Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/422 E. 2026/1680 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/422
Karar No
2026/1680
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/422 Esas

KARAR NO:2026/1680 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(Kapatılan) Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI:2024/1 Esas - 2024/1135 Karar

TARİH:25/11/2024

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket 3/4 oranında davalı şirket ise 1/4 oranında olmak üzere İstanbul ili, Zeytinburnu ... Mevkii 'nde kain tapuda 2493 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğu, davacı müvekkili keşideci şirket ortağı ..., davalı şirket ile birlikte malik oldukları taşınmazla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kan. Doğrultusunda TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ... Belgesi temin ettiğini ve imar barışı tahsilatı olarak ... Bankası ... Şubesinden Hazine ve Maliye Bakanlığı adına 28/06/2019 tarihinde 1.151.750,00-TL ödeme yaptığını, ancak müteaddit kereler yapılan şifahi ikazlara rağmen davalı şirketin bahsi geçen taşınmazdaki 1/4 hissesine tekabül eden 287.973,50-TL borcunu 3/4 hisse sahibi taşınmaz ortağı olan davacı müvekkili şirkete ödememesi sebebiyle bu kere davalı şirkete Üsküdar .... Noterliğinden 08/01/2020 tarihinde ... yevmiye nolu keşide edilen ihtarname ve ekinde gönderilen ... Belgesi ile banka dekontu fotokopisinin davalı şirketin çalışanı ... imzasına 12/01/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen alacağın ödenmemesi sebebiyle Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı şirketin itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, bu nedenle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile toplam 288.262,45-TL alacağın ihtarnamenin tebliğ edildiği 12/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 oranında yasal faizi ile birlikte tahsiline, %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adlı şahsın dava konusu yapı ile ilgili hiçbir hakkı mevcut olmadığını, dolayısıyla davacının rücu hakkı olmadığı gibi dava hakkında söz konusu olmadığını, davacı şirketçe de bugüne kadar bu bedel namına hiçbir ödemenin yapılmadığını, bu durumun davalı defterleri ile sabit olduğunu, davacı tarafa noter ihtarnamesi çekilerek bahsi geçen bina ile ilgili İmar Affından yararlanmak gibi bir düşünce olmadığını, böyle bir imar affının ne şimdi ne de ileri ki bir tarihte herhangi bir ödemeyi kabul etmediğini, bu bedelin neye göre belirlendiğinin belli olmadığı, başvurunun kanuni zorunluluk içermeyen ihtiyari bir başvuru olduğu, başvurusu konusu ile hukuki ve fenni konuda herhangi bir kazanılmış hakkın doğmayacağı, bununla birlikte taşınmazın bulunduğu alanda imar planında değişiklik yapılmasının söz konusu olup ana gayrimenkulun yeniden inşasının düşünüldüğünde yapılan başvurunun bir öneminin kalmayacağının , bu nedenle belirtilen sebepler nedeniyle söz konusu bedel gibi fahiş bir bedelin ödenmesinin firma açısından ek bir külfet olacağından kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu hususların davacı tarafa ihtarname gönderilerek bildirildiği, taraflarına gönderilen makbuzlarla ödemeye yapan kişi ve davacı firmanında farklılıklar arz ettiğinin bildirildiği, bu nedenle davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 25/11/2024 tarih ve 2024/1 Esas - 2024/1135 Karar sayılı kararında; "Dava; taraflar adına hisseli ile kayıtlı bulunan taşınmaza dair ... belgesine dair imar barışı için ödenen bedelin davalı hissesine denk gelen kısmın davalıdan tahsili için girişilen icra takibine itirazı iptali istemlidir.Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, tarafla delilleri yargılama sırasında toplanmış ve uyuşmazlığı sadece hukuki yorumu gerektirdiği dikkate alınarak bilirkişi incelemesine gerek duyulmadan taraf delilleri değerlendirilip yargılama sonlandırılmıştır.Davalı her ne kadar mahkememizin görevine itiraz etmişse de tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın işletmelerine ait bir taşınmazdan kaynaklandığı davanın nispi ticari dava türünden olduğu dikkate alınarak bu itiraza itibar edilmemiştir.Davalı ayrıca ön sorun olarak husumet itirazında bulunmuştur. Mahkememizce bu konuda havalenin yapıldığı banka kayıtları ile davacı şirket yetkilisini gösterir kayıtlar getirtilmiş, ödemeyi yapan ...'ın davacı şirket yetkilisi olduğu, söz konusu işlemleri davacı şirket adına ve hesabına gerçekleştirdiği, husumetin doğru kişi tarafından tevcih edildiği anlaşılmakla bu itiraza da itibar edilmemiştir.3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkartılan, 06/06/2018 tarihli 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliğinin 4.maddesi uyarınca, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için ... belgesi verilebileceği, belge için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden ... sistemindeki ... belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabileceği düzenlenmiş olup, davalının paylı mülkiyete tabi taşınmaz üzerindeki yapı için davacının tek başına başvuruda bulunmayacağına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tebliğin 5/1 maddesi ve alt bentlerinde ... belgesi belgesinin hangi yöntemle hesaplanacağı düzenlenmiştir.

