 tarihinde) "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 11. Maddesine göre sözleşmenin feshedildiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini; ...Şantiyesi bakımından; davalı ile 05.01.2017 tarihinde ... sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre asıl iş sahibinin, ... A.Ş.; işverenin, ... ... A.Ş. ve yüklenicinin, ... ...Ltd. Şti. ve işin yapıldığı yerin ... olduğunu, sözleşmeye göre yapılacak olan işin, türbin ve yardımcı ekipmanların montaj işleri olduğunu, - sözleşmeye göre işin 5 ay süre içerisinde bitirileceğini ancak şirket dışında gelişen ve sözleşme gereği davalının yükümlülüğünde olan malzeme temini ve akışındaki gecikmeler ve sahada yaşanan sorunlar nedeniyle (... Şantiyesindeki sorunlara benzer sorunlar nedeniyle) işin tamamlanmasının geciktiğini, müvekkili şirketin kapsamında olmayan işlerin tamamlanmaması sebebiyle müvekkilince kendi kapsamındaki işlere başlanılamadığını “(Örn: LP Casıng montajına süresi içerisinde başlanılamamış, bu husus yazılı olarak karşı yana bildirilmiştir.”) ve karşı yana bildirilmesine rağmen herhangi bir aksiyon sağlanılmadığını ve iş ve işçilerin bekletilerek beklenilen bu süre içinde bedel ödenmek zorunda kalındığını, davalı tarafça herhangi bir yer teslim tutanağı veyahut detaylı bir iş programı sunulmadığını, müvekkilin çalışacağı sahanın uygun olarak müvekkiline bırakılmadığını ve aynı anda birden fazla çalışma halinin ve iç içe geçmiş bir karışıklık halini sahada her zaman mevcut olduğunu, sözleşmenin 6. Maddesinin g bendine göre yapılacak iş ile ilgili proje ve dokümanların ve yöntem prosedürlerinin (method statement) müvekkiline sağlanmadığını ve bu durumun sahada işin yapılmasıyla ilgili ek çalışmalar yapılmasına, anlaşmazlıklara, iş ile ilgili geri dönüşlere neden olduğunu ve işin gerçekleştirilmesi ile ilgili maliyetleri ciddi bir şekilde arttırdığını, müvekkili şirkete hakkedişlerin ödenmediğini ve bu nedenle çalışanlara maaş ödemeleri yapılamadığını veyahut geç yapıldığını, müvekkili şirket tarafından boru işlerinin sahada yürütülmesi esnasında müvekkilinin iş kapsamında olmayan işleri yapması, sözleşmeye bağlı olarak kendi sorumluluklarında görünen işlerin iptal olması ve bazılarının müvekkili şirketten alınması sebebiyle yaşanan kayıpların ve müvekkilinin bilgisi dışında yapılan kesintiler ve sözleşmeye bağlı karşı yana ait yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanan mağduriyetler söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin türbin işlerine devam edebilmesi için boru hatlarının tamamlanması gerektiği halde tamamlama aşamasının müvekkili şirketin maliyetine yansıtıldığını “(LBA, LBB, LBC, LBS ve LBQ sistemlerine ait boru hatları müvekkil şirketin iş kapsamında yer almamasına rağmen)” ve bu hususta davacı tarafa sözlü ve yazılı uyarı ve önerilerde bulunulduğunu, saha içerisinde müvekkili şirkete ait 2 adet malzeme konteynerı bulunduğunu ve teslimi gerektiğini, davacı ile ... Şti. arasında imzalanan vinç kiralama sözleşmesine dair ücretlerin dahi sözleşmede taraf olmamasına rağmen müvekkili şirkete faturalandırıldığını, Davalıca, müvekkili şirketin 06/07/2017 tarihinde sahaya davet edildiğini ve aynı gün “Sözleşmenin Feshi" başlıklı 11. maddesine göre müvekkili şirkete sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, 26/06/2021 tarihinde davalı tarafından gönderilen denetim şirketi (...A.Ş.) raporunda müvekkili şirketin 906.552,00 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini ve teyit maili gönderildiğini ve müvekkili şirket tarafından "Firmamızın, firmanızdan 906.552 TL…alacağı bulunmaktadır." şeklinde şerh düşüldüğünü, iş bu dava açılmadan önce ticari davalarda arabuluculuk şartının yerine getirildiğini ve Ankara Arabuluculuk Bürosu 2021/98213 dosya numarasıyla yürütülen görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; Borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına teminatsız olarak mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, sözleşmelerden kaynaklanan ve ileride bilirkişi raporları ile tespit edilecek miktarlara göre artırmak üzere şimdilik 906.552,00 TL ödenmeyen hakedişlerin, sözleşmeyi haksız feshinden ve davalıdan kaynaklanan sebeplerle işin gecikmesinden doğan zararlardan dolayı temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili; ... Şantiyesi Yönünden; Taraflar arasında imzalanan 23/06/2016 tarihli sözleşme ile davacının, ... SANTRALİ türbin ve yardımcı ekipmanlar montaj işleri ve kondenser içerisinde aynalarda kalan izmaritlerin sökülmesi, montajı (retubing) işini üstlendiğini, anılan sözleşmenin (4).maddesinde, işe 27/06/2016 tarihinde başlanılacağının ve işin 27/06/2017'de bitirileceğinin kararlaştırıldığını ve işe başlama ve işi bitirme tarihlerinin herhangi bir şarta bağlanmadığını, Ancak dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere davacı tarafından sözleşmeye aykırı olarak işe, karalaştırılan tarihten yaklaşık üç ay sonra, yani 23/09/2016 tarihinde başlandığını, müvekkilinin işbu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak davacının işe geç başlaması; işi tam ve sözleşmeye uygun bir şekilde ön görülen tarihte bitiremeyeceğinin açık bir şekilde anlaşılması neticesinde bahse konu sözleşmenin feshedildiğini, sahada yaşandığı iddia edilen sorunların müvekkilinin kusurundan ileri geldiğine dair beyanları kabul etmediklerini, o dönem müvekkil şirket personeli olan ... tarafından davacıya gönderilen 25.08.2017 tarihli yazıda; sözleşmede hiçbir şekilde adam saat yoluyla ücretlendirme taleplerini kabul etmediklerinin ve yüklenilen işlere ilişkin yapılacak işler kapsamında yeterli personelin sahada hazır edilmemesinden kaynaklı olarak işlerin geciktiğinin ve 25.08.2017 tarihli bir diğer yazıda, davacıya 24.07.2017 tarihinde 750.000-TL ödeme yapılmış olmasına rağmen davacının personeline maaş ödemesi yapmadığının tespit edildiğinin ve bu kapsamda maaş ödemesi almayan personelin sahaya çıkmadığının ve bunun performans kayıplarına, gecikmeye ve iş sahibinin zararına yol açtığı hususlarının bildirildiğini; 21.09.2017 tarihinde gönderilen yazıda; davacıya verilen ekstra işlerle ilgili olarak 12.09.2017 tarihinden sonra davacı firmanın personeline halen maaş ödemediği ve bu sebeple personelin sahaya çıkmayarak ilave işleri yapmadıkları ve gecikmelere ve şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğinin bildirildiğini; 02.10.2017 tarihli yazıda, davacının kusurundan kaynaklı tüm bu gecikmelerin 03.10.2017 tarihine kadar giderilmesi maksadıyla sahaya davet edildiklerini, taraflar arasında yapılan şifahi görüşmeler ve müvekkili şirket tarafından işin geneline dair yapılan saha incelemesi neticesinde, işin öngörülen sürede tam ve eksiksiz olarak davacı tarafından yapılmasının mümkün olmadığının değerlendirildiğini, 02.10.2017 tarihli bir diğer yazıda davacı şirketin belirtilen eksiklikleri yerine getirmemekte ısrarcı olduğu, sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davrandığı, iş planlarına riayet etmediği, davacı personelinin sahaya çıkmayı reddettiği ve şirket yetkilisinin de sahada hiçbir etkinlik göstermediği hususları değerlendirilerek 23.06.2016 tarihli sözleşmenin fiilen münfesih halde olduğu kabul edilerek her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile anılan sözleşmenin taraflarınca feshedildiğinin bildirildiğini, işin gecikmesi ve yüklenilen işin zamanında, tam ve eksiksiz olarak teslim edilememesinin, davacının eylemlerinden kaynaklandığını, müvekkilinin, sözleşmeyi 11. maddeye dayanarak feshetmediğini ve 23.06.2016 tarihli sözleşmenin müvekkilinin haklı fesih bildirimi ile sona erdiğini, davacının her ne kadar müvekkili şirket nezdinde hakkedişlerine ilişkin alacaklı oldukları ileri sürülmüşse de müvekkili şirketin davacıdan alacağı bulunduğunu, anılan sözleşmenin birim fiyat (yaklaşık değer) üzerinden imzalandığını ve davacının adam-saat şeklindeki ücretlendirme taleplerinin müvekkilince kabul edilmediğini, sözleşme ekinde birim- fiyat listesi bulunduğunu dolayısıyla da davacının sahada (fazladan) personel bulundurduğu için müvekkili şirketten herhangi bir alacak talep etme hakkı bulunmadığını, 21.09.2017 tarihinde davacı firmaya gönderilen yazıda, kendilerine ilave olarak verilen işlerin, davacı personeli tarafından maaş ödemesi yapılmaması nedeniyle sahaya çıkılmaması