Tebliğin 5/2 fıkrası ise; " Yapı malikleri;

a) Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, birinci fıkranın (c) bendi uyarınca yapının tamamı için hesaplanan ... Belgesi bedeline, kendi bağımsız bölümünün kullanım durumuna göre eşit olarak katılmak zorundadır. Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, ... Belgesi bedelinin tamamı ödenmeden ... Belgesi düzenlenmez. ... Belgesi bedelinin tamamını ödeyen yapı maliki genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahiptir.

b) Yapı kullanma izni bulunan yapılardaki aykırılıklarda, aykırılıktan dolayı meydana gelen alan da dahil olmak üzere, kendi bağımsız bölümünün alanının, bağımsız bölümü ile aynı kullanıma sahip bölümlerin alanının toplamına oranının birinci fıkranın (c) bendi uyarınca hesaplanan ... Belgesi bedeli ile çarpılması suretiyle hesap edilen bedeli ödemek zorundadır. Yapı kullanma izni bulunan yapılardaki aykırılıklarda, aykırılık hangi bağımsız bölüm/bölümler ile ilgili ise o bölüm/bağımsız bölümlerin yapı maliklerinin, kendi bağımsız bölümleri için ödenmesi gereken bedeli ödemeleri durumunda aykırılığı olan bağımsız bölüm belirtilerek ... Belgesi düzenlenir. Bağımsız bölümünde aykırılık olmasına rağmen kendi bağımsız bölümüne düşen bedeli ödemeyen ve aykırılığı olan bağımsız bölümünü gösteren ... Belgesi almayanlar aynı binada başka bir bağımsız bölüm için düzenlenen ... Belgesinden faydalanmaz." düzenlemesini içermektedir. Yukarıda anılan düzenleme ile yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni olmayan yapılardaki aykırılıklar için ödenecek bedeli ödeyen yapı malikinin genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep edebileceği, ancak yapı kullanım izni olan yapılardaki aykırılıklarda ödenecek bedelin, yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni bulunmayan yapılardan farklı olduğu öngörülmüştür.Tebliğ, ödeme yapan yapı malikine genel hükümlere göre diğer yapı maliklerine rücu edilebileceğine dair açıklayıcı düzenleme içermektedir.Yoksa diğer maliklere rücu hakkı doğrudan Tebliğden doğmamaktadır.İlgili maddeye göre ... belgesine dair bedeli ödeyen yapı maliki diğer maliklere fazladan ödediği bedel için rücu edebilecektir.Kaldı ki böyle bir düzenleme olmazsa bile somut durum değerlendirildiğinde TBKya göre vekaletsiz iş görme neticesinde yine davacının davalıya başvuru hakkı da mevcuttur.Somut olayda, davacının davalı adına vekaletsiz iş gördüğü açık ise de; bu iş görmenin gerçek vekaletsiz iş görme mi gerçek olmayan vekaletsiz iş görme mi olduğu hususu, davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağının ve bulunacak ise kapsamının ne olacağının tespiti bakımından zorunludur. 6098 Sayılı TBK'nun 526 maddesi uyarınca, vekaleti olmaksızın başkası hesabına iş yapan, o işi iş sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun yapmakla yükümlüdür.TBK'nun 527/1 fıkrasına göre, vekaletsiz iş gören her türlü ihmalinden sorumludur. Ancak bu iş, iş sahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek amacıyla yapılmışsa, sorumluluğu daha hafif takdir edilir. Hükmün ikinci fıkrasında ise; vekaletsiz iş görenin, iş sahibinin açıkça veya örtülü olarak yasakladığı bir işi, yasaklamanın ahlaka ve hukuka aykırı olmaması kaydıyla, görmesi halinde, beklenmedik halden dahi sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Buna göre gerçek vekaletsiz iş görme, bir kimsenin, başkası hesabına ve onun yasaklamadığı bir işi yine onun menfaati