nedeniyle yapılmadığı hususunun sabit olduğunu; ... Şantiyesi Yönünden; Taraflar arasında imzalanan 05/01/2017 tarihli sözleşme ile davacının ... ... türbin ve yardımcı ekipmanlar montajı işini üstlendiğini, sözleşmenin (4). Maddesinde işe 05.01.2017 tarihinde başlanılacağının ve işin başlama tarihinden itibaren en geç beş ay sonra bitirileceğinin kararlaştırıldığını ve bu sürenin herhangi bir şarta bağlanmadığını, davacı bu şantiyede de aynı sebeplerle işe geç başladığını ve yüklendiği işi zamanında, tam ve eksiksiz olarak müvekkiline teslim edemediğini, müvekkili şirket tarafından sırf işin yürütülebilmesi adına defalarca davacı namına dava dışı üçüncü kişilere ödemeler yapıldığını, davacının tekrar saha organizasyonunu kurabilmesi adına bir kısım personeline maaş ödemelerinin (sözleşmede bu yönde bir yükümlülükleri olmamasına karşın) müvekkili şirket tarafından yapıldığını, 05/01/2017 tarihli sözleşme de yine davacının yüklendiği işi kararlaştırılan tarihte bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması üzerine TBK m. 473 hükmü çerçevesinde feshedildiğini sözleşmenin 11. maddeye istinaden feshedilmediğini, Denetçi Raporu Kapsamında; taraflara ait defter ve cari hesap kayıtları incelendiğinde; esasen müvekkilinin davacıdan 906.552,21-TL tutarında alacaklı olduğunun anlaşılacağını, her ne kadar davacı tarafından kendilerine gönderilen form bir mutabakat metni olarak yorumlanmışsa da söz konusu belge üzerinde, müvekkili şirketin borç ikrarı içerir bir beyan ya da imzasının bulunmadığını, bahse konu dava dışı üçüncü kişi konumundaki şirket tarafından tanzim edilen evrakın bir rapor mahiyetinde olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için bağımsız denetim firmasının raporu ve form dikkate alınacak olsa dahi, müvekkili şirkete defter kayıtlarında müvekkilin 906.552,21-TL alacaklı olduğunu ve bunun hilafına olarak tanzim edilen form evrakında maddi hata yapılarak bu miktarın borçmuş gibi yazıldığının kabulü gerekli olduğunu, anılan rapor, müvekkili şirket defter kayıtları esas alınarak hazırlanmış olup; defter ve form arasındaki çelişki halinde, kanunen tutulması zorunlu olan ticari defterlerin esas alınması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 2 ayrı eser sözleşmesi kapsamında davacının hak ediş alacağının bulunduğunun ispat edilemediği, tarafların defter ve kayıtlarına göre davacının iddianın aksine alacaklı değil iş sahibi davalıya borçlu olduğu belirtilerek davacının davasının reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında 04/08/2022 tarihli bilirkişi raporuna İtirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının kesin süre içerisinde sunulmayan delileri incelenmek suretiyle alınan raporun hükme esas alınamayacağını, kesin süre içinde belgenin ibraz edilmemesi halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğini, davalı yanın, ara karar gereğini kesin süre içerisinde yerine getirmediğini, davalı yanın süresinde ticari defterleri dosyaya ibraz etmediğini, ilgili yasa hükümlerinde karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağının öngörüldüğünü, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığının kanıtlandığını, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının hmk 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerektiğini, bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, yerel mahkemece gerekçeli kararda alınan ek raporun hükme esas alındığını ve ek raporun sonuç kısmında müvekkilinin alacaklı olmadığına ilişkin sonucun, davalının kesin sürede ibraz etmediği defterlere dayanılarak hazırlandığını, mahekemece hükme esas alınan bilrikişi kurulu ek raporundaki hangi tespitin hükme esas alındığına ilişkin bir gerekçe kurulmadığını, dava dilekçelerindeki hususları aydınlatır şekilde keşif yapılmadan, itirazları giderir şekilde rapor alınmadan , davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, denetim şirketi raporunun hatalı değerlendirildiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.ve 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/530, K. 2026/843, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-530-e-2026-843-k-445ad5583637