ile varsayılan iradesine uygun olarak görmesi halinde ortaya çıkar (bkz. Yavuz, Nihat; Borçlar Hukuk El Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018 s.1417 vd; Tandoğan, Haluk; Mukayeseli Hukuk, Hususiyle Türk-İsviçre Hukuku Bakımından Vekâletsiz İş Görme, Fakülteler Matbaası İstanbul, 1957, s. 40 vd. ). Somut olayda ise; davalının davacıya gönderdiği 14/06/2019 tarihli ihtarname ile, paylı malik olunan taşınmaz üzerindeki binada davacı tarafından gerçekleştirilen imara aykırılıklar ile ilgili imar barışından faydalanmak gibi bir düşüncelerinin olmadığı, davacı tarafından yapılacak başvuru ve bu başvuru sonucu ödenecek bedele de katılmayacakları bildirilmiş olup,... belgesi başvurusu ve başvuru bedeli ödenmesi sonucu belgenin temini işinin yalnızca davalı menfaatine yapılmadığı, davacının bu işi aynı zamanda kendi menfaatine de gerçekleştirdiği, bu nedenle ortada gerçek olmayan vekaletsiz iş görme bulunduğu tespit edilmiştir. TBK'nun 530/1 fıkrası uyarınca gerçek olmayan vekaletsiz iş görme halinde, işsahibi kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür(bkz. Yavuz, Nihat; a.g.e, s.1425 vd. )

Dosyaya celbedilen ... beldesi incelendiğinde, başvurunun taşınmaz üzerindeki binanın tamamı için yapıldığı ve ... belgesi bedelinin de yapının tamamı esas alınarak belirlendiği anlaşılmıştır.Mahkememizce taşınmazın tapu kaydının ve imar işlem dosyasının celp edildiği, taşınmaz üzerinde bulunan yapının yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni bulunan ve bulunmayan kısımlarının neler olduğunun, Tebliğin 6 maddesi uyarınca, ... belgesi, imar ve mülkiyet durumu bakımından bir avantaj sağlamayıp, yalnızca abonelik işlemlerinin yapılması ve idari para cezalarının iptali gibi sonuçları bulunduğu, yoksa bu belge ile imara aykırı yapı kısmının imara uygun hale gelmediği de nazara alınarak, imara aykırılığın kim tarafından gerçekleştirildiği ve imara aykırı kısımların kimin kullanımında bulunduğu, yapının imara aykırı kısımları için Tebliğ'e göre ödenmesi gereken ... belgesi bedelinin ne olduğunun tespiti hususunda mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edildiği, alınan 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 2943 Ada, 3 Parselde yer alan davaya konu binada yerinde yapılan keşifte, yapının (ruhsatlı ve ruhsatsız) her katının (tapudaki paylaşıma uygun olarak) 3/4 oranında davacı şirket ve 1/4 oranında davalı şirket kullanımında olduğu, diğer bir ifade ile davalı şirketin binanın ruhsatlı Bodrum Kat + Zemin Kat + 1. Normal Katlarının ve yine binanın ruhsatsız 2. Normal Kat ve Çatı Katlarının tamamında (tapu kaydında belirtildiği üzere) 1/4 oranındaki kısımları kullanmakta olduğu, davacı şirketin binanın ruhsatlı Bodrum Kat + Zemin Kat + 1. Normal Katlarının ve yine binanın ruhsatsız 2. Normal Kat ve Çatı Katlarının tamamında (tapu kaydında belirtildiği üzere) 3/4 oranındaki kısımları kullanmakta olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 19/02/2021 tarihli yazı ekinde yer alan Başvuru Detay Görüntüleme belgesinde; “Aykırılığın Niteliği: Ruhsatız Yapı, Aykırılığın Kapsamı: Aykırılık Yapının Tamamını Etkilemektedir.” denilmekte olduğu ve de konu olan belgede; davaya konu binanın Resmi Gazetenin 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Tebliğinde belirtilen metrekare birim bedeline uygun bir şekilde “3-7 Katlı Binalar ve Entegre Sanayi Yapıları” yapı sınıfı üzerinden değerlendirilip metrekaresi 1.000 TL bedelden hesaplanarak toplam 1.151.750 TL ... belgesi bedeli hesaplanmış olduğu, bu tutarın tamamının yine Resmi Gazetenin 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Tebliğde şart koşulduğu üzere (binanın tamamının 3/4 pay oranına sahip) davacı tarafça ödenmiş olduğu ve de davacı tarafından yapılan bu ödemede (binanın tamamının 1/4 pay oranına sahip) davalı tarafın 1/4 oranında 1.151.750 TL x 1/4 = 287.937,50-TL tutarı kadar sorumlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, davacı adına şirket yetkilisinin tüm bedeli ödediği ve yapının tamamı için ... belgesi aldığı, davalı hissesine düşen bedelin 287.937,50-TL olduğu, ihtarname masrafı 288,95-TL ile birlikte toplam 288.226,45-TL bedelden sorumlu olduğu, davacının takip konusu alacağının likit olduğu, davalı yönünden ise kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy 14.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibe 287.937,50-TL asıl alacak ve 288,95-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 288.226,45-TL üzerinden takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 57.587,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy 14.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 287.937,50-TL asıl alacak ve 288,95-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 288.226,45-TL üzerinden takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 57.587,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme içerdiğini, bilirkişilerin ... belgesinin davalıya bir avantaj sağlayıp sağlamadığını incelenmediğini, mahkemece davalı şirketin binanın ruhsatlı Bodrum Kat + Zemin Kat + 1. Normal Katlarının ve yine binanın ruhsatsız 2. Normal Kat ve Çatı katlarının tamamında (tapu kaydında belirtildiği üzere) 1/4 oranındaki kısımları kullanmakta olduğuna dair açıklama ile davalıyı doğrudan ... belgesi bedelinin 1/4'ünden sorumlu tuttuğunu, davalının bu bedelden sorumlu olmadığını, ancak hesaplamanın da hatalı olduğunu, davacı şirketin kullandığı kısımların ana cadde olan ... Caddesi ön cephesi olması nedeniyle değerinin, davalının kullandığı kısımlardan çok daha yüksek oduğunu; davalının geçici olarak kullandığı kısmın yan sokak olan ... üstünde kaldığını; davacı ile davalı arasında resmi bir yer düzenlemesi yapılmadığını, davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamede davacıya açıkça taşınmazın %25'i satın alındığında acil işyeri ihtiyacı nedeniyle taşınmazın bir kısmının kullanılmaya başlandığının, kullanılan kısımların taşınmazın %25'inden değer olarak daha az bir kısma denk düştüğünün, kullanılan yerin %25 hisseye karşılık olmadığını belirttiğini, taşınmaz üzerindeki davalı tarafından geçici olarak kullanılan kısımların da aslında değer olarak taşınmazın %25'inden daha az bir kısma denk geldiği gözetilmeden, bu yönde herhangi bir tespit ve inceleme yapılmadan davalının doğrudan %25 bedelden sorumlu tutulmasının açıkça hatalı olduğunu, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, ödeme yapan davacı şirket olmadığından davacının aktif husumetinin bulunmadığını, ... belgesi başvurusu yapılmadan önce, böyle bir belgenin alınması ekonomik yönden menfaatlerine uygun olmadığından işleme muvafakat etmediklerinin davacıya ihtarname ile açıkça bildirildiğini, zira taşınmaz üzerindeki yapının imarlı kısımlarının olduğunu, yapının bulunduğu alanın kentsel dönüşüm sürecinde olduğu, rızaları hilafına yapılan başvuru sonucu ödenen bedelden TBK'nun 527 maddesi uyarınca sorumlu olmadıklarını, öte yandan davacının idareye yapmış olduğunu iddia ettiği başvuru esnasında binadaki kaçak kısımların nasıl belirlendiğinın ve yapılan ödemelerin neye göre hesaplandığının taraflarınca bilinmediğini, bilirkişilerce de uygun hesaplama yapılmadığını, likit olmayan alacak nedeni ile ve başvurunun kabul edilmediği davacıya bildirildiği halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının, tarafların paylı malik oldukları taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin, imar barışı başvurusuna istinaden yaptığı... belgesi bedeli ödemesinin, paylı mülkiyet oranında davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu dairemizin 2021/1202 esas, 2023/1876 karar sayılı ilamı ile kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, mahkeme kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalının hüküm altına alınan tutarın %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda taşınmazın tüm tedavülleri ile birlikte tapu kaydı ile taşınmaza ve üzerindeki yapıya ilişkin tüm imar işlem belgelerinin celbedildiği, fen ve inşaat mühendisi bilirkişiler eliyle keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, davalının mahkemenin görevine, davacının aktif husumetine ve paylı mülkiyete rejimine tabi bina için tek başına ... belgesi başvurusu yapılamayacağına yönelik istinaf sebeplerinin dairemizin 2021/1202 esas, 2023/1876 karar sayılı ilamı ile değerlendirilerek yerinde bulunmadığı, dosyaya mübrez tapu kayıtlarına göre davalının dava konusu taşınmaza 1/4 oranında paylı malik olduğu, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile binanın ikinci normal katı ve çatı katının ruhsat hilafına yapılmış olduğunun,bu aykırılığın tüm binanın imar durumunu etkilediğinin,bodrum kat, zemin kat, birinci ve ikinci normal katlar ile çatı katından oluşan binanın her bir katında davalının payıyla orantılı şekilde 1/4 oranında fiili kullanımı bulunduğunun mahallinde yapılan inceleme sonucu tespit edildiği, bilirkişi raporunda 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkartılan, 06/06/2018 tarihli 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği'ne uygun şekilde yapıldığının tespit edildiği ve davacının ödediği ... bedeli tutarına ne şekilde ulaşıldığının hesaplandığı, aynı Tebliğ'in 5/2 fıkrasının a bendi uyarınca bu ödemeyi yapan davacının yapının diğer paylı maliki olan davalıdan kendi paylarına düşen miktarı genel hükümlere göre talep edebileceği, davacı eyleminin davalı açısından gerçek olmayan vekaletsiz iş görme niteliğinde bulunduğu, buna göre davalının TBK'nun 530/1 fıkrası uyarınca kendi menfaatine değil davacının menfaate alınmış olsa dahi, ... belgesinin sağlayacağı her türlü avantajdan faydalanma hakkına sahip olduğu, ancak davacının davacının ... belgesi alınması için ödediği bedelden kendi payına düşen kısmı da karşılamakla yükümlü bulunduğu, davalının fiili kullanımının mülkiyet payı ile uyumlu olduğu da gözetildiğinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda usul veya yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, alacak likit nitelikte olduğundan inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.688,75-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 4.922,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.766,55-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/422, K. 2026/1680, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-422-e-2026-1680-k-1474846a9e39